ITO Ticaret logo
  • EURO4,66
    % -0,42
  • DOLAR3,78
    % -0,28
  • ALTIN161,89
    % -0,08

Kendi kendini ‘park eden’ ev terliği

Kendi kendini park edebilen araçlardan sonra şimdi de kendi kendini park eden terlik kullanabileceğiz. Kulağa tuhaf gelse de bu teknoloji sayesinde ileride daha başka ev eşyalarının da bu özelliğe kavuşması söz konusu olabilecek.

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 07 Şubat 2018 Çarşamba
AA + -

HABER: AYŞE BAŞAK

Önce arabamızı park etmeye yardımcı, sesli, ışıklı uyarıları olan ’park asistanları’ ile tanıştık. Bunlardan bir süre sonra otomobil endüstrisi hayatımıza başka büyük bir yenilik sokarak bizleri kendi kendini park edebilen araçlar ile şaşırttı. Artık otomobillerin kendi kendilerini park ediyor olması kimseye tuhaf gelmiyor.

Dahası sürücüsüz araçların yakında yolları dolduracağı, kısa bir zaman sonra ‘araba kullanmak’ deyiminin tarihe karışacağı gerçeği de kabullenilmiş durumda. Otomobillerin kendi kendilerini park etmeleri artık bize normal gelse de kendi kendini ‘park eden’ ev terliği fikrinin kulağa oldukça tuhaf geldiğini itiraf etmek lazım.

Nissan, otomotiv endüstrisinin büyük üreticilerinden. Bugüne kadar farklı modellerde araçlarına aşina olduğumuz markanın son geliştirdiği ürün ise terlik.
Evet, yanlış duymadınız: Terlik!
Nissan, ProPilot adını verdiği sürücüsüz araç teknolojisini yakın gelecekte tüm araçlarında kullanmayı hedefliyor. Ancak Nissan otomobillerinden önce bu teknolojiyi başka nesnelerde uygulamaya karar verdi.

Böylece ProPilot’un nasıl çalıştığını görmek mümkün olacak. Bu teknoloji ile üretilen terliklerin ve başka ev eşyalarının kendi kendilerine her zamanki yerlerine gelmeleri ve tabir-i caizse ‘park etmeleri’ söz konusu.

ProPilot teknolojisini evde giyilen terliklerden başlayarak çeşitli eşyalara adapte etmek isteyen Nissan, twitter üzerinden bir yarışma başlattı. Kazanan çifti Japonya’da bulunan ProPlot Park Ryokan isimli otelde bir gece ücretsiz ağırlıyor. Otel odasının özelliği ise giyilen terliklerin, üzerine oturulan minderin ve türlü eşyaların kendi kendilerine hareket etmeleri. Duvarda bulunan düğmeye basıldığında hepsi olması gereken yere geliyor.

SÜRÜCÜSÜZ OTOBÜSLERE YOL GÖRÜNDÜ

İstanbul’da devreye giren sürücüsüz metro, insanların ilgisini çekiyor. Bazıları, sürücünün olmadığından emin olmak istercesine trenin en başına kadar yürüyüp, lokomotifi inceliyor ve trenin sürücüsüz nasıl gittiğine şahit olmak istiyor. Sürücünün olmadığı araçlara güvenmek, onlara alışmak çok zaman almayacağa benziyor. Belirli bir hat üzerinde seyreden tren, şehir trafiğine dahil olmuyor. Bu elbette sürücüsüz yolculuğu kolaylaştıran ve endişeye mahal bırakmayan önemli bir faktör. Ancak konu otomobil olunca, hele de metropol trafiğine çıkacak sürücüsüz araçlar olunca biraz gergin hissetmek tamamen normal. Fakat bu duruma alışmak için de çok zamanımız yok.

ALTI AYLIK DENEME

İletişim firması olarak tanıdığımız Ericsson, İsveç’te bir yerel ulaştırma birimi ile ortaklık gerçekleştirerek altı ay boyunca sürücüsüz otobüsleri Stockholm sokaklarında deneyecek. Sürücüsüz araçların diğer araçlarla, yayalarla, trafikte karşımıza çıkan türlü engellerle nasıl başa çıktığını birebir görmeyi hedefleyen program, yürürlüğe girdi bile.

SAATTE 24 KİLOMETRE

Tamamen elektrikle çalışan otobüsler, 11 yolcu alıyor. Saatte 24 kilometre hız yapıyor. Ericsson’un Connected Urban Transport adını verdiği teknolojiyi kullanan otobüsler bu sayede şehri tanıyor, otobüs duraklarını ya da trafik işaretlerini algılıyor. İsveç Hükümeti tarafından 2015’te yürürlüğe konan sürücüsüz araçlar için geçerli standartlar açısından test edilecek olan bu otobüsler, Hollanda’daki benzer denemelerde de olduğu gibi aynı zamanda trafik bilgisini toplamak için kullanılıyor olacak. Bu teknoloji ile trafikte oluşan her data bir havuza gönderilerek paylaşılıyor. Böylece trafikte yoğunlaşmanın önüne geçilmek isteniyor.