Diplomatik anlaşmaya ismini veren kasr

Haliç kıyılarını süsleyen ve İstanbul’un en güzel kasırlarından biri olan ‘Aynalıkavak Kasrı’, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ‘Aynalıkavak Sarayı’ ya da ‘Tersane Sarayı’ olarak bilinen yapılar grubundan günümüze ulaşabilen tek örnek.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 03 Mayıs 2017 Çarşamba
AA + -

HABER: FAHRİ SARRAFOĞLU

Haliç kıyılarını süsleyen ve İstanbul’un en güzel kasırlarından biri olan ‘Aynalıkavak Kasrı’, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ‘Aynalıkavak Sarayı’ ya da ‘Tersane Sarayı’ olarak bilinen yapılar grubundan günümüze ulaşabilen tek örnek. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden sonra, Osmanlı sultanlarının da ilgisini çeken bu büyük koruluk, bölgede kurulan Osmanlı Tersanesi’nden dolayı ‘Tersane Hasbahçesi’ adıyla anılmaya başladı. Hasbahçe’deki ilk yapılaşmanın tarihi, Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar uzanır.

12 BİN SERVİ DİKTİRDİ

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra Hasköy yakınında deniz kıyısında büyük bir çadır kurdurdu. Fatih Sultan bu bölgeyi o kadar sevdi ki, 12 bin adet servi ağacı diktirdi. Hatta kendi eliyle de 7 servi dikti. Evliya Çelebi bölgedeki ağaç bolluğuna dikkat çekerek, “Bu bağa güneş girmez” diye tarihe not düştü.

Aynalıkavak, İstanbul fethedildiğinde Okmeydanı yamaçlarında büyük bir koruluktu. 3. Selim döneminde, Hasköy ve Beyoğlu sahilleri tersane inşaatıyla önem kazandı. O nedenle koruluk, bahçeleriyle birlikte ‘Tersane Bahçesi’ adıyla anıldı. I. Ahmet, Edirne’de iken Kaptan-ı Derya Kayserili Halil Paşa Tersane Bahçesi’nde padişaha lâyık bir saray yapılmasını emretti ve 1613’te sarayın ilk binaları tamamlandı.

4. Murat ve Sultan İbrahim de Tersane Sarayı’na rağbet ederek, ilave binalarla sarayı genişletti. Ancak saray, IV. Mehmet zamanında çıkan yangın nedeniyle tamamen harap oldu ve yeniden inşa edildi. Saraya, 1730’da bazı onarımlarla birlikte yeni bir Hasbahçe Köşkü de yapıldı. III. Ahmet, farklı dönemlerde Tersane Sarayı’nda ikamet etti.

Bugün Aynalıkavak Kasrı olarak bilenen kasr, 9 Ocak 1784’de Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Aynalıkavak Anlaşması’na ev sahipliği de yaptı.

TÜRK ÇALGILARI MÜZESİ

18. yüzyıl sonunda, I. Abdülhamid döneminde harap bir durumda bulunan Aynalıkavak Sarayı, Sadrazam Koca Yusuf Paşa tarafından tamir ettirildi. Yapının pencereleri ve girişi Osmanlı mimarisini yansıtıyor. Kasrın ikinci katında III. Selim anısına yaptırılan Türk Çalgıları Müzesi bulunuyor.

BÜYÜK BOY AYNALAR

1715 Osmanlı Venedik Muharebesi’nden sonra Venedik temsilcileri, III. Ahmet’e büyük boyda, değerli aynalar hediye etti. Padişah da bu aynaları Tersane Sarayı’nın farklı salonlarına ve odalarına yerleştirdi. Bu nedenle saray ‘Aynalıkavak Sarayı’ adıyla tanındı.