Tüm dijital veriler bir fincan DNA’da

Bilim insanları, yaklaşık 10 trilyon gigabayta ulaşan dijital veriyi depolamak için DNA’yı adres gösteriyor. Araştırmacılara göre, DNA ile dolu bir kahve fincanı teorik olarak dünyanın tüm verilerini depolayabilir. DNA’yı yazabilir ve sonra sonsuza kadar enerji tüketmeden saklayabilirsiniz.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 28 Haziran 2021 Pazartesi
AA + -

AYŞE BAŞAK
 
Yapılan hesaplamalara göre dünyada şu an yaklaşık 10 trilyon gigabayt dijital veri bulunuyor. Her an çektiğimiz fotoğraflar, gönderdiğimiz e-postalar ve ürettiğimiz diğer dijital veriler ile bu büyük yekûna her gün yaklaşık 2.5 milyon gigabayt yeni veri ekleniyor. Bu verilerin büyük çoğunluğu, birkaç futbol sahası büyüklüğünde inşa edilen, maliyeti ve bakımı yaklaşık 1 milyar dolara mal olan eksabayt (1 eksabayt=1 milyar gigabayt) veri merkezleri olarak bilinen muazzam tesislerde depolanıyor. Bilim insanları, genetik bilgimizi içeren molekülde bu büyük veri yığınını depolamak için alternatif bir çözümün yattığını düşünüyor. Çok büyük miktarlarda bilgiyi yüksek yoğunlukta depolayan DNA (Deoksiribo nükleik asit), bu sorunun çözümü olabilir mi?
 
ENERJİ TÜKETİMİNE SON
 
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Profesörü Mark Bathe, DNA ile dolu bir kahve fincanının teorik olarak dünyanın tüm verilerini depolayabileceğini söylüyor. Bathe, “Dünyanın biriktirdiği devasa miktardaki veriyi, özellikle de arşiv verilerini depolamak için yeni çözümlere ihtiyacımız var. DNA, flash bellekten bile bin kat daha yoğun.
 
En büyük avantajlarından biri de DNA polimerini bir kez ürettikten sonra herhangi bir enerji tüketmemesidir. DNA’yı yazabilir ve sonra sonsuza kadar enerji tüketmeden saklayabilirsiniz” diyor.
 
GENETİK KODLAR
 
Dijital depolama sistemleri, metin, fotoğraf veya diğer her türlü veriyi bir dizi 0’lar ve 1’ler olarak kodluyor. Aynı veri, genetik kodu oluşturan dört nükleotid kullanılarak DNA’da kodlanabiliyor, A, T, G ve C. Örneğin, A ve T 1’i, G ve C, 0’ı temsil etmek için kullanılıyor. Bununla birlikte, birçok DNA parçasının karışımından istenen dosyayı seçmenin kolay bir yoluna da uzun zamandır ihtiyaç duyuluyordu.
 
KOLAY DİZİNLEME
 
Bathe ve meslektaşları yeni çalışmalarında, her bir veri dosyasını, içeriği ortaya çıkaran kısa DNA dizileriyle etiketlenmiş 6 mikro-metrelik bir silika parçacığına kapsülleyerek bunu yapmanın bir yolunu gösterdiler. Araştırmacılar, bu yöntemi kullanarak 20 görüntüden oluşan bir diziden, DNA dizileri olarak saklanan bireysel görüntüleri doğru bir şekilde çıkarabileceklerini gösterdi. Kullanılabilecek olası etiket sayısı göz önüne alındığında bu yöntem 1020 dosyaya kadar ölçeklenebiliyor. DNA’nın onu bir depolama ortamı olarak avantajlı kılan başka özellikleri de var; mesela sabit oluşu. Üstelik sentezlen-mesi ve dizinlemesi de oldukça kolay.
 
10 YILDA MALİYET DE DÜŞER
 
Bu yöntemin en büyük dezavantajı ise oldukça pahalıya mal olması. Günümüzde DNA olarak bir petabayt veri (1 milyon gigabayt) yazmanın 1 trilyon dolara mal olacağı tahmin ediliyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Profesörü Mark Bathe, flash sürücülerde bilgi depolama maliyetinin düşmesine benzer şekilde DNA sentezlemesinin maliyetinin de 10 yıl içinde önemli derecede azalacağını öngörüyor.