Hammaddeyi temiz atıktan çıkaracağız

Türkiye, temiz atık seferberliğini cam, plastik ve alüminyum alanlarında Depozito İade Sistemi (DİS) ile başlattı. Hedef, 20 milyar adet içecek ambalajının geri dönüştürülüp, ekonomiye yıllık 1.4 milyar lira kazandırılması. Dönüştürülecek temiz atıkların hammadde ihtiyacına da çözüm olması bekleniyor.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 24 Ocak 2022 Pazartesi
AA + -

Türkiye, temiz atık seferberliğini cam, plastik ve alüminyum alanlarında Depozito İade Sistemi (DİS) ile başlattı. Hedef, 20 milyar adet içecek ambalajının geri dönüştürülüp, ekonomiye yıllık 1.4 milyar lira kazandırılması. Dönüştürülecek temiz atıkların hammadde ihtiyacına da çözüm olması bekleniyor.
 
Avrupa Birliği, 2025 yılı itibariyle içecek ambalajlarının yüzde 25’lik kısmının geri dönüştürülmüş ürünlerden sağlanmasını öngörüyor. 2030’da ise bu oranın yüzde 30’a çıkarılması planlanıyor. DİS’in devreye girmesiyle birlikte Türkiye’deki karbon emisyonunun 263 bin ton/yıl azalması bekleniyor.
 
HABER: MÜGE BİBER
 
Sektörlerin en büyük sorunu haline gelen hammaddeye erişim sıkıntısı devam ediyor. Dalgalı kur ve pandeminin etkisiyle hammadde fiyatlarındaki yükseliş de sürüyor. Türkiye, gerek maliyet gerekse hammaddeye kolay ulaşım ve çevre sağlığı için bu konuda önemli adımlar attı. Son adımlardan biri de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Depozito İade Sistemi’ni (DİS) başlatması oldu. Çünkü çöp olarak atılan birçok ürün aslında kaybedilen, değerlendirilemeyen hammadde özelliğinde. DİS ile 20 milyar adet içecek ambalajın tekrar geri dönüştürülerek iç piyasanın ihtiyaç duyduğu hammaddeyi sağlaması bekleniyor. Bu sistemle her yıl en az 1 milyon ton ilave atığın oluşması önlenerek, ekonomiye yıllık 1.4 milyar lira kazandırılması hedefleniyor.
 
CAM, ALÜMİNYUM VE PET
 
Zorunlu depozito kapsamına ilk aşamada cam, alüminyum ve pet ambalajları alındı. Sistemin işleyişi ve denetiminde Türkiye Çevre Ajansı yetkili olacak. Ajans, bu sistemde ‘Depozito Sistem Yöneticisi’ olarak faaliyet gösterecek. Depozito yönetim sistemine yönelik değerlendirme ve düzenlemeleri yapacak. Süreç, depozitolu ambalajın ajans tarafından belirlenen kriterlere uygun üretilerek piyasaya arz edilmesi ile başlayıp boş ambalajın toplanarak geri dönüşüm tesislerine gönderilmesi ile tamamlanacak.
 
FİRMALAR NE YAPACAK?
 
Ocak 2022 itibariyle firmaların kayıtlarını almaya başlayan sistem, belirli uygulamalara geçiş/uyum süreci ulusal ölçekli merkezi bir depozito yönetim sistemine dahil edilebilmesi için de 1 Ocak 2023 tarihine ötelendi. Peki, firmalar bu sürece nasıl başlayacak? Ambalajlı ürünlerini piyasaya sürecek olan firmalar, önce ajans tarafından yürütülen Bilgi Sistemi’ne kayıt olacak ve ajansın onayını bekleyecek. Firmalar, ajanstan onay aldıktan sonra ambalajlı ürünlerini piyasaya sürebilecek. Ürününü piyasaya süren firma, ambalajlarının ve üzerinde/etiketinde yer alacak işaretlemelerin ajans tarafından geliştirilen standartlara uygun olmasını sağlamak zorunda. Piyasaya çıkarılan ambalajların barkod, etiket üzerinde işaretleme ve fiziksel özellikleri ajans tarafından incelenerek onay süreci tamamlanmış olacak.
 
BAŞVURULAR BAŞLADI
 
Depozito Bilgi Sistemi’ne kayıtlar, Entegre Çevre Bilgi Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Bu nedenle öncelikle Entegre Çevre Bilgi Sistemi’nde kayıtları bulunmayan ilgili firmaların, Entegre Çevre Bilgi Sistemi’ne kayıt olması gerekiyor. Başvuru formunu, vergi kimlik numarasının bağlı bulunduğu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne onaylatmaları gerekiyor.
 
Kayıt için: https://ecbs.cevre.gov.tr/KullaniciIslemleri/Giris
 
DEPOZİTO ÜCRETLERİ İLAN EDİLECEK
 
Ocak ayı itibariyle sistemde yer alacak ambalajların yeni standartlara uygun olarak üretimi ve kullanımı ile depozito iade noktaları oluşturulmaya başlandı. Ürünlerin satın alımı aşamasındaki depozito ücreti ise henüz bekleme aşamasında. Ajanstan yapılan açıklamaya göre, ulusal basında depozito bedeli olarak lanse edilen ücretlerin depozito ücreti değil, geri kazan katkı payı (GEKAP) olduğu açıklandı. Ajans, depozito ücretlerinin daha sonra ilan edileceğini belirtti. bağış da yapılabilecek
 
Çevre Ajansı’nın uygulamaya koyacağı sistem, manuel ambalaj toplamanın yanı sıra geri dönüşüm otomatlarını da devreye sokacak. Bu otomatlar, AVM’lerde, marketlerde, hatta tüm kamusal alanlarda olacak. Otomatlar, barkodlu ve yıpranmamış temiz atıkları kabul edecek. Otomat tarafından kabul edilen atık için tüketici, depozito iade bedelini tahsis edebilecek. Ya da depozito bedeli ile yine ajansın belirleyeceği kurumlara otomat üzerinden bağış yapılabilecek.
 
TÜKETİCİYE ÖNEMLİ GÖREV

Sistem sadece firmalara değil, tüketiciye de önemli sorumluluklar yüklüyor. Uygulama ile birlikte tüketiciler, ürünleri satın alırken ürün bedeliyle birlikte belirlenen depozito iade ücretini de satış noktasına ödeyecek. Depozito sistemi, tüketiciyi ürünün fiyatı dışında ödenen bedeli geri alabilmek için sistemin belirlediği market veya diğer toplama noktalarına yönlendirecek. Tüketici, depozito bedelini geri alabilmek için atığını iade edecek. Depozito sistemiyle birlikte tüketici için parasal değer ifade edecek atıklar, çevreye çöp olarak atılmayacak. Böylece toplama merkezlerine götürülüp hammaddeye dönüştürülebilecek.
 
EKONOMİYE YILLIK 1.4 MİLYAR TL KATKI
 
PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, konuyla ilgili İstanbul Ticaret’e açıklamalarda bulundu. Eroğlu, Türkiye’de yıllık 20 milyar adet içecek ambalajının kullanıldığını ve bunun 9 milyarının pet ambalajlardan oluştuğunu söyledi. Yavuz Eroğlu, DİS ile bu atıkların geri dönüşüme kazandırılması halinde ekonomiye yılda 1.4 milyar lira katkı sağlanabileceğini belirterek, şu bilgiyi verdi: “Genç nüfusun tüketim alışkanları sebebiyle her yıl kullanılan içecek ambalajı miktarı artıyor. Yılda kişi başı 279, toplamda ise 20 milyar adet içecek ambalajı ortaya çıkıyor. 2030 başlarında rakamın toplam 30 milyara çıkacağı öngörülüyor. Dolayısıyla çevreyle uyumlu büyüme modeli için depozito sistemi zorunluluktur.”
 
Plastik içecek atıklarının ilk etapta yüzde 70’inin toplanmasının hedeflendiğine işaret eden Eroğlu, DİS’in plastik sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde tedarik güvenliğini de artıracağını söyledi. Plastik sektörünün hammadde ihtiyacının yüzde 85’lik kısmının ithalatla karşılandığını ve bu nedenle ciddi anlamda cari açık verildiğini hatırlatan Eroğlu, “Atıkları, depozito sistemiyle toplamayı artırmamız ile tedarik ve fiyat şoklarından hem firmalarımızı hem de tüketicilerimizi korumamız daha kolay olur. Cari açığı azaltacak depozito sistemiyle geri dönüştürülmüş hammaddelerle üretilen ürünler, tüketicimize daha uygun fiyatlarla ulaşacak. Enflasyonda düşüş yönlü etkinin önü açılacak” dedi.
 
KARBON EMİSYONU AZALACAK
 
Depozito İade Sistemi’nin, dünyada 15 ülkede uygulandığına vurgu yapan PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Avrupa’da depozitosuz içecek ambalajlarının toplama oranı yüzde 47, depozito olan alanlarda toplama oranı ise yüzde 94” ifadelerini kullandı. Eroğlu, “Karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen AB, 2025 yılı itibariyle içecek ambalajlarının yüzde 25’lik kısmının geri dönüştürülmüş ürünlerden oluşmasını istiyor. 2030’da bu oranın yüzde 30’a çıkartılması planlanıyor. Bunu başarabilmek için tüketiciyi, geri dönüşüm sisteminin paydaşı yapmak ve ödüllendirmek gerekiyor. Sistem, 2023 yılında devreye girdiğinde Türkiye’de 263 bin ton/yıl karbon emisyonunu azaltacak” dedi.
 
İLK HEDEF YÜZDE 20 TEMİZ TOPLAMA
 
Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, ambalaj üretiminde ‘sürdürülebilirlik’ ve ‘çevre’ faktörlerinin belirleyici olduğunun altını çizdi. Sarıbekir, “Sürdürülebilir kalkınma hedefleri, döngüsel ekonomi ve yeşil mutabakat konuları büyük önem taşıyor. Bizim için en önemli olan nokta ise ‘sorumlu üretim ve tüketim’ konusu. Depozito İade Sistemi’nin de geri dönüşümün artması ve çevreyle uyumlu büyüme modeli için önemli bir adım olacağına inanıyoruz. Sistem ile piyasaya sürülen ambalajların yüzde 20’sini oluşturan içecek ambalajlarının temiz toplanması hedefleniyor” dedi.
 
SİSTEMİN GETİRİLERİ NELER
 
* Depozitolu boş ambalajların temiz bir şekilde toplanıp, üst kalitede hammadde üretmek amacıyla geri dönüşüme gönderilmesi için gerekli altyapının kurulması,
 
* Hammadde yerine geri dönüşüm malzemesi kullanımı sonucunda oluşan tasarruf ve emisyon azaltımı,
 
* Ambalaj atıklarının düzenli depolama sahalarında bertaraf edilmemesi ile oluşan emisyon azaltımı,
 
* Yerel yönetimlerin atık bertaraf maliyetini azaltarak ülke ekonomisine katkı sağlaması,
 
* İstihdam olanakları,
 
* Tüketicilerin/toplumun atıkları at-kurtul davranışlarının önüne geçilmesi,
 
* Toplumun atık ayırma/toplama sistemlerine doğrudan katılımlarının sağlanması,
 
* Çevrede atık şişelerden kaynaklanan kirliliğin önüne geçilmesi,
 
* Türkiye’nin küresel sürdürülebilir kalkınma eylemine katılımının desteklenmesi.