Türkiye ekonomisi FETÖ'nün hain darbe girişiminin yaralarını hızlı sardı

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, "Türk iş dünyası FETÖ'cü hainlerin koruyucusu olan devletlerin sinsi operasyonlarına rağmen, geçen 4 yılda çarklarını güçlü şekilde işletmeyi birinci ödev olarak gördü. Bütün sistemini de bunun üzerine kurdu" dedi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 14 Temmuz 2020 Salı
AA + -

İş dünyası temsilcileri, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı Türkiye'nin dünyaya örnek olacak mücadele verildiğini, başka hiçbir ülkenin yapamayacağı şekilde ekonomide hızlı bir toparlanma sürecine girilerek yaraların sarıldığını ifade etti.

FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi üzerinden tam dört yıl geçti. Darbe girişiminde 251 kişi şehit olurken, iki binden fazla kişi da yaralandı. Bunun yanı sıra darbe girişiminin ekonomiye olumsuz birçok etkisi oldu.

TÜCCAR İŞİNE ARA VERMEDİ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ise Türk milletinin son dönemde yaşadığı en büyük ihanet girişiminin, 15 Temmuz 2016'da yaşanan FETÖ'cü hain darbe girişimi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 4 yıl önce FETÖ'cü darbeciler ve onların yurt dışında olan kuklacıları marifetiyle karanlık bir geleceğe itilmek istendiğini hatırlatan Avdagiç, Türk milletinin 100 yıl önce olduğu gibi o gece de millet ve vatan düşmanlarını perişan ettiğini, FETÖ'cü teröristlere ve yabancı destekçilerine hadlerini bildirdiğini anlattı.

Avdagiç, geçen 4 yılda ekonomideki kayıpların önlenmesi için iş dünyasının gayretle görevlerini yerine getirdiğine söyledi.

Türk iş dünyası olarak tüm zorluklara rağmen ekonomik ve ticari mücadelelerini sürdürdüklerinin altını çizen Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir anlamda hain girişimi, iş dünyamızı kamçıladı, kararlılığımızı artırdı. Rakamlara baktığımızda şunu görüyoruz; Türkiye, hain FETÖ darbe girişiminin yaşandığı 2016'da yüzde 3.2 büyüdü, 2017'deki büyümemiz ise yüzde 7,5 oldu. Darbe girişiminin izdüşümü olan ve ülkemize yönelik ekonomik kıskaç operasyonunun başlatıldığı 2018'de yüzde 2,8, 2019'da yüzde 0,9 büyüdük. Bu rakamlar bize şunu gösteriyor; eğer biz büyüme trendine girdiğimiz 2016'da, menfur FETÖ'cü darbecilerle mücadele etmek ve etkilerini ortadan kaldırmaya çalışmakla uğraşmasaydık, o yıl için geçerli büyüme performansımız çok daha yukarıda olacaktı. Aynı şekilde takip eden yıllardaki ekonomik gelişmeler de, gerçekleşenden daha iyi düzeyde olabilecekti."
Türk iş dünyasının FETÖ'cü hainlerin koruyucusu olan devletlerin sinsi operasyonlarına rağmen, geçen 4 yılda çarklarını güçlü şekilde işletmeyi birinci ödev olarak gördüğünü belirten Avdagiç, bütün sistemi de bunun üzerine kurduğunu aktardı.

Avdagiç, bu anlayış sayesinde, geçen 4 yılda sanayicinin üretimini hiç durdurmadığını, tüccarın işine ara vermediğini dile getirdi.

Ülkesine, insanlarına, kendisine güvenen iş insanlarının, Türkiye'nin geleceğine ipotek koymaya çalışanları hiçe sayarak, vatandaşların darbeye geçit vermediği o gece yatırım için harekete geçtiğini anlatan Avdagiç, şöyle devam etti: "Daha o gece makine siparişi verdi, ertesi günü dev çelik tesisi yatırımı temel attı. Ülkeye yeni yatırım çekmek için kolları sıvadı. Sonuçta Türkiye, içine sokulmak istendiği cendereyi birlik ve beraberliği ile parçaladı ve 4 yılda topyekün önemli bir performans ortaya koymayı, toplumsal refahı artırmayı başardı. Sadece hain FETÖ darbe girişimiyle değil, sonrasındaki faiz ve döviz kurları üzerinden başlatılan saldırıların yaşattığı olumsuz etkilere rağmen, ekonomimizin pozitif büyüme performansını sürdürmüş olması önemlidir.

İş dünyası olarak FETÖ'cü hainlerin darbe girişiminin üzerinden geçen 4 yılda verdiğimiz mücadele ve gösterdiğimiz kararlılık, güçlü bir gelecek kurmamızı garanti altına aldı. İş dünyası olarak ihanetin söz konusu olduğu yerde, vatanın peşkeş çekilmeye çalışıldığı, istiklalimizin mandacı zihniyete dönüştürülmek istendiği bir süreçte, tek önceliğimiz devletimiz ve milletimizin özgürlüğü ve bekasıdır."
Böylesi günlerde kendileri için ekonomik kazanımların, önceliğini yitirdiğini söyleyen Avdagiç, yanı sıra üretim gücünden hiçbir şey kaybetmemek için de var güçleri ile işlerine sarıldıklarını, 15 Temmuz sonrası da bunu yaptıklarını sözlerine ekledi.