Yeni dönemde verginin doğru beyanı esas

Dijital hizmetler ve konaklama vergisi ile çok konuşulan yeni torba yasa, aslında doğru beyan ve sahtecilik konusunda da ciddi değişiklikler içeriyor. Buna göre, riskli görülen mükellefler ayrıca izaha davet edilecek. İnceleme raporları olumsuz çıkanların ise mükellefiyeti terkin edilecek.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 03 Aralık 2019 Salı
AA + -

HABER: ADEM ORHUN

Dijital Hizmet Vergisi ile ön plana çıkan torba yasa, mükellefler için önemli değişiklikler içeriyor. TBMM’de kabul edilen Dijital Hizmet Vergisi ve Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun, yeni bazı vergi türlerini ortaya çıkarırken, beyan, riskli mükellef ve yaptırımlarla ilgili hükümlerle de dikkat çekiyor.

Kamu hizmetlerinin ve yatırımların daha sağlıklı şekilde yürütülmesi için verginin tabana yayılmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. İlgili resmi kurumlardan beyana dair duyurular yapılırken; yetkililerin, doğru beyanın yaygınlaştırılması için iş dünyasının daha hassas davranması yönündeki çağrıları da arttı.

Önceki hafta İstanbul Ticaret Odası’nda sektör temsilcilerinin sorularını cevaplayan Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay da konuşmasında iş dünyasının doğru beyan konusunda daha sorumlu davranması gerektiğini ifade etti.

MÜKELLEFİYET KAYDINA DÜZENLEME

Nitekim, yeni dönemin işaretlerini veren bu gelişmeler mevzuatta daha fazla yer bulmaya başladı. Yeni torba yasada, Vergi Usul Kanunu’nda (VUK) değişiklikler yapan hükümler yer aldı. VUK’ta 160’ıncı maddeden sonra gelmek üzere “Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini” konusunda önemli eklemeler yapıldı.

Bu eklemelerle yapılan düzenleme ise şöyle oldu: “Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır.” Bu hükmün devamında da raporun olumsuz çıkması halinde vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydının terkin edileceği kaydedildi.

TEMİNAT ÖDENECEK

Böyle bir durumda sürecin nasıl devam edeceği ise yeni maddede şöyle yer buldu: “Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde 10’u tutarında aynı maddede belirtilen türde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.”

SAHTE BELGE

VUK’ta değişiklik getiren ek maddelerde ayrıca sahte belgeyle ilgili olarak şu hükümler yer aldı: “Mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediği tespit olunursa, mükellef hakkında 153/A maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilir. Şu kadar ki, daha önceden alınmış olan teminat, sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar mükellefe iade olunmaz.”

İLAN EDİLECEK

Ayrıca bu madde kapsamında elektronik belge düzenleme yükümlülüğü getirilen mükelleflere ilişkin bilgilerin, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre duyurulacağı kaydedildi. Bu kapsamda yapılan duyuruların vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmayacağı belirtildi.

İZAHA DAVET

Torba yasada, VUK’un ‘izaha davet’ konulu 370’inci maddesi de değiştirildi. Buna göre, “Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir” denildi.

KAYIP CEZASI

Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde ise sürecin şu şekilde yürütüleceği hükme bağlandı: “Değerlendirme sonucu tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da belirtilen nispette gecikme zammı ile aynı sürede ödeme yapılır. Bu şekilde vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden yüzde 20 oranında kesilir.”