Ömrümüzün 9 yılı telefonda geçiyor

Avustralya’dan bir teknoloji sitesinin yaptığı araştırmaya göre, ortalama bir telefon kullanıcısı, ömrünün yaklaşık 9 yılını ekrana bakarak geçiriyor. Akıllı telefona en çok zaman ayıran ise Z kuşağı…

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2020 Pazartesi
AA + -

AYŞE BAŞAK
 
Günümüzün önemli bir bölümünü telefon ekranına bakarak geçiriyoruz. Eskiden yaşlılar gençlerden şikayet ederdi, şimdi kuşaklar arasında da telefon kullanımı açısından pek fark kalmadı. Her yaştan insan, günün önemli bir bölümünde o küçük ekrana bakıyor. Peki, hiç merak ediyor musunuz, ömrünüzün ne kadarı telefonda geçecek?
 
Avustralya’dan bir teknoloji sitesi, yaptığı araştırma sonucunda ortalama bir telefon kullanıcısının ömrünün yaklaşık 9 yılını ekrana bakarak geçirdiğini buldu. 
 
WhistleOut tarafından gönüllülük ilkesiyle yapılan araştırmaya katılan deneklerin, bir günün kaç saatini akıllı telefon ile geçirdikleri öğrenildi.
 
Elde edilen verilerden hareketle insan hayatının ne kadarının telefon ekranına bakarak geçtiği hesaplandı. 
 
10 YILDA BAĞIMLI OLDUK
 
Telefon basitçe iletişim kurduğumuz bir cihaz olmaktan çıkalı aslında çok olmadı ama her şey hızlı gelişti. Özellikle son 10 yılda akıllı telefon teknolojisi ilerledikçe ve telefonlar neredeyse her şeyin yapılabildiği bir platforma dönüştükçe bu cihazlarla kurduğumuz ilişki de değişti. Telefon, sabah akşam elimizden düşürmediğimiz, neredeyse onsuz yaşamayı düşünemeyeceğimiz bir bağımlılık haline geldi. Telefon kullanma süresindeki dramatik artış, bir süredir ciddi bir merak ve tartışma konusu.
 
Ekrana ayrılan zaman, önce kuşaklar arası bir çatışma yaratsa da özellikle sosyal medya üyeliğinin toplumun her kesiminde yaygınlaşmasıyla telefon kullanımı farklı kuşak ve yaş gruplarında neredeyse eşitlendi.
 
DİJİTALDEN DÖNÜŞ YOK
 
Gerçek şu ki, dijital devrim gerçekleşti ve artık bu yoldan geri dönüş yok. Genç ya da yaşlı olalım, telefonlar elimizden düşmüyor. Her gün telefonun sağlığa ve sosyal yaşama zararlarını anlatan makaleler kadar artık normalin bu olduğu ve bunu tartışmanın gereksizliğine dair görüşler de okuyoruz. Bu tartışmalar sürüyor ve sürecek. Fakat yeni bir araştırma, akıllı telefonlarla geçirdiğimiz zamanın çarpıcı boyutlarını somut bir biçimde ortaya koydu.
 
Araştırma sonuçlarına göre ortalama bir insan, hayatının tam 8.74 yılını telefon ekranına bakarak geçiriyor. Bu ‘ortalama’ nedir diye sorarsanız, farklı kuşakların ve yaş gruplarının ortalaması. 
 
Z KUŞAĞI GÜNDE 3.7 SAAT AYIRIYOR
 
Araştırmacılar, 1949-1964 yılları arasında doğan Baby Boomer kuşağına mensup 166, 1965-1980 arası doğan X kuşağından 270 ve 1981–1996 arası doğan Y kuşağından 449 katılımcıya, akıllı telefonları ile ne kadar zaman geçirdiklerini sormuş. Ayrıca bu kuşakların dışında günümüz dünyasında belirleyici olan ve çok erken yaşlardan itibaren dijital teknoloji kullanan Z kuşağına da mensup olanlar dahil 115 farklı katılımcıyı da araştırmada değerlendirmeye almış. Daha sonra yöntemsel olarak her bir katılımcının kaç yıldır telefon sahibi olduğunu, günümüzdeki ortalama insan ömrünü ve yine ortalama günlük uyanık kalma süresini (ortalama 15 saat) hesaba katmış. Araştırma sonucunda her bir katılımcının bu veriler ışığında bir günde ne kadar telefon kullandığı öğrenilmiş. Sonuçlar sadece katılımcıların telefon ile geçirdiği zamanı değil, kuşaklar arası kullanım alışkanlıklarını da sergilemesi bakımından ilgi çekici. Araştırmaya göre, Z kuşağına mensup bireyler, bir günün ortalama 3.7 saatini akıllı telefon ekranına bakarak geçiriyor. Z kuşağını yakın bir farkla takip eden Y kuşağı ise bir günün ortalama 3 saatini akıllı telefonda harcıyor. Diğer ve daha yaşlı kuşakların ortalaması ise günde 2.5 saat olarak bulunmuş.

*     *     *

Evren giderek ısınıyor
 
Evren sürekli genişliyor. Yakın tarihli araştırmalar, genişleme hızının 4 milyar yıl öncesinden bu yana giderek arttığını ortaya koyuyor. Evren genişledikçe galaksi kümeleri birbirinden uzaklaşırken, bilim insanları buna bağlı olarak evrenin sıcaklığının kademeli biçimde düşeceğini varsayıyordu. Fakat Ohio Eyalet Üniversitesi bilim insanlarının son araştırması, durumun tam aksi olabileceğini ortaya çıkardı. 
 
10 MİLYAR YILLIK GEÇMİŞ
 
Evrendeki 10 milyar yıllık termal değişikliği ölçmek için Avrupa Uzay Ajansı’na ait Planck Uydusu verileri ile Sloan Dijital Gökyüzü Araştırması çıktılarını bir araya getiren araştırmanın The Astrophysical Journal dergisinde yayınlanan sonuçlarına göre, kozmik gazın sıcaklığı bu süreçte 10 kat artarak günümüzde yaklaşık 2.2 milyon santigrat dereceye ulaştı. Yani evren gittikçe soğumuyor, aksine zaman geçtikçe ısınıyor.
 
Evrenin son 10 milyar yıldaki termal geçmişini inceleyen araştırmacılar, kozmik gazın sıcaklığının 10 kattan fazla arttığını gözlemlerken, bu durumu ekip üyelerinden Yi-Kuan Chiang şöyle açıklıyor: “Evrenin genişlemesiyle yerçekimi uzaydaki karanlık madde ve gazı, galaksi ve galaksi kümelerine çekiyor. Burada oluşan sürtünme o kadar şiddetli ki, gittikçe daha fazla gaz şoklanıyor ve ısınıyor.”
 
Yi-Kuan Chiang, hemen akla gelen evrenin ısınması ile Dünya’nın ısınması arasında bir ilişki olup olmadığı sorusunu, “Evrenin genişleyerek ısınması çok farklı ölçeklerde gerçekleşiyor. Hiçbir şekilde bağlı değiller” şeklinde yanıtlıyor. Peki, evrenin geleceği nasıl olacak? Bu soruya net bir cevap verebilmek için henüz çok erken. Şimdiye kadar evrenin inanılmaz soğukluklara ulaşacağı tahmin edilirken bu araştırma ile artık tam tersinin olabileceği öngörülebilir.