Türk tohumu 85 ülkede filizleniyor

Tarımsal üretimin en önemli yapı taşlarından biri olan tohumluk, Ar-Ge çalışmalarıyla her geçen gün ivme kaydediyor. Bu alanda ihracatın ithalatı karşılama oranı geçtiğimiz yıl yüzde 11’lik artışla yüzde 85 oldu.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 30 Ekim 2019 Çarşamba
AA + -

Türk tohumluk sektörü, yerlileşme ve Ar-Ge çalışmaları neticesinde günümüzde 85 ülkeye ihracat gerçekleştiren bir konumda. Bu ülkeler arasında; Rusya, Ukrayna, Irak, Avusturya, İtalya, Romanya, Azerbaycan da var.

Türkiye’de tohumların yüzde 90’ı yerli kaynaklardan karşılanıyor. Türkiye, Dünya Tohumculuk Federasyonu tarafından gerçekleştirilecek ‘Dünya Tohum Kongresi’ne 2023 yılında ev sahipliği yapacak.

HABER: SÜMEYRA YARIŞ TOPAL

Türk tohumluk sektörü, son yıllarda başlayan yerlileşme ve modernizasyon çalışmaları neticesinde her geçen gün büyüyor. Tarla ve laboratuvar kontrolleri sonucunda fiziksel ve biyolojik olarak standartlara uygun olduğu belirlenen ürünlere verilen sertifikalı tohumda geçtiğimiz yıl 1 milyon ton üretim gerçekleşti. Sektörde 2018 yılından bu yana sertifikalı olmayan tohumlara Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından destek verilmiyor. Bunun neticesinde sertifikalı tohum üretimi artarken, sektörün bu alandaki 2023 hedefi ise 1.5 milyon ton sertifikalı tohumluk üretimine geçmek. Geçtiğimiz yıl 85 ülkeye ihracat gerçekleştiren tohumluk sektörünün tüm yönlerini, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Yılmaz İstanbul Ticaret’e anlattı.

YÜZDE 90 YERLİ

Türkiye’de ekilen tohumların yüzde kaçı yerli üretim?

Ülkemizin gen kaynağını teşkil ettiği ürünlerde, ticarete konu olan tohumluklarda yerlilik oranımızın yüzde 90’a vardığını gözlemliyoruz. Bazı ürünler ise tamamen yerli çeşitlerimiz ile üretiliyor. Ülkemizin gen kaynağı olmadığı mısır, şekerpancarı, domates gibi ürünlerde yabancı çeşitler ağırlıklı olmakla birlikte, hibrit sebzede yüzde 50-55, hububatta ise yüzde 90-95 oranında yerli çeşitlerimiz ile üretim yapılıyor.

Kamuoyunda hibritle ilgili pek de olumlu bir algı yok, tam olarak açabilir miyiz bu konuyu?

Evet, ne yazık ki hibrit tohumun üzerinde büyük bir olumsuz etiket var. Hibrit (melez) tohumlar verimi artırmak için aynı türe ait bitkinin kendisiyle yakın akraba olmayan bir başka bitki ile tozlanmasıyla yani melezlenmesiyle elde edilir. Hibrit tohumluk teknolojisi tabiatta kendi kendine olan süreçlerin insan eliyle teknoloji kullanılarak arzu edilen amaçlara göre hızlandırılmasıdır. Bu tohumlar, biyolojik olarak kısır tohum değildir ve insan sağlığına zararı da yoktur.

GELİŞTİRMEK İÇİN

Türkiye tohum üretimine dair veriler nasıl? En çok hangi tohum üretiliyor?

Tohumculuk sektörümüz, 2006 yılından itibaren kazandığı ivme ile yükselmeye başladı. Sertifikalı tohum üretim rakamlarımıza baktığımızda 2008 yılında 290 bin ton olan üretim miktarı, 2018 yılında 1 milyon tonun üzerine çıkmış. Tohumculuk sektörü 2023 hedefini 1.5 milyon ton sertifikalı tohum üretimi olarak belirledi ve çalışmalarını bu amaca yönelik olarak yürütüyor. 2018 yılı sertifikalı tohum üretimimizde ilk sırayı 426 bin ton ile buğday alıyor. Onu, 276 bin ton patates, 151 bin ton arpa, 62 bin ton mısır tohumu üretimi takip ediyor.

Peki, bu rakamlar Türkiye ihtiyacına cevap veriyor mu? Yoksa ithalat mı gerekiyor?

Tohumculuk söz konusu olduğunda, “İthalat yapıyor muyuz?” sorusuna “Evet” cevabı verildiğinde hemen ‘dışa bağımlıyız’ yaftası yapıştırılıyor. Ülkemiz tohum ithal ediyor, ancak dışa bağımlılığımız söz konusu değildir. Ticaretin her kolunda olduğu gibi tohumluk ithalatı da yapılıyor. Ancak, bu ithalatın önemli bir kısmı yeterli kalite ve verimliliğe sahip olmadığımız bitki tür ve çeşitlerinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için yapılıyor.

En çok hangi tohumluk türünde ihtiyaç oluyor?

Toplam 67 ülkeden ithalat gerçekleştiriyoruz. Ton bazında ihracatımız ithalatımızdan fazla. En çok sebze tohumluklarını ithal ediyoruz, bunu mısır ve yem bitkileri takip ediyor. Tohum ithalatında en büyük ortaklarımız Fransa, İtalya ve Hollanda.

ŞEHİR EFSANESİ

Ama pazarda İsrail tohumları hâkim gibi bir ön kabul var…

Evet değinmek istediğim konulardan biri de bu. Sektörümüzde, “Dışa bağımlıyız” yaftasından bir sonraki cümle “Tohumu İsrail’den alıyoruz” oluyor. 2018 yılında gerçekleştirmiş olduğumuz yaklaşık 179 milyon dolarlık tohum ithalatımız içerisinde İsrail 12.3 milyon dolarla yüzde 6.9’luk bir paya sahip ve 6. sırada. Bu pay ile İsrail’e bağımlıyız diyebilir miyiz? Hayır! Bu konu tam bir şehir efsanesidir.

Peki, ihracattan bahsedecek olursak?

Evet, artık gururla söyleyebiliriz ki; Türk tohumcuları dünya ile ticaret yapıyor ve 85 ülkeye tohum satıyor. Türkiye’nin tohum ihracatı, 2017 yılında yaklaşık 137 milyon dolar iken, 2018 yılında yaklaşık 152 milyon dolara yükseldi. İhracat, değer bazında yaklaşık yüzde 11 oranında arttı. Türkiye, 2016 yılında 76, 2017 yılında 79, 2018 yılında ise 85 farklı ülkeye tohum ihracatı gerçekleştirdi. Yani aslında yıldan yıla bir artış söz konusu.

EN ÇOK RUSYA

Neyi, nereye ihraç ediyoruz?

Ülkemizin hemen hemen her tohum türünde ihracatı bulunuyor. İlk iki sırada ise ayçiçeği ve mısır tohumlukları yer alıyor. Son yıllarda buğday tohumluğu ihracatımızda da önemli artışlar oldu. Bu konudaki en büyük ortaklarımız; Rusya, Ukrayna ve Irak.

İthalatın ihracatı karşılama oranı nasıl?

Bu konuda iyi bir tablo ile karşı karşıyayız. Çünkü ton bazında ihracatımız fazla olmasına karşın parasal değer olarak ithalatımız ihracatımızdan fazla. Bugün yüzde 85 oranında ihracat ithalatı karşılıyor. Bu rakam yıldan yıla da artıyor. Örneğin 2002 yılında bu oran yüzde 31’ken, 2017’de yüzde 73’e, geçtiğimiz yıl da yüzde 85’e çıktı.

ESKİ YÖNTEM ZOR

Tohumda Ar-Ge’ye biraz daha yer açabilir miyiz?

Tarla bitkilerinden özellikle buğday ve arpada ve diğer bazı bitki türlerinde araştırma enstitüleri ve üniversitelerde yapılan çalışmalar ile önemli bir seviye yakalandı ve bu ürünlerde üretim daha çok yerli çeşitler ile yapılıyor. Hibrit sebze, ayçiçeği, mısır gibi ürün gruplarında ise yerli şirketlerimiz kendi ıslah ettikleri çeşitlerle hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda rekabet eder düzeye gelmeye çalışıyor. Örneğin hibrit sebze tohumculuğunda yeterlilik oranımız yüzde 10’dan yüzde 50-55’lere yükseldi.

Bazen ‘neden eski yöntemleri kullanarak organik üretim yapmıyoruz ki’ diye düşünebiliyoruz. Bu mümkün değil mi?

Bir ürünü organik olarak tanımlayabilmemiz için ilgili kanun ile belirtilmiş standartlara uygun olarak yetiştirilmiş ve resmi olarak yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından “organik ürün” olarak sertifikalandırılmış olması gerekiyor. Kısacası eski yöntemler kullanılarak organik üretim yapmak mümkün değil. Bunu ancak geleneksel yöntemlerle yapılan bir üretim olarak tanımlayabiliriz.

ESKİ TATLAR GELİYOR

Çok değil belki 20 yıl öncesinde yediğimiz domateslerin, salatalıkların kokusunu, tadını şimdi bulamıyoruz. Bunun sebebi nedir?

Dünyada artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak amacıyla bitki ıslah çalışmaları ilk yıllarda daha çok verimi artırmak amacına yöneldi. Aroma ve diğer bazı kalite özellikleri göz ardı edildi. Bu nedenle bugün piyasada olan birçok domates ve salatalıkların eski tadı ve kokusu yok. Ancak, son yıllarda toplumun istekleri doğrultusunda aroma ve kokuyu ön plana alan ıslah çalışmaları yürütülmeye başlandı. Bu çalışmaların bir kısmı özellikle domateste meyvesini verdi ve eski tat ve kokuya sahip domates çeşitleri geliştirildi ve piyasaya sürüldü. Önümüzdeki yakın gelecekte bu çeşitlerin ürünlerini pazarlarımızda daha çok göreceğiz.

SERTİFİKALI TOHUMLAR

Sertifikalı tohum terimini sık kullanıyorsunuz, bunu açabilir miyiz?

Tabi, sertifikalı tohum tarla ve laboratuvar kontrolleri sonucunda fiziksel ve biyolojik olarak standartlara uygun olduğu belirlenen ürünlere verilen bir isim. Sertifikalı tohumlar ile bir taraftan çiftçilerimiz; menşei belli olmayan, hastalıklardan ari olduğu şüpheli, verimi düşük, çeşide ait çimlenme, safiyet vb. standartları taşımayan tohumlukların yasal olmayan yollarla rastgele kişiler tarafından satışından korunuyor.

DOĞRU MU

Hibrit tohum GDO’lu tohum mudur?

Hibrit tohumluk teknolojisi tabiatta kendi kendine olan tozlanma süreçlerinin; insan eliyle teknoloji kullanılarak arzu edilen amaçlara göre hızlandırılmasıdır ve asla GDO’lu tohum demek değildir.

Tohumluklar kısır mıdır?

Hibrit tohum kısır değildir. Bu bitkilerden elde edilen tohumluklar ekilebilir ancak çıkan ürün ıslah edilmemiş türe ait olur.

Türkiye tohumlukta dışa bağlı mıdır? 

Asla değildir, Türk tohum sektörü 85 ülkeye ihracat yapıyor. 

Ata tohumu organik tohum mudur? 

Genel olarak yerli ve uzun yıllardır ülkemizde yetiştirilen yerli çeşitlerimize ait tohumluklar için ata tohum ifadesi kullanılıyor. Esas olan sertifikalı tohumculuktur.

Türk tohumluk pazarında İsrail mi hâkimdir? 

Bu bir şehir efsanesidir. Türkiye’nin toplam tohumluk ihracatında İsrail’in payı yüzde 6.9’dur. 

Dr. Ahmet Yılmaz, 2023 yılında ‘Dünya Tohum Kongresi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlandıklarını söyledi.