Kalkınmada yeni model: Sosyal kooperatifler

El emeği ürünleri, yerel çiftçilerin ve kadın gruplarının üretimleriyle pazara ulaşan sosyal kooperatifler, dengeli bir kalkınma için model olmaya başladı. Derneklerden ve şirketlerden farklı şekilde çalışan sosyal kooperatiflerin, mevzuatta doğru bir tanımlamayla kamu ile daha verimli ilişkiler kuracağı vurgulandı.

Paylaş
Yayınlanma tarihi: 18 Nisan 2019 Perşembe
AA + -

HABER: ADEM ORHUN

Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Sosyal Kooperatif Eğitim ve Tanıtım Treni’ İlkbahar Seferi, İstanbul programı ile başladı. Sosyal kooperatifçilik tanıtım programı da İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi.

BİRLİKTE ÜRETİM

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Levent Taş’ın da katıldığı toplantının açılışında konuşan Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürü Necmettin Erkan, “Karakterimizde birlikte üretmek ve tüketmek var” dedi. Erkan, “Sosyal kooperatif modelinin temelini oluşturan ortaklık ve birlik ruhu bizim için çok eski ve köklüdür. Her ülke onu farklı kılan milli karaktere sahip” diye konuştu.

İstanbul Vali Yardımcısı Hikmet Dengeşik ise ekonomik desteğe ihtiyacı olan veya düzenli bir işi olmayanların ekonomiye dahil olması için böyle bir proje yürütüldüğünü ifade etti.

Ticaret Bakanlığı Ticaret Uzmanı Gökçen Mert Korkmaz da İtalya’nın öncü olduğunu sosyal kooperatiflerin, dengeli bir ekonomik kalkınma için önemli bir görevi olduğunu söyledi. Korkmaz, “Ekonomik kriz dönemlerinde de kooperatifler, mali erozyona karşı büyük direnç gösteriyor” şeklinde konuştu. İTO Genel Sekreter Yardımcısı Nurcan Turan’ın da takip ettiği toplantıda daha sonra konuşmacılar sosyal kooperatiflerin kamu ile ilişkileri ve mevzuatta yeri konusunda yaşanan sorunlara dikkat çektiler. Ticaret Bakanlığı’ndan Nilay Özlem, Ashoka Turkey’den İstem Akalp, KUSİF’ten Gonca Ongan, TÜSEV’den Tevfik Başak Ersen’in konuşmacı olduğu panelde, sosyal girişimcilik kooperatiflerinin ekonomik etki potansiyeline sahip olması gerektiği ifade edildi. Konuşmacılar, sosyal kooperatiflerin, dernek ve vakıflardan farklı olarak ekonomik bir model olduğunu kaydettiler.

MEVZUATTA TANIM

STK temsilcileri, sosyal kooperatiflerin kamu ile ortaklığı olabileceğini, kamunun tedarikçisi olabileceklerini ancak, bağımsız, etik ve şeffaf olmaları gerektiğini vurguladılar. Panelistler, “Sosyal girişimcilikte en büyük sıkıntının resmi kurumlar tarafından tanınmak. Mevzuatta doğru şekilde yer almalı. Bu sorunların aşılması amacıyla kamu ile sosyal girişimciler arasında bir bağ kurmak ve onları anlaşılır kılmak için çalışıyoruz” dediler.