İster Türkçe ister Norveççe konuşun beynin dil ağı aynı

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü nörobilimcileri, şimdi 45 farklı dili konuşanların beyin görüntüleme çalışmalarını gerçekleştirdi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2022 Pazartesi
AA + -

Sinir bilimciler, beynin dil ağının yani beynin dili işlemek için uzmanlaşmış bölgelerinin iyi tanımlanmış bir haritasını geçen yüzyılın sonunda oluşturdu. Esas olarak sol lobda bulunan bu ağ, Broca alanı içindeki bölgelerin yanı sıra ön ve şakak loblarının diğer kısımlarını da içeriyor. Ancak, bu haritalama çalışmalarının büyük çoğunluğu İngilizce konuşanlar tarafından İngilizce metinleri dinlerken veya okurken yapılmıştı. Yani tek bir dil ile sınırlıydı.

45 AYRI DİLDE

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü nörobilimcileri, şimdi 45 farklı dili konuşanların beyin görüntüleme çalışmalarını gerçekleştirdi. Sonuçlar, konuşmacıların dil ağlarının anadili İngilizce olanlarla aynı olduğunu gösteriyor.

Beyindeki dil ağının, konumunun ve temel özelliklerinin evrensel olduğunu ortaya koyan bulgular şaşırtıcı olsa da bu sonuçlar hiçbir fark olmadığı anlamına da gelmiyor. Örneğin İngilizce, diğer dillerde yaygın olarak görülen birçok özelliği içermiyor. İngilizce’de sözcük sırası sabit olma eğilimindeyken, diğer dillerde sözcüklerin sıralanma biçiminde daha fazla esneklik bulunuyor. Bu dillerin çoğu, kelimeler arasındaki ek anlam ve ilişkileri iletmek için morfemlerin veya kelime segmentlerinin eklenmesini kullanıyor. Elde edilen bulgular ışığında, farklı dilleri konuşanların kodlamalarının işitsel beyin bölgelerinde daha güçlü bağlantıları olan bir dil ağına sahip olup olmadıkları da araştırılıyor.

ZAMANSAL ALICI ALAN

Şu anda laboratuvarda Türkçe, Mandarin ve Fince de dahil olmak üzere tipolojik olarak farklı altı dili konuşanların ‘zamansal alıcı alanlarının’ karşılaştırıldığı bir araştırma üzerinde çalışılıyor.

Zamansal alıcı alan, dil işleme sisteminin bir seferde kaç kelimeyi işleyebileceğinin bir ölçüsü ve İngilizce için altı ila sekiz kelime uzunluğunda olduğu ispatlanmıştı.

DİĞER DİLLER

Araştırma ekibinden Prof. Dr. Ev Fedorenko, “Dil sistemi yalnızca birkaç kelime uzunluğundaki parçalar üzerinde çalışıyor gibi görünüyor ve bu kısıtlamanın test ettiğimiz diğer dillerde evrensel olup olmadığını görmeye çalışıyoruz” diyor.