‘Türkiye’nin ilk biyoteknoloji ar-ge merkezi’

Türkiye’nin ilk biyoteknoloji Ar-Ge merkezi, Teknopark İstanbul’da yerleşik İlko İlaç tarafından kuruldu. Merkezde geliştirilen ve üretimi Türkiye’de yapılacak ilk yerli biyoüstün ilacın maliyeti, ithal muadillerinden daha düşük ve klinik özellikleri daha üstün olacak.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Kasım 2019 Çarşamba
AA + -

Haber: SOYHAN ALPASLAN

İlko Argem Biyoteknoloji Merkezi, 2015’te Teknopark İstanbul’da kuruldu. Türkiye’nin ilk biyoteknoloji araştırma ve geliştirme merkezi, ilk yerli biyoüstün ilacı da geliştirdi. Üretimi Türkiye’de gerçekleştirilecek ilacın klinik özellikleri ithal muadillerinden daha üstün ve maliyeti de daha düşük olacak. İLKO İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye’de görülme sıklığı yüksek akciğer, kolon, böbrek gibi kanser türlerine yönelik ilk yerli biyobenzer ilacı üretmek için Sabancı Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Firma, tüm önemli tedavi alanlarını kapsayan ileri teknolojili, katma değerli geniş bir ürün portföyüne sahip. İstanbul Ticaret’in sorularını İLKO İlaç Ar-Ge ve Ruhsatlandırma Direktörü Prof. Dr. Yılmaz Çapan cevapladı.

YÜZDE 100 YERLİ

İLKO İlaç’ı tanıtır mısınız?

Firmamızın öyküsü Türkiye’nin ikinci nesil eczacılarından merhum Mustafa Öncel’in 1960’lı yıllarda majistral ilaç üretimiyle başladı. 50 yılı aşkın birikim ve tecrübeyle çok güçlü bir Ar-Ge yapısına sahibiz. Tüm majör tedavileri kapsayan ileri teknolojili, katma değerli geniş bir ürün portföyümüz var. Hedefimiz; ilaç, biyoteknoloji ve tüketici sağlığında yüzde 100 yerli sermayeli global bir ilaç şirketi olmak. 25’e yakın ülkede ürün ruhsatlandırma ve ihracat faaliyetimiz mevcut.

YILDA 120 MİLYON KUTU

Üretim tesisleriniz nerede?

Üretim tesislerimiz Konya’da ve Anadolu’da yapılan en büyük ilaç sanayi yatırımı. Kapasitemiz yıllık 120 milyon kutu. Avrupa Birliği sağlık otoritelerinden onaylı EU GMP ve ISO13485 belgelerine sahip tesisimiz, 2013’te Çevre ve Sanayi Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Temiz Türkiyem’ yarışmasında ‘Türkiye’nin En Temiz Sanayi Tesisi’ seçildi.

ÜNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ

İLKO İlaç, iki Ar-Ge merkezinde faaliyet gösteriyor. İLKO ARGEM Ar-Ge merkezimiz Ankara Hacettepe Üniversitesi Teknokent’te. Üniversite-sanayi işbirliği ile Teknokent bünyesinde bu ölçekte yapılan öncü ve örnek bir Ar- Ge yatırımı. Merkezde; jenerik ürünler, ileri teknolojiye dayalı ve katma değerli ürünler geliştiriliyor. İLKO ARGEM Biyoteknoloji Merkezimiz ise Teknopark İstanbul’da. Biyoteknolojik ürünlerle ilgili Ar-Ge çalışmalarımızı burada sürdürüyor, Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi gibi farklı üniversitelerle işbirliği içinde projeler yürütüyoruz.

Biyoteknolojik ilaç nedir?

Biyoteknolojik ilaçlar; büyük yatırım, inovasyon ve teknik birikim gerektiren, canlı sistem ve organizmalar kullanılarak üretilen ilaçlardır. Kimyasal yöntemlerle yapılan ilaçların tedavi edemediği birçok hastalık için alternatif tedavi imkânı sağlıyorlar. Referans biyoteknolojik ilaçlar, inovatör firma tarafından pazara sunulan ilk ürün. Patent gibi fikri mülkiyet hakları bittikten sonra biyobenzer ilaçlar ve iyileştirilmiş biyoteknolojik ilaçlar üretiliyor. Referans biyoteknolojik ürünlerle kalite, etkinlik ve güvenlik açısından denkliği onaylanan ancak kendi geliştirme ve üretim yöntemlerine sahip biyoteknolojik ilaçlara biyobenzer ilaç deniliyor.

G. KORELİ ORTAK

Yatırımlarınızı anlatır mısınız?

Hem yurtiçi hem de uluslararası ilaç pazarında rekabet gücüne sahip olabilmek için biyoteknoloji alanındaki gelişmelere ve teknolojilere mutlaka uyum sağlamamız gerekiyor. Bu noktadan hareketle 2013’ün aralık ayında, Güney Koreli biyoteknoloji firması Genexine ile bir ortaklık anlaşması imzaladık. Böylece, Türkiye’nin ilk biyoteknolojik ilaç araştırma geliştirme, üretim ve uluslararası pazarlama yatırımı olma özelliğini taşıyan İLKOGEN firmasını kurduk.

KANSERE İLAÇ

Biyoteknolojik ürünleriniz hangileri?

Ar-Ge çalışmalarımızı öncelikle kanser ve buna bağlı hastalıklara yönelik olarak biyoteknolojik ürünler üzerine odakladık. Halen biyoüstün, nanobiyoüstün, biyobenzer ve yeni nesil biyoteknolojik ürünler üzerine çalışmalar yapıyoruz. Hacettepe Üniversitesi ile nanobiyoteknoloji esaslı ürün geliştirme projemiz sürüyor. Norveç, İspanya, İtalya’dan üniversite ve klinik merkezler ve Hacettepe Üniversitesi ile ortak EuroNanoMed projesinin çalışmalarını yürütüyoruz.

Biyoteknolojik ilaç yatırımının faydaları neler?

Biyoteknolojik ilaç geliştirmek ve üretmek, ciddi yatırım ve bilgi birikimine ihtiyaç duyuyor. Yerli üretimin bu yönde geliştirilmesi hem ithalatı azaltacak hem de ilaç sektöründeki iş olanaklarını artırarak ekonomiye büyük katkı sağlayacak. Sektörümüz 2023 hedefleri kapsamında stratejik sektörlerden biri haline gelecek. Ülkemizin yurt dışına bağımlılığı azalacak, Türk bilim insanlarının benzer çalışmalarını artırmalarını teşvik edecek.

ONKOLOJİYE YOĞUNLAŞIYOR

Hedefimiz İLKOGEN’i küresel bir oyuncu haline getirmek. Klinik çalışmalarımızı da bu vizyon dahilinde, farklı coğrafyalarda, ulusal ve uluslararası tıp otoritelerinin ve regülasyonların belirlediği kıstaslarla yürütüyoruz. Özellikle onkoloji alanına yoğunlaşıyoruz ve bu alanda endikasyon genişletme üzerine araştırmalarımızı sürdürüyoruz.

Kansere yerli ilaç

İLKO İlaç, kanser tedavisinde kullanılmak üzere yerli biyobenzer ilaç geliştirmek için Sabancı Üniversitesi ile işbirliği yaptı. SİMAB isimli projenin sonunda üretilecek ürün; Türkiye’de görülme sıklığı fazla olan kolon, akciğer, yumurtalık, rahim ağzı ve böbrek kanserlerinde kullanılabilecek ve hedefe yönelik etkin tedavi sağlayacak.

Biyoüstün ilaçta yeni başarı

Prof. Çapan, İLKO İlaç’ın ilk orijinal biyoteknolojik ilaç projesi GX-G3’ün Faz II klinik çalışmasının başarıyla tamamlandığını belirterek şu bilgiyi verdi: “GX-G3, kemoterapiye bağlı nötropeni tedavisinde kullanılacak. Bu çalışma; Güney Kore, Avrupa ve Türkiye’de bulunan 22 klinik merkezde gerçekleştirildi. GX-G3’ün etkinliği ve güvenilirliği kanıtlandı, hastalardaki uygulama dozu da belirlendi. Türk bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilen, üretimi Türkiye’de gerçekleşecek olan ilk orijinal biyoüstün ilaç yakın zamanda tedavideki yerini alacak. Hastaların daha düşük maliyetle daha üstün özellikler gösteren üçüncü jenerasyon bir G-CSF ürününe erişimi mümkün hale gelecek.”