Radyasyona dair pozitif çözümleri millileştirdi

Iradets, radyasyona dayanıklılık testleri ve inovatif radyasyon dedektör sistemleri Ar-Ge’sinde Türkiye’de tek. Türksat 6A uydusunun milli radyasyon analiz yazılımına imza atan firma; Türkiye’nin ilk çevre radyasyonunu ölçen komplex dedektör sistemini, düşük radyasyon enerjisi ile malzemelerin materyal analizini yapan x-Ray cihazlarını geliştiriyor.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 01 Ekim 2019 Salı
AA + -

HABER:   SOYHAN ALPASLAN

Teknopark İstanbul firmalarından Iradets, radyasyona dayanıklılık testleri ve inovatif radyasyon dedektör sistemleri Ar-Ge’sinde Türkiye’de tek. Elektronik cihaz ve sistemlerin, meta maddelerin, biyolojik sistemlerin uzayda maruz kalacakları radyasyona karşı dayanıklılıklarını test eden Iradets, radyasyona karşı, yeryüzü uygulamaları dahil, koruma çalışmaları yapıyor. Firma, TÜBİTAK UZAY işbirliğinde, Türksat 6A uydusunun bütün radyasyon analizlerini yapan milli bir yazılıma da imza attı.

TÜRKİYE’NİN İLKLERİ

Iradets’in geliştirdiği Türkiye için ilk olan ürünler arasında; sağlık sektörü, yurt güvenliği, nükleer santrallar ve çevre gibi hayatımızın birçok alanında kullanılabilecek dedektör sistemleri, düşük radyasyon enerjisi ile malzemelerin üzerinde materyal analizi yapabilen x-Ray cihazları var. Firma, radyoterapide sağlam dokuları koruyan dedektör için patent başvurusuna hazırlanıyor. İstanbul Ticaret’in sorularını Iradets’in kurucusu, yurtdışındaki sayılı bilim insanlarımızdan Prof. Dr. Behçet Alpat cevapladı.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BURSU

Prof. Dr. Alpat kimdir?

1983’de Dışişleri Bakanlığı bursuyla İtalya’da Perugia Üniversitesi’nde doktora yaparken, deneysel yüksek enerji ve plazma fiziği dalında çalışan bir gruba dahil oldum. Post doktoramı SLAC Stanford Linear Accelerator Center’da gerçekleştirdim. Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) burs aldım. 1989’da İtalya Ulusal Nükleer Fizik Enstitüsü’nün kadrolu araştırmacısı olarak çalışmaya başladım. GranSasso yeraltı astroparçacık fiziği laboratuvar deneylerinde, CERN’de LHC hızlandırıcısından bir önceki jenerasyon deneyinde (L3/LEP) çalıştım.

SES GETİREN ARAŞTIRMALAR

Dünyada ses getiren bu araştırmaları anlatır mısınız?

1994’den bu yana, 1974 Nobel ödüllü Samuel C. Ting’in liderliğinde, çok uluslu Alfa Magnetic Spektrometer (AMS) adlı projede görev alıyorum. AMS, kara madde ve kozmik orijinli anti maddeyi araştıran ve iki fazda gerçekleştirilen bir uzay deneyi. İkinci fazı 2011’den bu yana uluslararası uzay istasyo-nunda veri topluyor. Bu proje, uzaya gönderilen en büyük parçacık ve radyasyon dedektörleri bütününü ifade ediyor. İlk fazın sonuçları hâlâ büyük ilgi görüyor. Çünkü fizik ve astropartikül fizik alanında birçok bilimsel veriye ilk kez ulaşmıştık. Çok önemli bir teknoloji know-how’ına da sahip olduk. Deneyde önemli sorumluluklar alan kişilerden biriydim.

ANTİMADDE DEDEKTÖRÜ

Bu önemli know-how neydi?

Bu deney, radyasyon ve parçacık dedektörleri üretmemizin temelini hazırladı. Bir anti madde parçacığını, yaklaşık bir milyar madde parçacığı arasından bulup çıkarabilecek dedektörler sistemi yaptık. Elde ettiğimiz veriler ve bilgiler ilkti. Bu büyüklük ve hassasiyette bir dedektör sistemini de AMS proje grubu olarak ilk kez biz geliştirdik. Bu arada iki yıl TÜBİTAK destekli olarak Türkiye’de Sabancı Üniversitesi’nde de araştırma yaptım.

BİLGİMİZİ TRANSFER ETTİK

İtalya’da birlikte proje yürüten üç araştırmacı, bilgi ve deneyimlerimizi ürün ve hizmete dönüştürmeye karar verdik ve spin-off şirketimiz MAPrad’ı kurduk. Uzay deneyi araştırmalarımızı özel alan kullanımına açmayı hedefledik. Elektronik sistem ve cihazların, meta-maddelerin, biyolojik sistemlerin uzayda maruz kalınacak radyasyona dayanıklılığını Avrupa Uzay Ajansı (ESA) standartlarında test ediyoruz. Yörüngede kalma sürelerine göre başlarına neler geleceğini simüle edip, söylüyoruz. Bu konuda tüm servisleri verebilen Avrupa’daki 6-7 şirketten biriyiz.

TAEK ile ortak projeniz neydi?

2011’de Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ile ortak proje yaptık. Türkiye’ye doğal radyasyonu ve özellikle deprem öncesinde yeryüzüne salınan radon gazını tespit edip, yüksek duyarlılıkla ölçen cihazı yaptık. Bu dedektör sistemi ile aynı yıl İtalyan Parlamentosu’nun İtalyan Yenilikçileri Yarışması’nı kazandık.

BİLİM KURULTAYINA DAVET

Iradets nasıl kuruldu?

2012’de 1. Yurtdışında Yaşayan Türk Bilim İnsanları Kurultayı’na davet aldım. Bu sayede Türkiye’ye hizmet etme şansını yakalamış oldum. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Ar-Ge Başkanlığı’ndan bir yetkili, “Türkiye’de bir yapılanma düşünmüyor musunuz? Teknopark İstanbul kuruluyor, siz de gelin” dedi. Başvurduk ve 6 milyon TL’lik proje geliştirdik. Bunlardan biri TÜBİTAK UZAY ile yürüttüğümüz Türksat 6A’nın radyasyon analizlerini yapan milli yazılım oldu.

YAZILIMIN ANAHTARI BİZDE

Milli radyasyon analizi ne kazandırdı?

Güvenlik açısından yörünge uçuş parametrelerini ve diğer misyon detaylarını başka ülkelerin bilmemesi gerekebilir. Bu milli yazılımın anahtarı tamamen bizde, istediğimiz an istediğimiz modifikasyonu yapabiliyoruz.

Yurtdışı bağlantılarınız var mı?

Iradets, alanlarında lider yüksek teknoloji kuruluşları CAEN ve MAPrad’ın Türkiye temsilcisi. CAEN, ülke ve nükleer santral güvenliği gibi alanlarda kullanılan ultra yüksek teknolojili dedektör sistemleri ve RadioFrequency IDentification (RFID) okuyucularında faaliyet gösteriyor. Prototip aşamaları ve sanayileşme süreçlerinde CAEN ile beraber çalışacağız. Türkiye yapılanmasını Dr. Abdullah Çoban yürütüyor.

HASSAS DEDEKTÖRLE MALZEME ANALİZİ

Prof. Dr. Alpat, XRF tekniğini kullanan hassas dedektörlerin sayısız alanda kullanılabileceğini belirterek, şu bilgiyi verdi: “Ar-Ge’sini yürüttüğümüz bir başka dedektör sistemi, düşük enerjili X-ışınları ile hassas görüntüleme yapabilecek. Birçok getirisi olan bu dedektörler, x-Ray cihazını kullanan kişilerin radyasyona maruz kalma riskini de azaltacak. Cihaz, yerli ve milli olacak.”

SAĞLAM DOKUYU KORUYAN RADYOTERAPİ DEDEKTÖRÜ

Iradets, kanser tedavisinde sağlam dokuları koruyan bir radyoterapi yöntemi olan IMRT’nin 3D ve gerçek zamanlı doz profilini veren dedektörü geliştirdi. Radyoterapi cihazına takılan GZH3DOZ adındaki sistem, yeni kuşak makinaların verdiği ışının 3-D ve gerçek zamanlı hassas profilini çıkarıyor. Böylece, tedavide tümörün birebir ölçeğinde ve planlanan oranda ışın çıkıp çıkmadığı gerçek zamanlı olarak kontrol ediliyor.