Kredi riskini alan ve yöneten girişim: Fanaliz

Kredi ve alacak riski yönetiminde dijital çözümler sunan finansal teknoloji startup’ı Fanaliz, bir yandan şirketlerin büyümesine, bir yandan da müşterilerin kazanç sağlamasına odaklanıyor.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 21 Temmuz 2020 Salı
AA + -

HABER: ECEM ÇUHACI KÜÇÜK

Atakan Coşkun ve Aşkın Reha Saha... İki ortak fintek alanının hem globalde hem de Türkiye’de gelişmekte olduğunu görüp Fanaliz’i kurdu. Fanaliz, kredi risklerini ölçen ve yöneten, bu şekilde firmaların büyümelerine yardımcı olan startup bigdata yönetimi ile birlikte müşterilerinin yatırım ötesinde kazanç sağlamalarını hedefliyor. Fanaliz’i, BTM’yi, finans sektörünü, pandemiyi ve daha birçok konuyu Atakan Coşkun anlattı.

DOĞRU MÜŞTERİ

Fanaliz’den kısaca bahseder misiniz? Projeniz nasıl ortaya çıktı?

Kariyerime bankacılık sektöründe başladım. İşim gereği ulusal ve uluslararası anlamda fintek ile ilgili gelişmeleri yakından takip ediyordum. Yurt dışı örneklerini de incelediğimde, veri analitiği ve kredi risk yönetimi konularında çok başarılı girişimler olduğunu gözlemledim. Ülkemizde de benzer gelişmelerin yaşanarak girişimcilik ekosisteminin büyüyeceğine ve fintek alanının gelişeceğine olan inancım, incelediğim örneklerle daha da kuvvetlendi. Tüm bu düşünceler sonucunda projemizi geliştirdik. Fanaliz kendisini, şirketlere kredi ve alacak riski yönetimi konusunda dijital çözümler sunan bir finansal teknoloji şirketi olarak konumlandırıyor.

Ticaretin temelde iki boyutu var. Önce doğru müşteriyi bulup satış yapmanız ve sonra da yaptığınız satışın tahsilatını gerçekleştirmeniz gerekiyor. Biz bu doğru müşteriyi bulmanızın finansal tarafıyla ilgileniyoruz. Satış öncesinde saniyeler içerisinde, birey veya şirket olsun karşı tarafın borcunuzu geri ödeme ihtimalini sistemlerimiz aracılığıyla kolaylıkla ölçebiliyorsunuz. Ürünümüz bu özelliği ile riski kontrol altında tutarak şirketlerin büyümelerine yardımcı oluyor.

HEDEFİMİZ REEL SEKTÖR

Kredi risk yönetimi olarak projenizin yenilikçi yönü nedir?

Kredi risk yönetimi uzun yıllardır insanların hayatında yer alan bir kavram olmakla birlikte zamanla değişim geçirdi. Artık insanlar banka şubesine gitmeden, hiçbir evrak imzalamadan saniyeler içerisinde kredi kullanabilme imkanına sahip. Bu aşamaya gelinmesinin arkasında ise büyük bir veri kümesi ve bu veriyi yorumlayan sistemler bulunuyor. Finansal kuruluşlar kurdukları kredi risk yönetimi sistemleri ile dinamik bir şekilde müşterilerinin gereksinimlerine cevap veriyor.

Biz, bahsedilen bu sistemi reel sektörde yer alan şirketler için kuruyoruz. Bunu yaparken de sadece kredi verilerini değil, farklı veri kaynaklarını da karar alma süreçlerine dahil edebiliyoruz. Yüzlerce veriyi işleme kabiliyetimizle doğrudan finansal ölçülebilir faydalar sağlayan çözümler sunuyoruz.

ÜRÜNLERİMİZ SAHADA AKTİF

Projeniz şu an hangi aşamada?

Ürün ve çözümlerimiz şu anda sahada aktif olarak kullanılıyor. Artık hikayemizde ikinci aşamaya geçmeye başladık. Yenilikçi ürünlerimiz ile farklı problemleri çözmeyi hedefliyoruz. Veriyi odağına alan ölçülebilir ve sürdürülebilir çözümler sunmak bizim en önemli önceliğimizi oluşturuyor.

VERİ VAR AMA…

Kredi riskini hesaplarken big data yönetimi zor oluyor mu?

Bu konu büyük önem taşıyor. CRM kavramının ilk çıktığı zamanlarda yüksek maliyetleri nedeniyle bu tür sistemlere gereksinimin olmadığını ve fayda sağlamayacağını düşünen insanlar vardı. Şu anda böyle bir yorum yapmanın imkanı yok. Big data için de aynı süreçten geçildiği düşüncesindeyiz. Aslında birçok veri firmaların elinde bulunuyor, fakat değer noktasında karşılığını geliştiremiyorlar. Burada firmaların iki aşamalı hareket etmesi gerekiyor. İlk önce hangi veriyi tutması gerektiğine karar verip bu verileri elinde tutmalı. İkinci aşamada da bu veriden değer üretecek çözüm ve sistemler geliştirmeli. Bu noktada şirketler kendi bünyesinde ekipler kurarak hareket edebilir, dışarıdan destek alabilir veya hem iç hem dış kaynakları kullanarak bu sistemleri geliştirebilir. Bütün bu süreci göz önünde bulundurursak kolay bir yol olduğunu söylemek doğru olmaz. Fakat biz bu süreci keyifli buluyor, müşterilerimizin yatırım yaptıklarının çok daha ötesinde kazanım elde etmesinden mutluluk duyuyoruz.

YANILMA PAYI

Risk hesaplama, riskli de bir konu. Algoritmanın yanılma payı nedir?

Sevdiğim yönetmenlerden biri olan Darren Aronofsky’nin Pi adlı güzel bir filmi var. Filmin ana karakteri, hayatımızdaki her şeyin belli bir örüntüsünün olduğunu ve sayılarla sunulup anlaşılabileceğini söyler. Biraz iddialı olmakla birlikte hayatımızda birçok alanda farkında olmadan çeşitli algoritmaların sunduğu çözümleri kullanıyoruz. Fakat bu algoritmaların her zaman doğru çalışması beklenemez. 

Biz teknik olarak geliştirdiğimiz algoritmaların yanılma payını ve ne kadar doğrulukla çalışacağını ölçülebilir şekilde firmalara çözümlerimizi devreye almadan sunuyoruz. Yanılma payı da veri setinin zenginliği ve problemin karmaşıklığına bağlı olarak değişebiliyor.

BTM İLE GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIK

BTM, projenize ne gibi katkı sağladı?

Girişimciliğin başarıya ulaşmasında en önemli unsur gelişmiş bir ekosistemin var olması. BTM, bu ekosistemin oluşturulması noktasında sadece girişimcileri değil, kurumsal şirketleri, yatırımcıları ve kamu otoritelerini bir araya getirerek önemli bir misyonu yerine getiriyor. Biz de BTM’nin desteğiyle ekosistemin farklı oyuncuları ile bir araya geldik. Mentorluk, ofis desteği ve Sahne XL gibi değerli etkinliklerle geniş kitlelere sesimizin duyurulmasını sağladılar. BTM bünyesinde yer almamız, üçüncü partilerin girişimimize karşı daha güvenli hareket etmesini sağladı. Sadece girişimcilere değil, ekosistemde yer alan diğer oyunculara da BTM ile iletişime geçmesini öneririm, mutlaka faydasını görecekler.

ÖNCELİĞİMİZ MENA BÖLGESİNE AÇILMAK

Globale açılma düşünceniz var mı?

Kredi risk yönetimi ve veriden değer üretme konularının önemi hem ülkemizde hem de dünyada hızlı bir şekilde artış kaydediyor. Globale açılma noktasında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan MENA bölgesini önceliğimize aldık. Bahreyn ile görüşmelerimize devam ediyoruz. Globalde, finansal dünyaya erişim noktasında zorluk çeken birey ve şirketlerin sisteme dahil olması noktasında yenilikçi ürünler geliştirme hedefimiz var. Dünya Bankası’nın 2017 yılı raporuna göre nüfusun yüzde 69’luk bir diliminin bir finansal hesabı var. Kalan kitleyi de sürece dahil etmek gerekiyor. Bu anlamda, veriyi odağına aldığımız çalışmalarla problemi çözmeye yönelik hedefimize adım adım yaklaşıyoruz.