İstanbul kongre turizmi yarışında

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracattaki performansına dikkat çekerek, “Son ekonomik veriler, pandemi sonrası en iyi çıkış yapan ülke olma umudumuzu artırıyor” dedi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 10 Mayıs 2021 Pazartesi
AA + -

Sağlık ve hijyen tedbirlerinin yanısıra Güvenli Turizm Sertifikası sayesinde Türkiye’nin 2021 turizm sezonuna daha güçlü başlayacağını söyleyen Avdagiç, “Rezervasyon oranlarımız ve İstanbul’a ilgi artıyor” diye konuştu.

Salgın sona erdiğinde başlayacak küresel kongre turizmi yarışına ilk 20’den girmek istediklerini belirten Avdagiç, “İstanbul Ticaret Odası, katılımcı sayısı 700 ile 3 bin 500 arasında değişen 4 uluslararası kongre ve toplantı için adaylık çalışmalarına başladı” dedi.

HABER: MÜGE BİBER / ŞEREF KILIÇLI / BARIŞ CABACI

Türkiye ekonomisinin sorunlardan hızlı bir çıkış refleksine sahip olduğunu belirten İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, açıklanan son ekonomik verilerin iç ve dış talepte olumlu gelişmelere işaret ettiğini söyledi.

İTO’nun mayıs ayı olağan Meclis Toplantısı’nın açılışında konuşan Avdagiç, sanayi üretiminin şubat ayında yıllık bazda yüzde 8.8 arttığını hatırlatarak, “İmalat PMI, Covid-19 vaka sayılarındaki artışın etkisiyle mart ayında düşüş göstermesine karşın iyimserliğe işaret eden 50 eşik değerin üzerinde kaldı. Vaka sayısının yeniden düşmesiyle birlikte hızlı bir toparlanma bekleniyor. Mart ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 109 artışla 18.8 milyar dolara yükseldi. Bunda geçen yılın baz rakamı da etkili oldu. Ancak 2019’a göre yüzde 22’nin üzerinde artış yaşanması, önemli bir büyümeye işaret ediyor. Ayrıca emtia fiyatlarındaki yükselişe rağmen ithalattaki artış ise yüzde 61 ile ihracatın altında kaldı. Beyaz eşyada iç piyasa satışları, Şubat 2021’de yıllık bazda yüzde 40’ın üzerinde artış kaydetti. İhracatta da yüzde 20’ye yakın bir artış yaşandı” dedi.

ACİL HAZIRLIK YAPMALIYIZ

Bu rakamların pandemi sonrası en iyi çıkış yapan ülke olma umutlarını arttırdığını vurgulayan Avdagiç, “Tam kapanmanın bitiminde haziran ayı ile birlikte beklenen yeniden normalleşmeye geçiş dönemini iyi değerlendirmeliyiz. Buna yönelik hazırlıkları acilen yapmalıyız. Yani bu dönemde kredi imkanlarının genişletilmesi, üretime ve ihracata ivme kazandırılabilmesi ve kapalı kalan işletmelerin finansal desteklerle ayağa kaldırılabilmesi için kapsamlı teşvikler uygulamalıyız. Bunu yaparsak, karşılığını alacağımızdan hiç şüphemiz yok” diye konuştu.

REZERVASYONLAR ARTIYOR

İstanbul’un turizm üstünlüğünü salgın döneminde canlı tutmak için Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) olarak önemli hazırlık çalışmaları yaptıklarını belirten Avdagiç, şunları kaydetti: “Haziran ayı ile birlikte turizm sezonu başlıyor. Turizmde 2020’ye göre ciddi bir hareketlenme bekliyoruz. Çünkü Türkiye, dünyadaki en önemli turizm destinasyonlarından biri. Salgına rağmen, 2020’de destinasyon değeri çok yüksek olan Türkiye ve İstanbul, dünyaya kıyasla daha iyi durumdaydı. Umuyoruz ki, ülkemizin aldığı sağlık ve hijyen tedbirleri ve dünyaya örnek olan Güvenli Turizm Sertifikası sayesinde Türkiye ve İstanbul, 2021 sezonuna daha güçlü ve daha verimli başlayacak. Bakanlığımızın yaptığı açıklamalardan ve turizm paydaşlarından aldığımız geri bildirimlerden, uluslararası rezervasyon oranlarımızın ve İstanbul’a olan ilginin kademeli bir şekilde arttığını görüyoruz.”

TEDBİRLERLE VİYANA’YI GEÇTİ

Avdagiç, İstanbul’a artan ilgiyi ise şu iki örnekle açıkladı: “Birincisi; 2021 Yılı Best Cities tarafından açıklanan ‘Dünyanın En İyi 100 Şehri’ listesinde İstanbul, Hong Kong ve Viyana gibi şehirlerin önüne geçerek 21’inci sırada yer aldı. İkincisi; Euromonitor International’ın hazırladığı ‘En İyi 100 Şehir’ raporunda ise İstanbul; Avrupa sıralamasında 3’üncü, dünya sıralamasında 8’inci oldu. Amsterdam ve Viyana gibi şehirlerin önüne geçti. Bu sıralamada da kıstas, pandemi sürecinde alınan önlemler…”

İSTANBUL’UN TURİZM ÜSTÜNLÜĞÜNÜ DİRİ TUTACAĞIZ

İstanbul’da, 2010-2019 yılları arasında toplam 1.041 büyük ölçekli kongrenin yapıldığını hatırlatan Avdagiç, Covid-19 salgınının henüz başlamadığı 2019’da, İstanbul’un dünyada büyük kongrelere ev sahipliği yapan 424 şehir içinde 44’üncü, Avrupa’da ise 27’nci sırada yer aldığını bildirdi. Avdagiç, şöyle devam etti: “İstanbul’un 2019’da ev sahipliği yaptığı dünya çapındaki kongre sayısı bir önceki yıla göre yüzde 75 artış göstermişti. Son 3 yılda, dünya şehirler sıralamasında 133’üncü sıradan 84’e ve en son 44’üncü sıraya yerleşen İstanbul’un bu alandaki potansiyeli çok büyük. İstanbul’un turizm üstünlüğünü pandemi döneminde diri tutacağız. Pandeminin etkilerinin azalmasına bağlı olarak başlayacak uluslararası fiziki kongre ve toplantılar için başvurularımızı bugünden yapıyoruz.”

HEDEF İLK 20

“İstanbul olarak salgın sona erdiğinde başlayacak küresel kongre turizmi yarışına ilk 20’den girmek istiyoruz” diyen Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası’nın, katılımcı sayısı 700 ile 3 bin 500 arasında değişen 4 uluslararası kongre ve toplantı için adaylık çalışmalarına başladığını söyledi.

Avdagiç, uluslararası kongrelerin başvuru ve hazırlık süreçleri birkaç yıl önceden yapıldığı için küresel aşılama öngörüleri ile kongre turizmi takviminin yoğunlaştığını dile getirdi.

Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) da başkanlığını yapan Avdagiç, “2024’ten itibaren katılımcı sayısı 700 ile 3 bin 500 arasında değişen 4 uluslararası kongre ve toplantıyı İstanbul’da gerçekleştirmek için adaylık çalışmalarına hız verdik. İstanbul olarak salgın sona erdiğinde başlayacak küresel kongre turizmi yarışına ilk 20’den girmek istiyoruz. Bu yüzden, 2024’te yapılacak Avrupa Spor Psikolojisi Kongresi’ni İstanbul’a getirmek istiyoruz. Yine 2025’teki Avrupa Organ Nakli Derneği Kongresi’ne (ESOT) talibiz. 2026’da ise Uluslararası Parazitoloji Kongresi (ICOPA) ve Avrupa Osseointegrasyon Derneği Kongresi (EAO) de takibimizde” diye konuştu.

Avdagiç, prestijli uluslararası kongrelerin büyük çoğunluğunun ‘aynı şehirde’ ancak 10 yıllık bir döngü ile yeniden yapıldı-ğını, dolayısıyla hazırlık çalışmalarının son derece önemli olduğunu vurguladı.

2021’DE FİZİKİ KATILIMLI ETKİNLİKLER ARTACAK

Şekib Avdagiç, 2020’de İstanbul’da yapılması planlanan 11 uluslararası kongrenin ertelendiğini, 2’sinin iptal edildiğini, 3’ünün sanal, 2’sinin de fiziki katılımlı olarak gerçekleştiğini belirterek, “Ulusal kongrelerimizin ise 9’u ertelendi, 1’i iptal edildi, 70’i sanal, 21’i de fiziki katılımlı olarak gerçekleşti” dedi.

Avdagiç, 2021 yılında planlanan kongreler ile ilgili ise şu bilgileri paylaştı: “2021 yılında İstanbul’da 12 fiziki katılımlı ve 3 sanal uluslararası kongre ile 45 fiziki katılımlı ve 52 sanal ulusal kongre yapılacak. Bu, kongre turizmi açısından olumlu bir tablo. İnanıyorum ki, fiziki katılımlı etkinlikler, alınan tedbirler doğrultusunda artabilecektir.”

Başkan Avdagiç, salgının getirdiği tüm zorluklara ve kısıtlamalara rağmen, İstanbul’un turizm ve etkinlik sektörlerini ayakta tutmak için önemli çalışmalar yapıldığını belirtti. İstanbul’un 29 Mayıs’ta UEFA Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yapacağını hatırlatan Avdagiç, yine 11-13 Haziran tarihlerinde Formula 1 yarışlarının İstanbul Park’ta gerçekleşeceğini söyledi. Avdagiç, 11 Eylül-14 Kasım’da ise dünyaca ünlü birçok sanatçı ve sanatseverin İstanbul Bienali’nde buluşacağını kaydetti.

MECLİS’TEN YANSIMALAR

TÜRKİYE’NİN DİNAMİZMİ SALGINI SİLER

İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk Oran, yaptığı konuşmada, Covid-19 salgınında üçüncü dalga dönemiyle birlikte yeni bir tam kapanma sürecininin yaşandığını hatırlattı. Ekonomiyi hayli yoran bu sürecin yılın ikinci yarısının çok daha sağlıklı ve bereketli geçirilmesine vesile olacağını belirten Öztürk Oran, “Türkiye’nin dinamizmi, salgının negatif etkisini ilk fırsatta silip geçecektir. Biz buna yürekten inanıyoruz” dedi.

Gelişen ve değişen Türkiye’nin sadece ekonomik açıdan değil, siyasi ve jeopolitik olarak da küresel alanda dikkatleri çektiğini belirten Oran, “Bu kararlı yürüyüş, Türkiye’nin (yıllara sari şekilde) mücadele ettiği birtakım meselelerin önümüze daha sık getirilmesini beraberinde getiriyor” uyarısında bulundu ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Biden’ın 24 Nisan günü sözde soykırım yalanına yönelik mesnetsiz ifadeleri de işte böyle bir yaklaşımın, cehaletle örülü bir dilin tezahürüdür. Muhakkak ki bu tür söylemler; iki ülke münasebetleri açısından yaralayıcı, köklü ticari ve siyasi ilişkileri zedeleyen elim bir karar olarak tarihe geçmiştir. Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında yöre halkını katleden çeteleri besleyenlerin, etnik ayrılıkları kaşıyanların bugün bize ders vermeye hakkı olamaz.”

Tarihi meselelerin siyasi heveslere kurban edildiğini bir kez daha gördüklerini ifade eden Oran, “İstanbul Ticaret Odası Meclisi olarak ABD Başkanı’nın bu sözlerini reddediyor, lobilerin yalanına ortak olmaktan ivedilikle vazgeçmesini talep ediyoruz” çağrısında bulundu. Oran, “Bizim tarihimizde soykırım yok. Düşmüşe vurmak yok. Mabetleri talan etmek yok. Savaş şartlarında dahi olsa aman dileyene insaf etmemek yok” diye konuştu.

Sağlık çalışanlarımıza minnettarız
Ahmet Bilal Kıymaz-Örme Kumaş, Çorap ve Trikotaj Meslek Komitesi: Eşim ile Covid-19 hastalığına yakalandık. Hastalığımızın başladığı tarihten itibaren Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde tedavi görüyoruz. Buradan tüm sağlık çalışanlarıyla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin Başhekimi Mehmet Emin Kalkan’a çok teşekkür ediyorum. Bu zorlu süreçte bizleri hiç yalnız bırakmayan, İTO Başkanımız başta olmak üzere arayan herkese minnettarım. Şehir hastanelerimizin ne kadar önemli olduğunu gördüğümüz bu süreçte, tüm devlet büyüklerime şükranlarımı sunuyorum. Ülkemizde ve dünyada aşılamanın çok önemli olduğunu görüyoruz.

Karbon ayak izine bir süre daha katılmayalım
Hüseyin Akarçeşme-Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi: Aklınıza gelecek tüm ürünler artık karbon hesabına dahil
olacak. Bunun yanında lojistik sürecindeki karbon girdisi de dikkate alınıyor. Asıl amaç, AB dışındaki ülkelerin yani özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasını yavaşlatmak. Türkiye’de kömürden enerji üretimi oldukça önemli; çünkü o bizim kara elmasımız. Bu durumun tek suçlusu fosil yakıtlar değil. Elbette karbon ayak izi bakımından dünyamız için önemli bir tehdit söz konusu. Bunun için ülkelerin ve şirketlerin harekete geçmesi lazım. Ülkemiz için önemli olan kömür üretimi de bu kapsama girdiği için bir süre daha karbon ayak izi sürecine dahil olmaması Türkiye’nin lehine olacak. Çünkü Türkiye kömür üretiminde dünyada 5. sırada yer alıyor.

Anneler Günü izni için teşekkür ediyoruz
Kadir Gümüş-Peyzaj ve Çiçekçilik Meslek Komitesi: Anneler Günü’nün olduğu haftasonu çiçekçilerin açık kalması için çalışma yapan Yönetim Kurulu Başkanımız Şekib Avdagiç’e, Meclis Başkanımız Öztürk Oran’a, Genel Sekreterimiz Prof. Dr. Nihat Alayoğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Diğer konumuz, tam kapanma ile ciddi sorunlar yaşıyoruz. Nasıl ki sebze-meyve farklı bölgelerde üretiliyorsa bizim sektörümüzdeki ürünler de farklı bölgelerde, farklı dönemlerde üretiliyor. Mevsimlik çiçek üreticilerimiz İstanbul’da da var; Yalova, Mersin, Antalya gibi illerimizde de üretim yapılıyor. Mevsimlik çiçek üreticilerinin büyük çoğunluğu küçük üreticiler. Bu zamanda kapalı olmamız büyük bir talihsizlik oldu. Kapanmanın bu dönem olması, diğer aylardan 5-6 kat fazla sıkıntıya sebep oldu. Tam kapanma dönemi boyunca, çiçekçi satış seralarının, çiçek mağazalarının açık olmasını talep ediyoruz. Mayıs ayı sektörümüz için çok önemli. Soruna çözüm bekliyoruz.

Çeklerin ibraz edilememesi sorunu çözülmeli
Aziz Taşözü-Cam ve Cam Ürünleri Meslek Komitesi: Tam kapanma döneminde, çeklerin ibraz edilmemesiyle ilgili bir düzenleme getirildi, mayıs ayı boyunca geçerli olacak. Bu düzenlemeyle, mayıs ayı boyunca çeklerin ibraz edilmemesi bazı olumsuz durumları da beraberinde getirdi. Bazı firmalar bunu borçlarını ödememek için bir aylık hak olarak algılayıp, yükümlülüklerini yerine getirmek yerine parasını faizde tutuyor. Dürüst iş insanları bu uygulamayı kötü niyetle değerlendirenler tarafından çaresiz duruma düşürülmüştür. Çek ödemelerini alamayan firmalar bu nedenle vadesi gelen ödemelerini yapamıyor. Firmaların bu sorun sebebiyle maliyeti yüksek banka borçlarına düşmemeleri için gereken çözüm üretilmeli. Birçok firma bu düzenlemeden sıkıntı çekiyor. Sorunun hızlı bir şekilde çözümünü talep ediyoruz.

Yönetmelik yeniden düzenlenmeli
Mustafa Hakan Özelmacıklı-Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi: Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 16 Nisan 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelikle Emlakçılık Yetki Belgesi almak isteyen kişilere yönelik olarak lise mezuniyeti şartı kaldırıldı, ilkokul mezunlarına da emlakçı olma yolu açıldı. Yönetmeliğin çıkış amacı, işin nitelikli insanlar tarafından yapılmasıydı. Bu tür değişikliklerde sektörün görüş ve önerileri alınmalı. Konuya ilişkin düzenleme talebimiz oldu. Günlük ilanlarla ilgili de sahibinden yapılan günlük veya saatlik kiralama ilanları gerek sağlık gerekse yasa dışı faaliyetler nedeniyle çok sakıncalı. Konuyla ilgili çeşitli düzenlemeler gerçekleştirilse de sorun devam ediyor. Bununla ilgili acil bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Sahibinden ilan verilen kişiler için mutlaka bir kimlik kontrolü yapılmalı. Taşınmaz ticaretinin para transferinin kolaylaştırılması adına başlatılan Takasbank uygulaması neredeyse hiç kullanılmıyor. Bu uygulamanın iyi kullanılması için emlak işletmelerinin Takasbank’ta yapılacak işlemlere entegre edilmesini istiyoruz.

Kozmetikçiler açık kalmak istiyor
Mücahit Yıldız-Kozmetik Meslek Komitesi: Kapanma ve tam kapanma döneminde yeni çıkan uygulamalarda devlet adına görev yapan memurlar tam bilgi sahibi olmadıklarından dolayı farklı işlemler yapıyor. Kozmetik perakendeciliği yapanların bazıları çalışabilirken bazılarına da ‘kapatmalısınız’ deniliyor. Bir ecza deposunun 30 şubesi var, hepsi muafiyet alırken genel müdürlük alamıyor. Muafiyet NACE listesini tam olarak alamadık. Çalışanlar e-devletten belge alırken zorlanabiliyor. Bunu şirketlerin insan kaynakları yapabilse tek elden işler daha da hızlandırılabilir. İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi ile marketlerin bazı bölümleri kapatıldı. Parfüm ve makyaj malzemesi ürünleri hariç olmak kaydıyla kozmetik reyonlarının açık olabileceği belirtiliyor. Ama kozmetik mağazaları bu şartları uygulayabileceği halde kapatılıyor. Anneler Günü ve bayram gibi özel günler sektörümüzün satışlarının en yoğun olduğu zamanlar. Kozmetik perakendecileri ve dağıtıcıları olarak açık olmak istiyoruz.

Ortak araştırma komisyonu
Rasim Bilgehan-Örme Kumaş, Çorap ve Trikotaj Meslek Komitesi: Pandemide geldiğimiz noktayı tünelin çıkış noktası olarak görüyorum. Son bir gayretle bu süreçten çıkacağımızı ümit ediyorum. Geçtiğimiz haftalarda ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihi olayları çarpıtarak kullandığı soykırım ifadesini kınıyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın iki ülkenin 1915 olaylarını araştırmaları için ortak araştırma komisyonu teklifini doğrudan reddedenlerin niyetleri apaçık ortada. Ayrıca Biden’ın öncelikle ABD tarihine bakması gerekiyor. İş dünyası olarak devletimizin her adımının arkasındayız.

NACE kodu alımı kolaylaşsın
Hacı Demir-Mali Müşavirlik Meslek Komitesi: Tam kapanma dönemi birçok belirsizliği beraberinde getirdi. Özellikle NACE kodlarına göre muafiyete tabi olan firmaların belirlenmesinden kafa karışıklıkları ortaya çıktı. Bu durumda NACE kodlarının önemini bir kez daha anlamış olduk. Mayıs ayında kurumlar vergisi ödenmesi ve ciro durumlarının belirlemesinden sonra NACE kodu belirlenmeye başlanır ve NACE kodu bildirimi yapılırdı. Eskiden dilekçe ile yapılan NACE kodu belirlenmesi süreci artık uzamış durumda. Bu sürece dahil edilen yoklama memurları, NACE kod oluşumunu uzatıyor ve gereğinin olmadığını düşünüyorum. Firmaların doğrudan ilgili kuruma bildirimleri sonrasında NACE kodu oluşması, sektörleri hızlandıracak ve belirsizliği ortadan kaldıracak. Çünkü bu durum firmaların üretimlerini ve ticari hayatını doğrudan etkiliyor. Bu yüzden talebimiz firmalarımızın yoklama sürecine tabi olmadan NACE kodu alabilmesi. Tam kapanma sürecinde firmalarımız tüm ticari faaliyetleri durmuşken sigortaları, faturaları durmadan katlanarak devam ediyor. Bu süreçleri göz önünde bulundurarak, gecikme faizlerinin uygulanmaması gerekiyor. Bunu özellikle rica ediyoruz.

Üç sektör daha kapsama alınmalı
Hüseyin Karasu-Tekstil Terbiye Meslek Komitesi: Kuru temizleme, halı yıkama ve çamaşırhane sektörlerinde sokağa çıkma yasakları sebebiyle önemli sıkıntılar yaşanıyor. Halı yıkama sektörü, genelge öncesinde halıları temizlenmek üzere müşterilerinden teslim aldı. Teslimat süreleri geldi fakat yasaklar sebebiyle müşterilere halıları teslim edemiyorlar. Sektör ile müşteriler karşı karşıya geliyor. Çamaşırhanelerde yine yasaklar kaynaklı sıkıntılar var. Otellerin, hastanelerin çarşaflarını, yastık kılıflarını yıkayan çamaşırhane firmaları var. NACE kodundan dolayı bu süreçte onlar da çok zorluk yaşıyorlar. Kuru temizlemecilerin de önemli sorunları var. Onlar da otellerin personelinin, otellerde konaklayan misafirlerin elbiselerini temizliyorlar. Tam kapanmadan dolayı müşterilerine elbiselerini teslim edemiyorlar. Bu üç sektör de muafiyet kapsamına alınmalı. Kuruyemişçilere, toto bayilerine izin verilirken bu sektörlerimize izin verilmemesine bir anlam veremiyoruz.

Gümrük müşavirleri ismen muaf listesine alınmalı
Serdar Keskin-Gümrük Müşavirliği Meslek Komitesi: Bu dönemde sektörümüzün en önemli konusu sokağa çıkma yasakları… Türkiye’de yıllık 7 milyon ihracat ve ithalat beyannamesi düzenleniyor. Bunun 6.5 milyonu gümrük müşavirleri tarafından düzenleniyor. Toplam rakamın 4 milyonu ise İstanbul’da düzenleniyor. Tam kapanmayla ilgili son genelgeden sonra valiliklerin bu konuda yetkisi yok. Önceden Valilikte her hafta hıfzıssıhha toplantısı oluyordu, mesleğimiz sokağa çıkma yasağında ismen muafiyet listesine giriyordu. Gümrük müşavirleri, Gümrük Kanunu’na göre aldığı yetkiyle diğer şehirlerdeki gümrük işlerini de takip edebiliyorlar. İçişleri Bakanlığı genelgesinde muafiyet listesinde gümrük müşavirleri de ismen olmalı. Bu konuyu İçişleri Bakanlığı’na ilettik, Yeni Ticaret Bakanımıza da bu konu iletildi.

Beyan sistemine dönülmeli
Ali Bakaner-Demir Dışı Metaller Meslek Komitesi: Tevkifat uygulamasından doğan KDV iadelerinde, daha önce alıcıların tevkif ettikleri KDV’yi beyan etmiş olmalarını yeterli bulurken, 35 Seri No’lu KDV Tebliği ile 1 Mart 2021 tarihinden itibaren alıcıların tevkif ettikleri KDV’leri vergi dairelerine ödemiş olmaları şartı getirildi. Bu durum firmaları önemli ölçüde zorluyor. Firmaların KDV ödemeleri gecikmiş, birikmiş durumda. Bu karışıklığa son verilip önceki uygulamaya dönülmesini talep ediyoruz.