Türkiye yolları yarım asır sonra yeniden ‘milli’ görecek

Yerli ve milli otomobil için geri sayıma geçen Türkiye’de, bu otomobil, yolların göreceği üçüncü milli otomobil olacak. İlk deneme 1961’de Devrim’le gerçekleşirken, yolların tozunu ikinci kez ‘Anadol’ attırdı. 1966’da başlayan yerli ikinci serüven 1982’ye kadar sürdü. Şimdi gözler, milli ve elektriklide...

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 12 Şubat 2020 Çarşamba
AA + -


HABER:SÜMEYRA YARIŞ TOPAL
Türkiye 2023’te yerli ve milli otomobille buluşmak için takvim yapraklarını kopartıyor. Elektrikli üretimle benzerlerinden ayrılan yerli otomobil, bundan 59 yıl önce de farklı bir teknoloji ile Türk halkı ile buluşmuştu. İlk üretim 1961’de Devrim markası ile gerçekleşirken, seri üretimi mümkün olmayan devrimi 1966’da efsane Anadol takip etmişti. Anadol’un üretimi 1982’ye kadar sürdü ve 87 bin adet Anadol, Türkiye yollarında dolaştı.

150 OTOMOBİL

Otomotiv sanayi 1900’lü yılların başında Almanya ve Fransa’nın öncülüğünde Avrupa’da doğar. Hatta otomobilin ilk üretildiği yıllarda Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid’e de bir hediye verilir. Yolların otomobil için uygun olmadığı o yıllardaki kayıtlara göre 1901-1914 yılları arasında 150 otomobil Anadolu yollarında seyreder. Özellikle I. Dünya Savaşı’ndan sonra gelişen otomobil sanayisinin Türkiye’deki ilk filizi ise 1961’de Devrim’le yeşerir.

20 BİN TL

Türkiye’nin ilk yerli otomobili için ilk girişim 1961’in mayıs ayında başlar. Makine Mühendisleri Odası tarafından 1961’de 15-17 Mayıs arasında Otomobil Endüstrisi Kongresi düzenlenir. Bu kongre boyunca Türkiye’nin yerli otomobil üretmesi gerektiği üzerinde durulur. Kongre sonucunda 1961’in mayıs ayında Milliyet Gazetesi’nde çıkan bir haberde şu ifadeler geçer; “Türk malı otomobiller, dışarıdan geleceklerden yüzde 25 nispetinde ucuz olacak ve 20 bin liraya çıkacak. İlk hamlede bu fiyat 28 bin 875 lira olacaksa da ileride 20 bine düşmesi mümkün görülmektedir.”

4 AYLIK SÜRE

Kongre kararlarından sonra haziran ayında sıvanan kollar, aynı yılın ekim ayında ancak iner. Cumhuriyet Bayramı’na yetişmesi öngörülen yerli araba için Türkiye’nin önde gelen mühendisleri toplanır. Otomobilin imali için Eskişehir’deki Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ) seçilir. Fabrikanın kapısına ise 129 gün kaldı yazılır. 200 teknisyen ve 30 mühendisin çalıştığı yerli otomobilin teknisyen ekibinde görev alan Kamil Çalış, yıllar sonra anılarında bazen 10 gün hiç eve gitmeden çalıştıklarını ifade edecekti.

YÜZDE 80 YERLİ

Yalnızca dört ay gibi kısa süre verilen ekip, motoru da yerli olarak üretir. Bu süre zarfında pek çok otomobil sökülerek parçaları incelenir ve Devrim’in yüzde 80’den fazla bir yerlilik ile üretimi tamamlanır. Aracın yerli olmayan kısımları; göstergeler, bir kısım elektrik malzemesi, lastikler, camlar, rulmanlar ve teferruata ait bazı kısımlardır. Devrim; bin 250 kilogram ağırlığında, 130 kilometre hızla gidebilen, beş kişilik, dört kapılı bir araçtı. Bu kadar kısa bir sürede çok önemli bir yerlilik oranına sahip olarak üretilen Devrim’in seri üretimine ne yazık ki yeterli talep olmadığı için geçilemez.

İKİNCİ GİRİŞİM

Devrim’den sonra otomobil konusuna bir süreliğine kilit vurulur. Ancak bu kilit uzun sürmez. Vehbi Koç, dönemin Sanayi Bakanı Mehmet Turgut’a bir otomobil fabrikası kurma isteği ile bir rapor sunar. Bu girişimler neticesinde 1966’nın şubat ayında bu izin, otomobilin o yılın sonuna kadar üretilmesi şartı ile verilir. Otomobilin fiyatı ise 26 bin 800 olarak belirlenir. Yerli otomobilin ismi konusunda ise anket yapılır. Binlerce öneri arasından ‘Anadol’ ismi öne çıkar. Anadol üretimin duracağı 1982’ye kadar toplam 87 bin adet üretilir.

BİR VAPUR DOLUSU PAMUK 8 OTOBÜS

Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, yerli otomobil konusunda ciddi bir irade göstermişti. Gürsel, o yıllarda yaptığı bir konuşmasında şöyle demişti: “Bir vapur dolusu pamuk karşılığı 7-8 otobüs alabiliyoruz. Bir vapur pamuğun ne emeklerle meydana geldiğini takdir edersiniz. Medeni bir memleket, nakil vasıtalarını kendisi yapmalıdır.”