Türkiye iklim anlaşmasının kapsama alanında

Paris Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışının 1.5 dereceyle sınırlandırılması ve sera gazı emisyonlarının 2050’ye kadar sıfırlanması için ülkelerin ortak çalışmasını öngörüyor.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 12 Ekim 2021 Salı
AA + -

Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu’nda Paris Anlaşması’nı onaylama planını duyuran Türkiye, iklim kriziyle mücadelede yeni bir sayfa açtı. Paris Anlaşması’nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) sürecin ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 21’inci Taraflar Konferansı’nda kabul edilen ve Türkiye Cumhuriyeti adına 22 Nisan 2016’da imzalanan Paris Anlaşması’nın beyanı ile birlikte onaylanmasının uygun bulunduğu belirtildi.

SÜREÇ 2015’TE BAŞLADI

Paris Anlaşması, Aralık 2015’te Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 21. Taraflar Konferansı’nda kabul edilmişti. Türkiye’nin 22 Nisan 2016’da 175 ülkeyle birlikte imzaladığı anlaşma, 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girdi. BMİDÇS’e taraf 197 ülkenin imzası bulunan anlaşmaya Eritre, Irak, İran, Libya, Yemen ve Türkiye taraf olmadı. Türkiye’nin BMİDÇS’in gelişmiş ülkeler kategorisini oluşturan Ek-1 listesinden çıkarılmayı ve gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayı talep etmesi, anlaşmanın bugüne kadar onaylanmamasının nedenlerinden biri olarak görüldü.

ÜLKELERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Dünyanın ilk kapsamlı iklim anlaşması olarak tarihi önem taşıyan Paris Anlaşması’nı onaylayan ülkelerin, küresel sıcaklık artışını 1.5 dereceyle sınırlandırmak ve 2050’ye kadar sera gazı emisyonlarını sıfırlamak için taahhütlerini hayata geçirmesi gerekiyor. Bu hedef petrol, kömür gibi fosil yakıt kullanımını azaltarak, yenilenebilir enerjiye yönelmeyi de beraberinde getiriyor. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ulusal katkı beyanları ile emisyon azaltım ve sınırlama hedefleri koymasının istendiği anlaşma çerçevesinde, kararların uygulanması gözden geçiriliyor ve tüm tarafların çalışmaları izleniyor.

TÜRKİYE’NİN 2030 HEDEFİ

Türkiye, 2015’te BM Sekretaryası’na sunduğu ulusal katkı beyanı çerçevesinde emisyon artışını 2030 itibarıyla yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu. Meclis’te anlaşmanın onaylanmasına ilişkin karar, BM Sekretaryası’na iletilecek ve Türkiye anlaşmaya taraf olacak. Anlaşmanın onaylanmasıyla Türkiye için iklim değişikliğiyle mücadelede hedef ve politikaların belirleneceği yeni bir döneme girilecek.

GLASGOW ZİRVESİ HAZIRLIĞI

Paris İklim Anlaşması’nın uygulama kurallarının büyük çoğunluğu belirlenmekle birlikte bazı önemli konular üzerinde uzlaşı sağlanamaması nedeniyle düzenleme bekleyen bölümler bulunuyor. İskoçya’nın Glasgow kentinde 30 Ekim-12 Kasım 2021 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) Paris İklim Anlaşması’ndaki eksik konuların tamamlanması bekleniyor. Böylece COP26, Paris Anlaşması sonrası genel değerlendirmenin yapılacağı ilk zirve olacak. Zirvede, Türkiye beklentilerini ve taleplerini yenileyecek.

YEŞİL İKLİM FONU’NDAN YARARLANILACAK

Bugüne kadar anlaşmanın Ek-2 listesinde yer almadığı için Yeşil İklim Fonu’ndan yararlanamayan Türkiye, Paris Anlaşması’na taraf olmasıyla birlikte iklim finansmanı sağlayan diğer fonlar ve çok taraflı bankalara erişimde sıkıntı çekmeyecek ve yeni oluşan uluslararası emisyon piyasalarında ticaret yapabilme imkanından yararlanacak.