YEP’te rota ihracat

İlki 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nın ikincisinde de öncelikli hedef, yeniden dengelenme olacak. Bununla birlikte 2020-2023 yıllarının ekonomide yol haritasını çizen programa göre teknolojiyi ve rekabeti geliştiren adımlarla ihracata dayalı bir rota takip edilecek.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Ekim 2020 Salı
AA + -

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan, 2021-2023 dönemlerini kapsayan Orta Vadeli Plan (OVP) onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından Yeni Ekonomi Programı (YEP) başlığıyla açıklanan programa göre, büyüme hedefleri bu yıl için yüzde 0.3 olarak öngörülürken, 2021’de yüzde 5.8, 2022 ve 2023 yılları için de yüzde 5 olarak belirlendi. YEP’te enflasyon hedefleri ise bu yıl için yüzde 10.5, gelecek yıl için yüzde 8, 2022 için yüzde 6, 2023 için yüzde 4.9 olarak yer aldı.

BÜTÇE AÇIĞI

Programa göre, bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı bu yıl yüzde 4.9, 2021’de yüzde 4.3, 2022’de yüzde 3.9 ve 2023 için yüzde 3.5 olarak hedefleniyor. İşsizlik oranı hedefleri de bu yıl sonu için yüzde 13.8 olarak belirlendi. Bu hedef, gelecek yıl için yüzde 12.9, 2022 için yüzde 11.8 ve 2023 için ise yüzde 10.9 şeklinde sıralandı.

YENİ DENGELENME

Programı açıklayan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Bu seneki Yeni Ekonomi Programı’nın ana temalarını ‘Yeni Dengelenme’, ‘Yeni Normal’ ve ‘Yeni Ekonomi’ olarak belirledik” dedi. Albayrak, YEP’in ilkini Eylül 2018’de açıkladıklarını,
o günlerde Türkiye’nin yurt dışı kaynaklı spekülatif kur ataklarının oluşturduğu finansal ve makroekonomik dengesizliklerle yoğun bir şekilde mücadele ettiğini hatırlattı.

KIRILGANLIK AZALACAK

Yeniden dengelenmeyi, yeni normale uyum sağlayarak program döneminde ekonominin güçlendirileceğini vurgulayan Albayrak, “Enflasyon ve cari dengedeki kırılganlıkları azaltacak; rekabet, teknoloji ve verimlilik odaklı ‘stratejik reformları’ hayata geçirmeye devam edeceğiz. Salgın sonrası küresel tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları fırsata dönüştürerek ülkemizi üretim ve yatırımda küresel bir cazibe merkezi haline getirecek adımlar atacağız. Bu kapsamda yenilikçi, yüksek katma değerli, ihracata dayalı, insan odaklı ve kapsayıcı bir kalkınma modeli uygulayacağız” diye konuştu.

MAKRO HEDEFLER

Program dönemindeki makroekonomik hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanacak politikalara değinen Albayrak, makroekonomik tahminleri salgında büyük bir ikinci dalga olmayacağı ve ekonomilerin kapanmayacağı varsayımı ile hazırladıklarını belirtti. Albayrak, şöyle devam etti: “Elbette teknik ekiplerimiz alternatif senaryolar da hazırladı. 2020 yılına güçlü bir büyüme performansıyla başlamıştık. Salgının etkisiyle mart ayının ortasından itibaren başlayan daralmanın ardından üçüncü çeyrekte yeniden hızlı bir toparlanma sürecine girdik. Ağustos ayından itibaren atılan normalleşme adımlarının etkisiyle büyümenin dördüncü çeyrekte bir miktar ivme kaybedecek olsa da yılın tamamında pozitif olmasını ve yüzde 0.3 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz.”

DIŞ ŞOKLAR

Albayrak, Türkiye ekonomisinin 2018-2020 döneminde karşı karşıya kaldığı iç ve dış şoklar nedeniyle potansiyelinin oldukça altında büyüdüğüne dikkati çekti. 2021 yılında, ertelenen tüketim ve yatırımların devreye girmesi ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte büyümenin yüzde 5.8 olmasını tahmin ettiklerini belirten Albayrak, “Sonraki dönemde de büyümenin yüzde 5 seviyesinde seyrederek, Türkiye’nin yüzde 5 büyüme patikasına evrilmesini öngörüyoruz. Bu büyüme hedeflerine ulaşmak için program döneminde her zaman vurguladığımız şekilde ihracata, katma değerli üretime ve istihdama özellikle bu dönemde çok daha fazla yoğunlaşacağız” diye konuştu.

REKABET VE TEKNOLOJİ

Kaynakları, cari dengeyi destekleyecek, kalkınma hedeflerine hizmet eden alanlara aktaracaklarını ifade eden Albayrak, özellikle verimlilik ve rekabet gücünü artıracak, yüksek teknoloji ve dijital dönüşümü destekleyecek, girişimcilik ekosistemini iyileştirecek politika ve tedbirleri hızla hayata geçireceklerini dile getirdi.

ALTERNATİF SENARYO DA HAZIR 

2020-21 dönemi için alternatif senaryo çalışmaları yaptıklarını belirten Bakan Albayrak şöyle konuştu: “Kötümser bir senaryoda da 2020 yılının sonuna doğru ve 2021 yılına etkilerine baktığımızda olabilecek bir eksi 1.5, 2021 yılında ise YEP tahminimiz 5.8’den 2.1 puan altında kalarak yüzde 3.7 seviyesinde büyüyebileceğini değerlendiriyoruz. Ama bu kötü senaryomuz. Bununla ilgili alt kırılımlar, alt potansiyel etki kalemlerine detaylı çalışmamız çerçevesi içerisinde ona göre tedbirleri alıyoruz ama baz senaryo bugünkü resim itibariyle bahsettiğim çerçeve içerisinde olacak.”

YEP’TEKİ HEDEFLER, COVİD-19 SONRASI YARIŞ İÇİN ÖNEMLİ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Yeni Ekonomi Programı’ndaki (YEP) hedeflerin, Covid-19 sonrası yeni dünyada yarışa ön sıradan başlamak ve 2023 hedefleri bakımından önemli olduğunu söyledi. İlk defa 2023’e erişen bir YEP açıklandığını hatırlatan Avdagiç, YEP’in Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını çizdiğini belirtti. Avdagiç değerlendirmesinde, “Yeni Ekonomi Programı, pandemi etkisindeki dünyanın şartlarını gözeterek, Türkiye ekonomisi için yeni bir patika oluşturuyor. 

Ekonomimizin potansiyellerine uygun bir büyümenin hedeflendiği programla, Türkiye’nin makro hedeflerine ve güncel sorunlarına yeni açılımlar getiriliyor” ifadelerini kullandı. Programın, pandemi sonrası normalleşmeye ciddi katkı sağlayacağını söyleyen İTO Başkanı Avdagiç, “YEP’te Covid-19 salgını döneminde daha önemli hale gelen istihdamı artıran bir büyümeye öncelik veriliyor. Enflasyon ile mücadele güçlü biçimde vurgulanıyor. Programda ortaya konan perspektife uygun olarak, cari işlemler açığında bir iyileşme eğilimine gireceğimizi de öngörüyoruz” dedi.

HERKESE İŞ DÜŞÜYOR

Avdagiç, Türkiye’nin dünyanın eşiğinde olduğu büyük değişimle birlikte iyice belirginleşen ve küresel değer zincirleri tarafından fark edilen yüksek potansiyellerini kinetiğe çevirmek için herkese çok iş düştüğünü sözlerine ekledi.