Bitkilerin ürün verme hızı artırılacak

İsveç Lund Üniversitesi araştırmacıları, bitkilerin çok daha hızlı çiçek açarak peş peşe ürün vermesini sağlayacak bir keşfe imza attı. Bilim insanları, bu araştırmalarıyla bitkilerin ürün verme hızını ve döngüsünü artırarak gıda kıtlığını sona erdirmenin yolunu bulabilir.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 30 Mayıs 2022 Pazartesi
AA + -

HABER: AYŞE BAŞAK

Küresel ısınma, savaşlar, işgaller, siyasi krizler, su kaynaklarının tehlike altında olması… Bütün bunlar, önümüzdeki dönemde dünyanın yüzleşeceği en önemli sorunlardan birini işaret ediyor: Gıda kıtlığı. Son dönemde Rusya-Ukrayna savaşının çeşitli ülkelerde yol açtığı gıda sıkıntıları, bu tehlikenin uzak bir gelecekte değil, kapıda olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, gıda kıtlığını önlemenin ehemmiyetinin farkında ve bu alanda çalışmalar tüm dünyada yoğunlaşıyor. Hepimizin malumu, kimi bitkiler temasa cevap verirler. Onlara dokunduğunuzda yapraklarını açıp kapayan, tabir-i caizse küsen türleri hemen anımsayacaksınız. Araştırmacılar, bitkilerin bu tür tepkilerini gözlemleyerek dokunmanın, temasın bitkilerde yol açtığı değişimlerin ve reaksiyonların sebeplerini inceledi.

GENETİK KODLARI

İsveç Lund Üniversitesi’nden bilim insanları, bu araştırmalarında bitkilerin temasa verdiği tepkilerin kökündeki genetik kodları açığa çıkardı. Bu buluş sayesinde bitkilerin nasıl uyarılabileceği ve döngülerinin bu yolla hızlandırılıp hızlandırılmayacağı soruları gündeme geldi. Bilim insanlarına göre, bu buluş sayesinde bitkilerin çiçek açma hızı artırılabilir ve meyve/ ürün verme döngüsü sıklaştırılabilir. Böylelikle gıda üretim süreci kısaltılıp, kapasitesi artarken, dünyada olası bir kıtlığın önüne geçilebilir.

Peki nasıl? Bilim insanlarına göre bitkiler, dış etkenlere, mekanik uyarılara güçlü tepkiler veriyor ve savunma sistemlerini devreye sokuyorlar. Böylelikle kendini korumaya alan bitki meyve/ ürün vermekte gecikebiliyor.

Lund Üniversitesi araştırmacıları, bitkileri fiziksel olarak uyararak aktive olan genlerini inceledi; saldıkları stres hormonlarını ve bitkinin fiziksel temasa verdiği tepkiyi gözlemledi. Sonuçta, bu deneylerden elde ettikleri verileri mahsul verimliliğini ve bitki direncini artırmak için kullanabileceklerini gördüler. Tabii bir şartla, eğer bitkinin savunma mekanizmasını tersine çevirebilirlerse… Yani kendini kapatıp, mahsulü öteleyen bitkinin bu mekanizmasını aksi istikamette kullanarak mahsul döngüsünü hızlandırmak, daha yüksek verim ve strese dayanıklı bitkiler elde edebilirlerse. Yapılan deneyler sonucunda bu, şimdilik teorik de olsa mümkün görünüyor. Bilim insanları, umdukları sonuçlara ulaşırsa bitkilerin ürün verme hızı ve döngüsünü artırarak gıda kıtlığını sona erdirmeye giden yolu açmış olabilirler.