ITO Ticaret logo
  • EURO4,54
    % -0,80
  • DOLAR3,86
    % -0,48
  • ALTIN156,21
    % 0,22

MÜSİAD’ın önceliği üretim ekonomisi

MÜSİAD’ın yeni Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, İstanbul Ticaret’in sorularını cevaplandırdı. Kaan, “Ana önceliğimiz üretim ekonomisi. Yatırımı, ticareti ve ihracatı artırmak için projeler üretiyoruz” dedi.

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2017 Salı
AA + -

* Orta ölçekli sanayiciler için 81 ilde TOSİ adıyla sanayi siteleri kurulması için çalıştıklarını belirten Kaan, yılın ikinci yarısında ekonomide yatırım ortamının genişleyeceğini vurguladı. Kaan, şirketlere önümüzdeki dönem için de tüyolar verdi.

MÜSİAD’ın Haziran ayında yapılan Genel Kurulunda Genel Başkanlığa seçilen Abdurrahman Kaan, gazetemizin sorularını cevaplandırdı:

İş hayatınızdan, ailenizden ve MÜSİAD ile tanışma hikâyenizden bahseder misiniz?

İş hayatına 1985’te; Kaanlar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde Satış ve Pazarlama Birimi’nde başladım. Mesleğimi aynı şirkette üst yönetici olarak sürdürüyorum.
AR-GE’ye özel önem veren bir iş adamıyım. Türkiye’de 20’ye yakın ilkim var. Dünya Ambalaj Ödülü sahibiyim ve bunun yanında ürün geliştirme konusunda faaliyetlerde bulundum.

MÜSİAD’ın kuruluş aşamasında yer alan bir aileden geliyorum. 1991’de ilk üye olan büyüğümüz Mustafa Kaan Bey kurumda sekiz yıl görev yaptı. Ben de 2001 yılında dahil oldum. 2006’da Gıda, Tarım Sektör Kurulu Başkanı oldum. 2009’da MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi olarak Sektör Kurullarından sorumlu Başkan Yardımcılığı, ertesi yıl Bütçe ve Mali İşler Komisyon Başkanlığı, 2011’de MÜSİAD Teşkilatlanma Komisyonu Başkanlığı görevine geldim. 2012 yılında ise Teşkilatlanmadan, Üye İlişkilerinden ve Üye Kabul Komisyonundan sorumlu, aynı zamanda Genç MÜSİAD’dan da sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım. Bu yıl 3 Haziran’daki 24. Olağan Genel Kurul’da MÜSİAD Genel Başkanı oldum.

Görev aldığınız diğer sosyal çalışmalarınız hakkında da bilgi verir misiniz?

Ambalajlı Süt Ürünleri Derneği’nin, Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği’nin (TÜRES) ve Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Derneği’nin (ASÜD) kurucu üyesiyim. TÜBİTAK’ta Gıda, Tarım Sektör Kurulu’nda danışman olarak görev yaptım. MÜSİAD’ın vakıflarından UTESAV’da Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Ayrıca, İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Üyesiyim.

Türkiye 15 Temmuz 2016’da unutulmayacak bir kahramanlık hikâyesi yazdı. Hain darbe girişimine karşı ‘Demokrasinin Zaferi’ hakkında hangi mesajları paylaşmak istersiniz?

Öncelikle bu hain darbe girişimini inşallah bir daha yaşamayız. MÜSİAD camiası olarak 15 Temmuz akşamı 00.00’da sahaya indik. Nöbet süresince de 81 ilde teşkilatlarımızla sahada yer almış bir sivil toplum kuruluşuyuz. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında hemen bir yol haritası belirledik. 1 hafta içinde 8 ayrı etkinlik yaptık. Gündüzleri üretmeye, geceleri de meydanlarda direnmeye devam ettik.

Bu süreci bütün STK’lar ile işbirliği içinde yönetmeye ve planlı hareket etmeye özen gösterdik. Birlik ve beraberliği pekiştirecek, ülkemizin imajını yüksek tutacak her türlü faaliyeti planladık ve uyguladık; ziyaretlerde bulunduk.

15 Temmuz sonrasında gerek yaptığımız açıklamalarda, gerekse okuduğumuz bildirilerde, iş dünyası olarak, “Üretmeye ve Direnmeye Devam” dedik. Eylemlerimiz ve söylemlerimizle ticari hayatın aksamadan devam etmesi için gayret gösterdik. FETÖ cuntasının kalkışması sonrasında işletmelerimizde ve MÜSİAD’da hiçbir faaliyeti askıya almadık, ertelemedik, iptal etmedik. Bu hem bizim için, hem de iş dünyası için çok önemli.

MÜSİAD, sizin başkanlığınızda öncelikle hangi icraatları hayata geçirmeyi hedefliyor? 2023’e giden yolda nasıl bir MÜSİAD ve Türkiye ekonomisi arzu ediyorsunuz?

MÜSİAD sadece bir iş adamları derneği değil bir medeniyet davasıdır. Yeni yönetim ekibimiz, teşkilatımız, profesyonel kadromuz ve en önemlisi üyelerimiz ile bu medeniyeti büyütmek üzere kolları sıvadık. Yatırımı, ticareti ve ihracatı artırmak üzere seferberlik ilan ettik ve bu kapsamda projeler üretiyoruz. Ana önceliğimiz üretim ekonomisi olacak. Üreterek büyümek için üzerimize ne düşüyorsa fazlasıyla yapacağız. Sanayinin büyümesi ve katma değerli ürün geliştirmesi için çalışmalarına hız verdik.

Orta ölçekli sanayiciler için 81 ilde sanayi siteleri kurulması için çalışıyoruz. Toplu Sanayi İdaresi (TOSİ) diye ifade ettiğimiz proje, üreterek büyüme stratejimizin yapı taşlarından birini oluşturuyor. 3 yıllık titiz bir çalışmayla oluşturduğumuz projemizin hayata geçmesini sağlayacak kanuni altyapının çıkması için gerekli görüşmelerimizi yapıyoruz.

FAİZSİZ ÜRETİM MODELİ

Yüksek faiz, günümüz ekonomilerinde yatırımcılar için büyük engel ve risk oluşturuyor. MÜSİAD’ın yeni dönemde, kâr odaklı ve üretimi besleyen faizsiz çözüm ile faizsiz model hazırlığı yapıyoruz. Bir girişimcinin yapacağı yatırım ya da bir yatırımcının sürdürülebilir bir büyüme içinde olmasının önündeki en büyük engeli faiz olarak görüyoruz. Büyük umutlarla girilen işler, belki risk alınarak hayata geçirilen işletmeler, faiz kurbanı oluyor. Çünkü kazanılan paranın hatırı sayılır miktarı faize gidiyor. Biz bu noktada faizsiz modeller üzerine yoğunlaştık.

Türkiye, artık faiz dışı fazladan yatırım dışı fazla esasına dayalı bir ekonomik yapıya geçmelidir. Bu noktada yeni bir komisyon oluşturduk. MÜSİAD Girişim Sermayesi Yatırım Komisyonumuz, faizsiz finans ilkeleri doğrultusunda girişimcileri yatırım sermayesiyle buluşturan en güçlü uluslararası yatırım ağı olmayı amaçlıyor.

ERDEMLİ İNSAN EĞİTİMİ

MÜSİAD’ın, iş dünyasında ve iş dünyasıyla doğrudan ilgili alanlarda, tecrübelerin paylaşıldığı, çalışmaları da olacak. MÜSİAD olarak biz, elde edilen rakamsal kazanımları değil, ahlakı ve itibarı önceliğimize koyuyoruz. Bu kapsamda oluşturduğumuz ‘Erdemli insan eğitimi’ modelimizle, tüm şubelerimiz dâhil olmak üzere bir eğitim kampanyası başlatacağız.

MEVZUAT ÇALIŞMALARI

Bugüne kadar Türkiye’de dile getirilmemiş veya çözüm üretilmemiş, ekonomiyi, toplumu, sosyal hayatı etkileyen konulara yönelik mevzuat çalışmaları yapacağız. Ekonomi ana işimiz gibi gözükse de aileden eğitime, sağlıktan spora, sanattan hukuka yani hayatın her alanıyla ilgili önemli kanun tasarısı önerileri sunacağız.

STRATEJİK ALANLAR

Sosyal, Stratejik Alanlar ve Politikalar Başkanlığı olarak yeni çalışmalarımız var. Türkiye’de savunma ve havacılık sektöründe, bilgi teknolojilerinde, yine stratejik alan olarak gördüğümüz gıda, tarım ve hayvancılık sektöründe, enerji ve çevre sektörlerinde ve aynı zamanda yatırım ortamının iyileştirilmesi ve sanayide dönüşüm konusunda da çalışmalar yapacağız.

25 BİN DOLAR GELİR

MÜSİAD’ın 2023 vizyonuna gelince, Türkiye’nin, 2023 vizyonu kapsamında milli geliri 2 trilyon dolar seviyesine çıkararak dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak, kişi başı milli geliri 25 bin dolar üzerine çıkarmak, yıllık 500 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşmak, yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payının yüzde 20’lere çıkarılması gibi oldukça büyük hedefleri var.

Hedeflere varabilmek için Türkiye’nin bugün geldiği aşamanın çok önemli bir dönemeç olduğunu ve faize dayalı mevcut sistemin ciddi bir şekilde sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz. Aslolan, ekonomik büyümenin yanı sıra, bunun adil paylaşımı ve toplumsal refah artışıdır. Çok iyi biliyoruz ki, faizli ekonomide sistemi değiştirmeden faizi değiştirmek mümkün olmayacaktır.

Orta gelir seviyesinden yüksek gelir seviyesine yükselmek için; ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması, uluslararası rekabet gücüne ulaşmak için kaliteli işgücünün sağlanması, 24-50 yaş aralığındaki nüfusun aktif bir şekilde çalışma hayatına, üretime dâhil edilmesi çok önem taşımaktadır. Ancak bu koşullar altında hedeflerimizden sapmadan 2023’e giden yolda ilerleyebileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda gerekli kanunların yapılması için çalışacağız, Türkiye’nin önünü açacak projelere adım atmayı hedefliyoruz.

Yoğun iş hayatı dışında vakit buldukça yapmaktan hoşlandığınız hobileriniz var mı? Diğer meşgale konularını öğrenebilir miyiz?

İş hayatım içinde Kaanlar ve MÜSİAD olarak, 363 gün çalışıyorum. AR-GE’ye önem veren bir kişi olduğum için mümkün olduğunca gözlem ve analiz yapmayı çok severim. Toplumu ve ihtiyaçlarını incelerim. Alternatif tıp üzerine çalışmaktan hoşlanırım. Bunun yanı sıra değişik üretim metotları denemeyi de severim. İnsanlara özellikle faydalı olmak için mümkün olduğunca bildiğim her şeyi anlatmaya çalışırım. Tatilde akraba ziyaretlerini çok önemsiyorum.

Son olarak; iş hayatına yeni giren yatırımcılara, girişimcilere hangi öğütleri verirsiniz?

İş hayatında, “Tecrübe, parayla satın alınamaz, yaşayarak öğrenilir” prensibi benim için çok önemlidir. Öncelikle bir işe girmeden önce, tecrübe sahibi insanlarla istişare yapmalarını önemsiyorum. İkincisi, şirket kurulacağı ya da yeni bir iş yapılacağı zaman, bunun kurgusunu iyi yapmaları gerekiyor. Bir işe girmeden önce hayal edip, sonuna kadar üzerinde oynamalar yaparak ondan sonra girişim aşamasına geçilmesi benim genel prensibimdir.

Gençlerin, öncelikle helalinden para kazanmayı hedeflemeleri gerekiyor. Çünkü bereket kavramını Cenab-ı Hakk’ın verdiğini unutmamaları gerekiyor. Çeşitli teşvikler oluyor, bu teşvikler onların önüne gelebilir; ama eğer ticaret yapacaklarsa, satışa yönelik üretim modelini tercih etmelerini öneririm. Bir de çok ortaklı bir işe girmeleri durumunda adaleti ön plana almalarını, ehliyete ve liyakata da dikkat etmelerini tavsiye ederim.

İKİNCİ YARIDA İVME ARTACAK

Yılın ikinci yarısında nasıl bir ekonomik performans öngörüyorsunuz? Ekonomi ve yatırımlar için hükümetten öncelikli hangi reformları bekliyorsunuz?

  • İmalat sanayiine katkı şart: Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü. Bu dönemde inşaat yatırımları yüzde 10 arttı. Toplam yatırımlar önceki yıla göre yüzde 2.2 oranında genişlese de makine-teçhizat yatırımlarında yüzde 10.1 oranında bir gerileme yaşandı. 2017 için yüzde 4.4’lük büyüme hedefine ulaşabilmek istiyorsak, bilhassa imalat sanayiine yönelik yatırımlardan katkı almamız gerektiğini düşünüyoruz. Yılın ikinci çeyreğinde bu yönde bir toparlanma da mevcut. 
  • Yatırım ortamı genişleyecek: MÜSİAD olarak üyelerimizle anketler vasıtasıyla yaptığımız ve her ayın son iş günü paylaştığımız SAMEKS’in sanayi endeksinde yılın ikinci çeyreği boyunca artış olduğunu gördük. Hükümet tarafından alınan ek tedbir ve teşviklerin de etkisiyle, sanayideki bu toparlanma eğiliminin yıl sonuna kadar süreceği ve yatırım ortamının genişleyeceği kanaatindeyiz. Ekonomideki yatırım potansiyelinin artırılmasının yolu, başta KOBİ’ler olmak üzere özel sektörün yatırımlarını kolaylaştıracak projelerden geçiyor. 
  • 81 kente orta ölçekli sanayi: Bu bağlamda MÜSİAD olarak bizim önerimiz “81 İlde Orta Ölçekli Organize Sanayi Bölgeleri” kurulmasıdır. Aynı zamanda ulusal imkânlarımız ile milli bir sanayileşme hareketini seferberlik anlayışı ile başlatmanın, ülkemizin orta gelirden çıkışı için önemli bir adım olacağını düşünüyoruz.

ŞİRKETLERE TÜYOLAR

Şirketlere, döviz kuru riskini karşılama ve yeni ihracat pazarlarına yelken açma konusunda başlıca hangi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Mevcut koşullar altında, tasarruf oranlarının düşüklüğü sebebiyle borca dayalı büyüme maalesef kaçınılmaz. Sermaye ihtiyacımızı da göz önünde tutarak, mal ve hizmet ihracatında üretim modeline geçilmesi ve bir ‘ihracat seferberliği’ başlatılmasını çok önemli görüyoruz.

Yılın ilk çeyreğinde gerçekleşen büyümenin yarısı ihracattan geldi. Bu durum sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için dış talebin önemini açıkça gösteriyor. Bu nedenle Türkiye ekonomisinin; yalnızca iç talep kaynaklı tüketimle değil, aynı zamanda yatırımlar ve dış talebin de pozitif katkısıyla gerçek potansiyelini ortaya koyabileceğini düşünüyoruz.

İhracatçılarımızın yeni pazarlara açılımını kolaylaştırmak için yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları imzalanmalı ve mevcut anlaşmaların kapsamı genişletilmeli. Tasarım ve markalaşmaya yönelik çalışmalar ve destekler artırılmalı, teknoloji ve AR-GE kapasitemizi artıracak politikalar geliştirilmeli ve büyük ölçekli yatırımların ülkemize çekilmeye devam edilmeli.

ORTA ÖLÇEKTE SANAYİ İÇİN TOSİ

Ülkemizde sanayi işletmeleri, küçük sanayi siteleri yani yaklaşık 100-150 metrekarelik sanayi tesislerinde üretimlerini gerçekleştiriyor. Bu işletmelerin, maddi imkân yetersizliğinden dolayı 3 bin metrekarelik organize sanayi bölgelerinde yer almaları mümkün olmuyor. Fiziki ortam, üretim şartlarını etkiliyor ve üretim miktarları düşük oluyor. TOSİ’ler, sanayi siteleri ve OSB arasında sıkışmış işletmeleri bir alternatifle buluşturacak. İşletmesini küçükten orta ölçeğe taşıma hedefi olan firmalara cesaret verecek. Proje, TOKİ öncülüğünde gerçekleşecek ve bir ‘üretim kampüsü’ şeklinde inşa edilecek. Burada en az 200 sanayi yapısı faaliyette olacak. Kampüsün içinde konutlar, bir meslek okulu ve sağlık kuruluşu gibi yapılar yer alacak.