ITO Ticaret logo
  • EURO4,33
    % 0,07
  • DOLAR3,67
    % -0,36
  • ALTIN151,21
    % 0,00

Ser verip sır vermeyen memurun hikayesi

Sultanahmet Meydanı’nda bulunan İstanbul Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü’nün binası ihtişamıyla dikkat çekiyor. Bu büyük yapıyı gezerken, içeride sizden Fatiha bekleyen bir mezar ile karşılaşırsınız. Burada yatan bir Osmanlı memuru. Ama başından geçen hikaye çok ilginç...

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 19 Haziran 2017 Pazartesi
AA + -

HABER: FAHRİ SARRAFOĞLU

Sultanahmet Meydanı’nda bulunan İstanbul Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü’nün binası ihtişamıyla dikkat çekiyor. Bu büyük yapıyı gezerken, içeride sizden Fatiha bekleyen bir mezar ile karşılaşırsınız. Burada yatan bir Osmanlı memuru. Ama başından geçen hikaye çok ilginç...

“Hakkın hatırı mı Padişahın hatırı mı?” diye sorsalar ne cevap verirdiniz? İşte hikayesi...

Osmanlı döneminde Defter-i Hakani Nezareti (Tapu ve Kadastrodan sorumlu Devlet Bakanlığı) olarak kullanılan binadaki mezardan pek çok İstanbullu’nun haberi yoktur. Görevine çok bağlı bir memur olan Server Efendi, ‘kaide-i kadime’ yani kurallara uygun hareket ederek, kayıtların muhafazasına önem verirdi. Herhangi bir suistimale yol açmamak için defterlerin dışarı çıkarılmasına bile izin vermezdi. Bu titizliği ile kendisi Server Dede olarak da anılırdı. Bir gün yaşanan ihtilaflı arazi anlaşmazlığı Padişaha kadar ulaşır. Sultan I. Mahmud, bazı tapu defterlerinin kendisine verilmesini ister.

SULTANIMIZ AF BUYURSUN

Fakat Server Efendi, Fatih Kanunnamesi’ni gerekçe göstererek defterlerin hem dışarı çıkarılamayacağını hem de akşam vakti verilemeyeceğini beyan ederek, “Sultanımız af buyursunlar, defterleri çıkartamam” cevabını verir. Bu cevaba çok kızan Padişah, Server Dede’nin idamını ferman buyurur. Nasıl olur da padişaha karşı gelebilmiştir.

Sabah olduğunda huzura kabul edilen sadrazam, Server Dede’nin haklılığından bahsedince Sultan I. Mahmud pişman olur ve yeni bir fermanla idam kararının uygulanma-masını emreder. Ancak iş işten geçer ve Server Dede çoktan idam edilir. Görevi uğruna canını veren bu sadık memura yaptığına çok üzülen Sultan I. Mahmud, defter emininin defterhanenin bahçesine gömülmesini emreder. Bugün üzerinde metal bir şebeke ve çitlembik ağacı bulunan mezarın hazin hikâyesi böyle... Mezar kitabesi dışında mermer üzerine iki satır hâlinde celî ta’lîk yazıyla yazılan ibare mezara ait duvarın ortasına asılır. Yeşil renge boyanmış kitabede, “Ser verüb sır vermeyen Server Dede rûhuna ihlâs ile el-Fatiha” yazılıdır. Baş taşı kitabesinin serpuşu sarık şeklindedir. Mezarın baş taşı üzerinde iki bölüm halinde toplam dört satırlık kitabe yer alır.

YENİLERİN UĞRAK YERİ 

Göreve yeni başlayan her meslek grubunun evliyası olduğu gibi memurların evliyası da bu kabirde yatan Server Efendi’dir. Osmanlı’da memuriyete yeni başlayanlar, evliya türbesi olarak da bilinen bu mezarın başına getirilir ve vazifesi uğruna can veren Server Efendi’nin başından geçen hadiseyi tefekkür etmeleri istenirdi.