ITO Ticaret logo
  • EURO4,54
    % -0,80
  • DOLAR3,86
    % -0,48
  • ALTIN156,21
    % 0,22

Aile şirketlerinin geleceği gençlerde

İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen ‘Yeni Dünya ve Yeni Ticaret’ seminerini gençler büyük ilgiyle izledi. Toplantıda konuşan İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, “Sizlerden girişimci olmanızı ve aile şirketlerinizin devamlılığını sağlamanızı bekliyoruz” dedi.

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 05 Aralık 2017 Salı
AA + -

HABER: İLKER BAŞÖZ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) üyelerinin genç veliahtları geleceği şekillendirmek için bir araya geldi. İTO Genel Sekreteri Ömer Bal ve İTO Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Uluç Hacıhasanoğlu’nun da katıldığı ‘Yeni Dünya ve Yeni Ticaret’ adlı seminere gençlerin ilgisi büyüktü.

Toplantıda değişen dünya ile eski ticaretin kurallarının da değiştiğini belirten İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, “‘Yeni Dünya, Yeni Ticaret’ diyoruz. Çünkü dünya değişiyor, ticaret de, eski kuralları yıkıyor. Küçücük telefonlarımız bile küresel bir bilgi ağıyla çepeçevre dünyayı kuşatıyor. Bugün geldiğimiz noktada sadece birkaç tuşla dünyanın bir ucundan sipariş verebiliyoruz” dedi.

GİRİŞİMCİ OLUN

Çağlar, sözlerine şöyle devam etti: “Eskiden bir konu hakkında farklı düşündüğümüzde, büyüklerimiz bize; ‘Başımıza icat çıkarma’ derdi. Ama ben size şimdi diyorum ki, gençler, başımıza icat çıkartın, farklı düşünün, hayal etmekten asla korkmayın. Sizin gibi genç kardeşlerimi görünce, en çok da şunun üstüne basa basa söylüyorum, girişimci olun.”

DEVAMLILIK SAĞLAYIN

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin faaliyetlerini de anlatan Başkan Çağlar, şunları söyledi: “İstanbul Ticaret Odası olarak bir üniversitemiz var. Burada da ağırlıklı olarak, ‘nasıl girişimci yetiştiririz?’ onun derdindeyiz. Çünkü ABD ile kıyasladığınız zaman girişimci yetiştirme konusunda 25-30’larda biriz. Avrupa ile kıyasladığımız zaman yaklaşık 16-17’lerde biriz. Ama bizim de aile şirketlerimiz var. Aile büyükleriniz şirketleri almışlar, bugünlere kadar getirmişler. Sizlerden girişimci olmanızı ve bu şirketlerin devamlılığını sağlamanızı bekliyoruz.”

AİLE ŞİRKETLERİNE İLAÇ OLACAK 7 ÖNERİ

İTO Meclis Üyesi ve Arzum Elektrikli Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Talip Murat Kolbaşı, ‘Aile Şirketlerinde Sürdürülebilir Başarı’ adlı bir konuşma yaptı.
Aile işletmelerinin dünya ticaretinin yüzde 70’den fazlasını elinde bulundurduğunu vurgulayan Kolbaşı, “Bu şirketlerin sürdürülebilirliği dünyanın her yerinde insanların üzerinde çalıştığı bir konu. Bunların en önemlisi 1989’da İsviçre’de kurulan The Family Business Network International (FBN). Böyle bir oluşumu fark edince biz de 2012 yılında Türkiye Aile İşletmeleri Derneği’ni (TAİDER) kurduk. Bu derneğin de şu anda 152 aile ve 507 aile bireyi üyesi bulunuyor” şeklinde konuştu. Murat Kolbaşı, konuşmasının devamında, uzun süre ayakta kalabilen aile işletmelerinin sürdürülebilir bir aile ve işletme yapısına sahip olmasının 7 ana sebebini şöyle özetledi:

  • Değişen dünyaya uyum sağlamak
  • İnsana değer vermek
  • İşe odaklanmak
  • İşletmede çalışanlarına yetki devrini başarabilmek
  • Temel aile kültürüne ve değerlerine sahip olmak ve bunları nesiller boyu sürdürmek
  • Aile içi güçlü iletişim
  • Sonraki kuşağın yetiştirilmesi ve onlara yetki devrinin yıllar öncesinden planlanması

PARANIN KIYMETİ ALIN TERİNDEN GELİR

Toplantıda ‘Paramız kıymetli’ başlığı altında bir konuşma yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mim Kemal Öke, “Paramız kıymetli diyoruz. Önce kıymet kelimesinden başlayalım. Kıymet nedir? Kıymet değer demektir. Değer ise etik ve estetik vasıfları olan bir şeydir. Yani değerin bir ahlakı ve güzelliği olacak” dedi. Öke, Friedrich Nietzsche’nin çok eskiden yaşamasına rağmen “Değerlerin değersizleştirildiği” ifadesinin sanki 21’inci yüzyılı anlattığını söyledi. Mim Kemal Öke, sözlerine şöyle devam etti: “Değerlerin değersizleştirildiği bir yüzyılda yaşıyoruz. Dünyanın ne tarafına bakarsanız bakın muazzam bir yozlaşma ile karşı karşıyasınız. Bu dünyada ruhumuzu temiz tutmamız önemlidir. Kıymet dediğimiz şey böyle bir şeydir. Peki para nedir? Parayı değerin yerine koyarsanız, etiğin yerine koyarsanız, hatta inancın yerine koyarsanız olmaz. Para önemlidir fakat sizin için para amaç mıdır yoksa araç mıdır? Önce bunu düşünmeniz lazım. Paranın kıymetini bilmemiz lazım. Peki paranın kıymeti nereden geliyor? Kazanmaktan, alın terinden geliyor.”

YAYINCILIKTAKİ DEĞİŞİMİ GÖZLEMLEDİM

‘Markamız ve biz’ konulu konuşmasını gerçekleştiren BluTV Kurucusu Aydın Doğan Yalçındağ, kendi girişimi olan dijital medya fikrinin geçmişini şöyle özetledi: “2013 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra ABD’de bir okula gittim. Okuldan sonra iki yıl bir yatırım bankasında çalıştım. Eninde sonunda Türkiye’ye dönüp aile şirketine katılacağımı biliyordum. Fakat bankada çalıştığım iki yıllık dönemde medya sektöründe olan değişimleri gözlemleme fırsatım oldu. Yayıncılık anlamında yaşanan değişimleri görünce kafamda çok net fikirler oluşmaya başladı. Aile şirketimizin de bu yönde adımlar atması gerektiğini düşündüm ve Türkiye’ye döndüm.” Şirketlerinin bu değişime ayak uydurması gerektiği konusunda fikirlerini aile bireyleri ve şirket yöneticileri ile paylaşan Yalçındağ, “Aylar süren istişare döneminden sonra onları bu fikre ikna ettim. Peki medya ve yayıncılık sektöründeki değişimler nedir? Artık yayın içeriklerini, dizi ve filmleri televizyondan izlemek yerine internet üzerinden izliyoruz. 2011 ve 2016 yılları arasında yapılan küresel bir araştırma, 18-24 yaş aralığındaki insanların televizyon izleme oranının yüzde 37 düştüğünü gösteriyor. Bu verilerle yola çıkarak BluTV’yi kurduk” diye konuştu.

STRATEJİNİZİ ÇAĞA UYDURUN

Konuşmasının başında birçok büyük şirketin zaman içerisinde battığını dile getiren Hackquarters Kurucusu Kaan Akın, “Özellikle aile işi yapan, güzel değerler oluşturmuş aileler konu olunca bu değerlerin taşınması da başka bir konu oluyor” dedi. Akın, 90’lı yıllardan sonra çıkan her yeniliğin, her teknoloji ürününün nüfusa yayılım hızının çok hızlı olduğunu belirtti. Akın, “Mesela telefon 1900’lü yıllardan önce başladığı halde, ABD’deki insanların yüzde 90’ına ancak 100 senede ulaşmış. Bir yandan da cep telefonuna bakacak olursak, cep telefonu sadece 15 yıl içinde bu kadar hızlı bir şekilde yayılmış. O yüzden biz kendi çağımıza değişimin hızının en yüksek olduğu çağ diyoruz. Yenilikleri 100 milyon kullanıcıya ulaşması yönünde incelediğimizde ise telefon 80 yılda, cep telefonu 15 yılda, internet yaklaşık 8 yılda bu rakamlara ulaşmış. Candy Crush adlı uygulamanın 100 milyon kullanıcıya ulaşması 1 yıl bile sürmedi. Bu nedenle artık bu çağa uygun stratejiler ve işler yapmamız gerekiyor” dedi.