Büyüklerle farkı e-ticaretle kapatın

Yükselen Markalar projesinin online eğitimlerine bu kez Alibaba.com platformu yetkilisi Cüneyt Erpolat konuk oldu. Girişimcilere sürdürülebilir ihracat yapmanın e-ticaret ile mümkün olacağını söyleyen Canpolat, “Büyük firmalar ile aradaki rekabet gücü farkını ancak böyle azaltabilirsiniz” dedi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 19 Kasım 2020 Perşembe
AA + -

HABER: MÜGE BİBER

İstanbul Ticaret Odası liderliğinde, TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu ve Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ortaklığında yürütülen ‘Yükselen Markalar’ projesi online eğitim webinarları devam ediyor. Başarılı tasarımcıların ve e-ticaret platformu Alibaba.com yetkilisinin katıldığı webinarların moderatörlüğünü, TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve İTO Meclis Üyesi Hatice Güner Kal yaptı.

E-TİCARETTE GELİŞMELİYİZ

Webinarda, Alibaba.com platform yetkilisi Cüneyt Erpolat, küresel fırsatlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. 54 bin çalışanının yüzde 56’sının kadın olduğunu söyleyen Erpolat, Türkiye’nin, dünyanın merkezinde duran inanılmaz bir lokasyona sahip olduğunu belirtti. Girişimcilere bu lokasyonu iyi değerlendirip, özellikle e-ticareti geliştirmelerini öneren Erpolat, “Türkiye’de online perakende toplam perakendenin yüzde 3’ünü oluşturuyor. Bu, diğer ülkelere göre az” dedi. Yeni girişimcilerin sürdürülebilir ihracat yapmasının e-ticaret ile mümkün olacağını belirten Erpolat, bunun KOBİ’ler ile büyük firmalar arasındaki ölçekten kaynaklanan rekabet gücü farkını azaltacağını kaydetti. Erpolat, “Böylece KOBİ’lere ön pazarlama ve dağıtım alanlarındaki engel ve yüksek maliyeti aşarak önceden erişemediği piyasalara girme imkanı tanıyacak. Geleneksel ihracat yapan firmaların yüzde 44’ü üst üste iki sene ihracat yapamıyor” diye konuştu.

TÜKETİCİ ‘BANA SOR’ DİYOR

Webinarda pazarlama konusunda katılımcılara bilgi veren pazarlama ve marka danışmanı Bahar Işın, bugüne kadar öğrenilen bütün yöntemlerin çöp olduğunu, artık herkesin kendi kutup yıldızını yeniden bulacağını söyledi. Işın, bu dönemde arz talep dengesinin bozulduğunu hatırlatarak, “Tüketici artık kendisine sorulmasını istiyor. ‘Benim ne istediğimi öğrenmeden bana getirme’ diyor. ‘İstediklerimi sunmazsan almam’ diyor” yorumunu yaptı. Değişimi en iyi başarabilenlerin ayakta kalacağını vurgulayan Işın, şöyle devam etti: ”Eskiden raflarda küresel markalar vardı. Stok azaldıkça yerli markalar devreye girdi. Tüketici zorunlu olarak denedi ve denediğine güvendi. Fizan’dan geleceğine buradan gelsin, güvenilir olsun dedi.”

TASARIM BİR DURUŞTUR

Tasarımlarına kültürel mirasları katmak isteyenler için Türkiye’nin çok büyük fırsatlar sunduğunu belirten tasarımcı Esmer Erdem, Fethiye’nin Üzümlü ve Rize dokumaları, Trabzon bezleri gibi birçok yörenin kumaş zenginliğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Erdem, şu tavsiyelerde bulundu: “Tasarım bir duruştur ama bilgi gerektiren bir duruştur. Bir şey yaptım, oldu demekle olmuyor. Bu işin birtakım parametreleri var. Üretim, malzeme, kreatif, kültürel bilgi gibi. Bunun için kitap ve dergi okumak şart.”

DURMAK, GERİ GİTMEKTİR

Takı tasarımcısı Milka Karaağızlı, tasarımın çok geniş bir kavram olduğunu ve bunun içine kişisellik girince markanın özgün olabildiğini söyledi. Hiç yapılmamış bir şeyi yapmak için herkesin kendi içini dinlemesini öneren Karaağızlı, “Durduğun yerde kalmak bile geriye gitmek demek. O yüzden hep bir ileriyi düşünmeniz lazım” dedi. Milka Karaağızlı, yurt dışına ürün satmak için pazarı çok iyi bilmek gerektiğini vurguladı.

KENDİ TOPRAĞINIZI ÖNEMSEYİN

İletişim danışmanı Yasemin Sağdıkoğlu, her markanın bir canlı olduğunu belirterek, hızlı yükselişin sonunun hızlı düşüş olabileceği konusunda katılımcıları uyardı. Sağdıkoğlu, “Minik adımlarla doğal akışında yükselmeyi tercih edin” diyerek, globalleşmek isteyen yatırımcılara şunları önerdi: “Global olmak isterken, ‘Türkiye benim ilgi alanımda değil, beni dünya markası yap’ diyenlerin önce kendi topraklarının en iyisi olması gerekiyor. Kendi topraklarınızdaki insanları önemseyerek bir şeyler yapın. Türkiye’de lider olmadan uluslararası alanda lider olamazsınız.” Ünlü bir çanta markasının tasarımcısı Güneş Mutlu, pandemi süreciyle ilgili olarak katılımcılara şu önerilerde bulundu: “Bu dönemde masraflar kısılmalı, herkes birbirine bir şekilde yardımcı olmalı. Ödeme planlarını, nakit akışını doğru planlayın. Olmuyor diye kapatmayın.”

MARKALAŞMAK BİR CANLI YETİŞTİRMEK GİBİ

Çanta tasarımcısı Serra Türker, markalaşma yolunda adım atmak isteyenler için en gerekli şeyin sabır olduğunun altını çizdi. Türker, “Kafadaki hayallerin hayata geçmesi zaman alıyor. Bu iş bir canlı yetiştirmek gibi; önce emekleyecek, sonra yürüyecek, sonra koşacak. Yaptığınız her şeyin devamlılığı olsun” dedi.