Alternatif bir tedbire yürekten inanıyorum

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, pandemi sebebiyle birçok sektörün finansman sıkıntısı yaşadığını belirterek, “Beklentinin üzerindeki faiz artışı, dengeler üzerinde negatif etki yapabilir” dedi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2021 Pazartesi
AA + -

Hükümetin salgın döneminde firmaları, çalışanları ayakta tutmak için önemli bir çaba sarf ettiğini söyleyen Avdagiç, şöyle konuştu: “Ancak gelir akımını kaybeden pek çok kesim var. Alınacak ilave tedbirler çalışma barışına katkı sağlayacak.”

Özel sektörün kısa çalışma ödeneği ya da yeni bir ‘varyant desteğe’ ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Avdagiç, “Cumhur-başkanımızın alternatif bir tedbiri yürürlüğe koyacağına yürekten inanıyorum” dedi.

HABER: MÜGE BİBER / ŞEREF KILIÇLI / BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Ticari kredi faizleri, 19 ayın ardından yeniden yüzde 21-23 bandına çıktı. Türkiye ekonomisinin potansiyeli, yüksek kur ya da yüksek faizden birini seçmeyi hak etmiyor. Hem yüksek kur hem de yüksek faizi birlikte yaşamayı ise hiç mi hiç hak etmiyor” diye konuştu.

İTO’nun nisan ayı olağan Meclis Toplantısı’nın açılışında konuşan Avdagiç, yaklaşık 5 aydır kurları düşürebilmek adına 875 baz puanlık faiz artışı gerçekleştirildiğini hatırlattı. Avdagiç, “Bu, reel kesim için şüphesiz ki oldukça ağır bir finansman bedeli demektir, finansman maliyetinin ciddi boyuta ulaştığını gösterir” ifadesini kullandı.

ARTAN FAİZ YATIRIMDAN YİYOR

“Unutmayalım ki, her artan faiz bir o kadar ticaret hacminden, yatırımdan yiyor” diyen Şekib Avdagiç, küresel piyasalarda dolar bazında artan fiyatlar sebebiyle hammadde temininde zorlanan iş dünyasının, artan faizler sebebiyle ilave finansman kaynağı ihtiyacı hissetmesinin arzu edilen bir durum olmadığını vurguladı. Avdagiç, şöyle devam etti: “Pandemi sebebiyle hizmetler sektörü başta olmak üzere birçok sektörde zaten finansman sıkıntısı büyük. Beklentinin üzerindeki faiz artışı, oluşturulmaya çalışılan dengeler üzerinde negatif etki yapabilir. Yatırımcıların hareketleri ve talepleri karşısında kuyumcu terazisi hassaslığında davranmak gerekiyor.”

ÖNCELİĞİMİZ EKONOMİK İSTİKRAR

“Tek önceliğimiz ‘fiyat istikrarı’ olmamalı, mutlaka ‘ekonominin genel istikrarı’ öncelik haline gelmeli” diyen Avdagiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyonu düşmüş, fakat ekono-misi sıkıntıda olan bir tablo riskini alamayız. TCMB’nin faiz kararı kadar ekonomik aktivi-teyi gözetecek kararları da önemli. Ve tabii ki, fiili icraatı kadar sözlü yönlendirmesinin gücünün olması da önemli.”

İTO Başkanı Avdagiç, hükümetin salgın döneminde, firmaları, girişimcileri, çalışanları hayatta ve ayakta tutmak için önemli bir çaba sarf ettiğini kaydetti. İstanbul’da tüm işletmeleri ve İstanbulluları pandemi ile mücadelede kurallara çok daha sıkı uymaya davet eden Avdagiç, “Bugün de el birliği ile üretim ve ticaret kapasitemizi artırmak yönündeki asli görevimiz devam ediyor. Bununla birlikte hizmetler sektörümüz başta olmak üzere gelir akımını kaybeden pek çok kesim var. Yeme-içme sektörümüzde olduğu gibi turizmde de salgın nedeniyle belirsizlikler sürüyor. Alınacak ilave tedbirler çalışma barışına katkı sağlayacaktır” dedi.

VARYANT DESTEĞE İHTİYAÇ VAR

“İşletmelerin düşük faizle ucuza kredi alabilecekleri, böylelikle işlerini koruyabilecekleri, dolayısıyla istihdamın ve vatandaşlarımızın gelirlerinin artacağı bir baz senaryoya ulaşmamızın zaman alacağını biliyoruz” diyen Şekib Avdagiç, “Bu çerçevede, hükümetimizin hedeflerinde bir sapmaya neden olmayacak biçimde, vatandaşımıza doğrudan gelir desteği dahil, virüsün verdiği tahribatı hafifletecek destekleri artırmamız gerekiyor” diye konuştu.

İstanbul’un rengi maviye dönene kadar özel sektörün kısa çalışma ödeneğine ya da bunu ikame edecek yeni bir varyant desteğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Avdagiç, “Cumhurbaşkanımızın verilen desteklere ilaveten, işletmeleri-mizi koruyup kollayacak alternatif bir tedbiri yürürlüğe koyacağına yürekten inanıyorum” dedi.

SEYAHAT KADEMELİ ARTACAK

Pandeminin turizm sektörüne etkisine dikkati çeken Avdagiç, şunları söyledi: “Dünyadaki turizm otorite-lerinin ve araştırmalarının tamamı, 2021’de öncelikli olarak yerel seyahatin başlayacağını ve yılın ikinci yarısından sonra aşı gelişmelerine bağlı olarak uluslararası seyahatin kademeli bir şekilde artacağını öngörüyor. Aşı ve pandemi koşullarına bağlı olarak, turistler kendilerini seyahat etmek için güvenli hissettiklerinde, tüm dünyada adeta ‘turizm patlaması’ yaşanacak diyebiliriz.”

‘BU TAPU SENEDİ, SİZİN BAŞARINIZ’

Avdagiç, Meclis konuşmasında bir de tapu senedi müjdesi verdi. İTO merkez binanın yanındaki arsanın tek mülkiyet sahibinin artık İstanbul Ticaret Odası olduğunu söyleyen Avdagiç, Meclis üyelerine şöyle seslendi: “Geçen Meclis, bize güvenerek, yaptığımız görüşmelerin arkasından durup onaylayarak İTO’nun doğal alanı olan otoparkı almamızı sağladınız. Şu elimde gördüğünüz bir tapu senedi… Bu tapu kaydı, İTO 20. Dönem Meclis Üyeleri olarak sizin imzanızı taşıyor. Sizin başarınızdır. Sizlere bir kez daha şükranlarımı sunuyor, yeni alanımız Odamız ve camiamız için hayırlı olsun diyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

4 MESLEK KOMİTESİNDE İSİM DEĞİŞİKLİĞİ

Başkan Avdagiç, Meclis üyelerinin talebi doğrultusunda İTO Meslek Komiteleri’nden bazılarının isimlerinde 29 Mart 2021 tarihi itibariyle değişiklik yapıldığını söyledi.

İşte isimleri değişen komiteler:

  • 6 No’lu Kağıt ve Kırtasiye Meslek Komitesi: Kağıt, Kırtasiye ve Ambalaj Meslek Komitesi
  • 21 No’lu Emlak Müşavirleri Meslek Komitesi: Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi
  • 26 No’lu Trafik Müşavirliği Meslek Komitesi: Taşıt Kiralama ve İlgili Hizmetler Meslek Komitesi
  • 65 No’lu Aydınlatma Meslek Komitesi: Teknik ve Dekoratif Aydınlatma Meslek Komitesi

BTM, 4 YILDA 250 MİLYON LİRADAN FAZLA YATIRIM DEĞERLEME MİKTARINA ERİŞTİ

Pandeminin damgasını vurduğu 2020 yılının özellikle girişimcilik ekosistemi açısından da önemli bir yıl olduğunu belirten Başkan Avdagiç, “2020, Türkiye girişimcilik ekosisteminde şimdiye kadar girişimlere en fazla yatırımın yapıldığı yıl olarak tarihe geçti. Bu yılın sadece ilk iki ayında yapılan yatırımlar, geçen senenin toplam yatırım miktarını geçti. Artık Türkiye, Peak Games ile aralanan unicorn, diğer adıyla turcorn yolunda, 2021 yılında Getir ile daha da güçlü ve iddialı bir şekilde yürüyor” dedi.

İTO’nun kurucusu olduğu Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin bu yıl 4’üncü yılını kutladığını kaydeden Şekib Avdagiç, şu bilgileri paylaştı: “Kurulduğu günden beri birçok ekosistem aktörünü bünyesinde destekleyen BTM, girişimcileriyle birlikte 4 yılın sonunda 250 milyon liradan fazla yatırım değerleme miktarına ve 80 milyon liradan fazla satış başarısına erişti. Yeni nesil hibrit girişimcilik merkezleri arasında verdiği çok fonksiyonlu hizmetlerle BTM, bugüne kadar 10 binden fazla başvuru aldı.

18 yaşından 78 yaşına kadar uzanan geniş bir yelpazede 4 binden fazla girişimciye destek sağladı. Bugün ülkemize değer sağlayacak projelerin üretildiği yeni nesil bir startup merkezi olan BTM’nin başarıları 4 yıl içerisinde ulusal ve uluslararası ödüllerle taçlandı. BTM, Türkiye’nin küresel bir girişimcilik merkezi haline getirilmesi hedefiyle yürüttüğü çalışmalarını pandemi şartlarına rağmen tüm hızıyla devam ettiriyor. Umuyor ve diliyorum ki, girişimciliğe katkımız her geçen gün gittikçe katlanarak artacaktır.”

KAPIKULE VE HAMZABEYLİ’DEN GEÇEN TIR SAYISI YÜZDE 40 ARTTI

Şekib Avdagiç, konteyner taşımacılığında ciddi sorunlar yaşanırken, Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarından geçen TIR sayısında yüzde 40’a yakın artış olduğuna dikkat çekti. Avdagiç, şöyle konuştu: “Pandemi sebebiyle konteyner taşımacılığında ciddi sorunlar yaşanırken, ihracat performansımızı artırmak için kara nakliyesinin hız kazanması son derece önemli. Karayolu ihracat taşımalarının Avrupa’ya çıkış kapısı Kapıkule’den geçiş rekoru kırıldı. Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarından araç geçişleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’a yakın oranda arttı. Her iki sınır kapımızdan geçen TIR sayısında yaşanan artış ve geçiş sürelerindeki iyileşmeden dolayı Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’a, büyük gayretlerinden ötürü Bakan Yardımcımız Rıza Tuna Turagay’a ve Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Nihat Kınık’a bilhassa tebrik ve teşekkürlerimizi iletmek istiyorum.”

MECLİS’TEN YANSIMALAR

Temel kuvvet millettir

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk Oran, yaptığı konuşmada, 20’nci dönemin 40 toplantısından 14’ünün sanal platformda gerçekleştiği bilgisini paylaştı. “Türkiye’nin gündemi büyümek, gelişmek ve kalkınma yolunda hızlı adımlarla koşmaktır. İş dünyası olarak asıl meselemiz budur. Bu kararlı yürüyüşle ulaşacağımız yarının daha güçlü Türkiye’sinde bir gece yarısı ortaya atılan bildirilere de yer yoktur” diyen Öztürk Oran, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Maalesef… Geçtiğimiz hafta sonu, 104 emekli amiralin eski defterleri açmaya yönelik gayretlerini gördük. İşin hukuki süreci, soruşturmaları devam ediyor. Bunlar bizim işimiz değil. Ama tabii şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Biz bunları daha önce de yaşadık. 1960’lardan bu tarafa bildiriler, muhtıralar, darbeler derken… Türkiye çok vakit kaybetti. En son 15 Temmuz destanında da asker kisvesine bürünmüş terör odaklarına gereken cevabı hep birlikte milletçe verdik. Hiç şüphe yok ki, bu büyük ve güzel ülkenin gelecek tasavvurunu belirleyen temel kuvvet millettir. Demokrasilerde son sözü millet söyler. Siyasi liderliği belirleyen de milletin iradesidir.”

Siyaset dışı ayak oyunlarıyla demokrasiyi akamete uğratabilecek her girişim, her söz ve her eğilim için “Geçmişin melun fikir ve eylemlerini hortlatmaya yönelik her adım bizim nazarımızda yok hükmündedir” değerlendirmesini yapan Oran, 23 Nisan’ın yaklaştığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “101. yılını kutlayacağımız Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli iradenin tecelli ettiği yerdir. 23 Nisan 1920’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan millet meclisi, nereye tevessül etmemiz gerektiğine dair en güzel mirastır.” Öztürk Oran, Ramazan ayına ilişkin de, “Her ne kadar birlikte iftar açmanın hasretini yaşayacak olsak da şundan eminim ki yüreklerimiz beraber atacaktır” dedi.

Kuru temizlemeciler hafta sonu açık olmalı
Hüseyin Karasu-Tekstil Terbiye Meslek Komitesi: Kuru temizleme sektörünün 13 aydan beri yüzde 70’lere varan kaybı var. Virüsün giderek arttığı bu günlerde herkes ev kirası, mutfak, doğalgaz, elektrik gibi zorunlu masraflarını karşılama derdinde. Böyle bir ortamda kimse giysilerini temizletmeyi düşünemiyor. Bu da sektöre iş çıkarmıyor. Kamu ve özel sektörün evden çalışması ve işe giden kesimin serbest kıyafetler ile çalışması da sektörün durmasında etkili. Ama en önemli konu, Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs talimatlarında yayınladığı ‘kıyafetlerin 60 ile 90 derecelerde normal deterjan ile yıkanması’ talimatı. Bunun bütün mağazaların girişlerinde de yayınlanıyor olması sektöre zarar veriyor. Halbuki her giysi bu derecelerde yıkanamaz, ürüne zarar verir. Bu tüketiciye de zarar ettirir. Bir başka konu da hafta sonu kısıtlamalarında izinli olan sektörler arasında kuru temizleme ve halı yıkamacıların olmaması. Havuz ve sauna gibi işyerlerine izin verilirken, virüse etkili olan sektörümüze izin verilmiyor. Ayda 20 günlük bir çalışma ciddi anlamda kötü. Hafta sonu çalışma izninden kuru temizleme ve halı yıkama sektörlerinin faydalanmasını talep ediyoruz. İngiltere’de açık kalması gereken işyerleri listesinde çamaşırhaneler bulunuyor. İspanya’da da eczane, berber ve kuru temizlemelere izin var. Ayrıca, sektörümüzde plastik askı, plastik poşet çok kullanıyor. Plastik hammaddesi tedarikinde zorlanıldığı için fiyatlar iki katına çıkıyor. Dövizdeki yükseliş de hepimizi olumsuz etkiliyor.

Kurumlar vergisinde artış kazanan sektörlere uygulanmalı
Recep Tufan-Kimyevi Madde Meslek Komitesi: Son zamanlarda kurumlar vergisinde artıştan bahsediliyor. Artış olabilir ama bunun kazanandan alınması gerekiyor. Vergi, bankalardan başlayıp diğer kazanan sektörlerden alınmalı. Ayrıca hammadde fiyatlarındaki artış devam ediyor. Son günlerde yaşamış olduğumuz 104 amiralin bildirisi ülkemize zarar veriyor. Bunu dünya izliyor ve bu durum ülkemizin yatırım almasını engeller.

İTO’ya teşekkür ediyoruz
İlhan Yılmaz-Taşıt Kiralama ve İlgili Hizmetler Meslek Komitesi: Komitemiz adına İstanbul Ticaret Odası Yönetimine teşekkür ediyoruz. Meslek Komitemizin adının değiştirilmesinde göstermiş olduğunuz çaba için komitem adına şükranlarımı sunuyorum.

Ülkemizin geleceği için birçok adım atacağız
Mehmet Önder Kutman-Motorlu Taşıt Satış ve Servisi Meslek Komitesi: Meclis Üyesi olarak aranıza yeni katıldım ve bu topluluğun bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyorum. ‘Hoş geldin’ mesajlarınıza teşekkür ediyorum. Ülkemizin geleceği için birlikte atacağımız birçok adım olduğunu düşüyorum. Birlikte ortaya koyacağımız projeler için şimdiden heyecan duyuyorum.

Yüksek faiz politikası doğru değil
Rasim Bilgehan-Örme Kumaş, Çorap ve Trikotaj Meslek Komitesi: Geçtiğimiz hafta bir grup emekli amiralin gece yarısı bildirisi yayınlandı. Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratik usul ve esaslardan geri döndürmeye kimsenin gücü yetmeyecek. Girişimlerin daha önce nasıl sonuçlandığını 15 Temmuz’da gördük. Ülkemizin en önemli gündemi ekonomi. Türkiye yüksek kur, yüksek faiz ve yüksek enflasyon kıskacında. Son faiz artışıyla OECD’de faizi en yüksek ülke seviyesine geldi. Avrupa Birliği ülkelerinde faiz, sıfıra yakın veya eksi seviyelerde. Sürekli faizi artırarak bir yere varamayız. Türkiye uzun yıllar yüksek faiz, düşük kur politikası uyguladı. Ancak bugün gelinen noktada sadece faiz değil, döviz kuru da enflasyon da maalesef yüksek. Tartışmalarda sürekli olarak enflasyonu düşürmenin faizden geçtiği söyleniyor. Ancak enflasyon sadece talep sebebiyle değil. Dolayısıyla sadece para politikasıyla enflasyon düşmez. Merkez Bankası’nın yüksek faizle sıcak parayı çekme politikasına dört elle sarılması doğru değil. Döviz kuru, faiz ve enflasyon baskısı ekonomiyi yavaşlatır. Şeffaflığın ve güven tesisinin en hızlı şekilde sağlanması ekonominin istikrarı için elzemdir. Türkiye gibi kırılganlığı yüksek ülkelerde yatırım iklimi için öncelikle güvenin tesis edilmesi gerekiyor. Türk Lirası’nın istikrara kavuşmasını en kısa sürede sağlamalıyız. Ülke olarak bu gücümüz var. İstanbul Ticaret Odası olarak biz de etkili önlemler sepetini sunabiliriz. Raporlar hazırlayabiliriz. Gerekirse Merkez Bankası Başkanı’nı da Odamıza davet edelim.

Maliyetlerimiz ortalama yüzde 60-65 arttı
Sultan Selim Şimşek-Ekmek, Un ve Unlu Mamüller Meslek Komitesi: Kasım 2019’dan bugüne girdi maliyetlerimize bakacak olursak; un 90 TL’den 150-155 TL’ye, maya 45 TL’den 100-115 TL’ye çıktı. Doğalgaz, mazot, elektrik, işçi maliyetleri, kira maliyetleri, ambalaj maliyetleri, hijyen giderleri, tamir-bakım masrafları yaklaşık yüzde 60-70 oranlarında arttı. Amortisman giderleri gibi kalemlerde de ciddi artışlar oldu. Girdi maliyetlerimiz bu süreç içinde ortalama yüzde 60-65 arttı.

Eğitime birinci sırada önem vermeliyiz
Fatih Güner-Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi: Eğitim, geleceğimiz açısından birinci sırada önem vermemiz gereken bir konu. Güncel sorunlarımızın gölgesinde bırakmadan yapısal sorunları da düşünmeliyiz. Yeni dünya düzenini planlarken ve onunla meşgul olurken kardeşlik hukukuna da önem vermeliyiz. Ayrıştırıcı bir dil değil, empati geliştirmeliyiz.
Okyanusu geçip derede boğulmayalım. Her zamankinden daha hızlı ve daha verimli hareket etmeliyiz. Çalışmalarımız güzel ama yetmez diyoruz. Ülkeyi patinajdan kurtaracak akıl ve tecrübe, İstanbullu iş insanlarımızda fazlasıyla mevcut. Yeni bir heyecanla dünden daha çok çalışmalıyız. Her bir sektör temsilcimiz, büyük bir imtihan ve kahramanlık sergiliyor. Toplumu germeden Türk esnaf ve tüccarına yakışır bir vakurla onurlu hayat sürmeye çalışıyor. Bunu yaparken de yapılması gerekenleri yapmayanları bir kenarda not ediyor. Sözlerimi umutsuzluğa değil, umuda kapı aralanması için söylüyorum. Önümüzdeki Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum.

KGF tekrar devreye girmeli
Murat Özpehlivan-Tekstil Yan Sanayi Ürünleri Meslek Komitesi: Döviz ve faiz konusunda tüm sektörler ciddi sıkıntı yaşıyor. Tekstil yan sanayi ürünleri sektörünün en büyük sorunu ise hammadde fiyatlarının yüksek olması. Bu sorun neredeyse dünyadaki tüm firmaları derinden etkiliyor. Ayrıca yüksek döviz kuru nedeniyle artan hammadde fiyatlarına tedarikçiler de bazı keyfi uygulamalar yapıyor. Ülkemizde ekonomi politikaları arasında olan korumacı yaklaşımlar, yarı mamulden üretim yapan üreticileri maalesef korumuyor ve olumsuz etkiliyor. Bu ekonomik politika sadece hammadde üreticilerini korurken, yarı mamule üretim yapan firmaların küresel anlamda rekabetini de olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle tekstil ve yan sanayileri sektöründe firmalarımızın doğrudan yerel üreticilerle çalışıp keyfi fiyat politikalarına maruz kaldığını hatırlatmak isterim. Bunun dengelenmesi için denetimlerin artması gerekiyor. Bir diğer sorunumuz ise bankalar… Birçok firma, bankalar ile teminat usulü çalışıyor.
Son zamanlarda yaşanan hain darbe girişimleri, terör olayları ve döviz kuru hareketliliği firmalarımızın uzun vadede kullandıkları kredileri, kısa vadeli işletme kredilerine dönüştürmelerine neden oldu. Firmalar, kredi almak için menkul değerlerini teminat olarak gösterse de bankalardan istedikleri kredi rakamlarının çok altında rakamlar alabiliyor. Büyük ticari hacimlere sahip olan firmaların yeterli kredileri alamaması, üretimlerini ve ticari faaliyetlerini durma noktasına getiriyor. Sektör olarak bu süreçte Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) tekrar devreye girmesini talep ediyoruz. Ayrıca birçok firmamız, yaşadığı ekonomik yorgunluğun sonucunda kredi yapılandırmalarına yöneldi. Fakat yapılandırma süreci başlamadan birçok firmanın taşınmaz ve araçlarına el konuldu. Firmalar borçlarını ödemek için satışını gerçekleştirmek istediği taşınmaz ve taşınır değerlerini satamıyor ve borçlarını kapatamıyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması firmalara nefes aldıracak.

Cezaları gözden geçirelim
Aslan Kut-Kargo, Posta ve Depolama Meslek Komitesi: Toplantımızda disiplin kurulu kararıyla yaklaşık 30 bin kişiye istihdam sağlayan iki kargo firmasına kınama cezası verdik. Kargo firmaları dünya standartlarında hizmet veriyor. 4 milyon adrese hizmet sunan iki şirket, 4 milyonda bir kez bile kusur işleyebilir. Yüksek oranda istihdam sağlayan firmaların daha büyük cezalarla karşılaşmamaları için bu cezalardan dönmemiz gerekiyor.