Hipersonik uçak parçalarını da 3D yazıcılar üretecek

Uçak sanayinde yüksek döküm kalitesiyle üretilen parçalar, artık 3D yazıcılardan çıkacak. 3D baskı ile üretilen ilk parçaların testleri oldukça başarılı, hipersonik hızlara dayanıklılığı da daha fazla.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 12 Eylül 2022 Pazartesi
AA + -

AYŞE BAŞAK
 
Süpersonik, artık kullanılmayan Concord uçaklarının uçmaya başladığı dönem ve sonrasında kamuoyu tarafından sıkça duyulan bir terimdi. Bu terim, Mach 1’den Mach 5’e kadar hızları adlandırmak için kullanılan aşamalardan birini ifade eder. En üst hıza ulaşıldığında ise hipersonik terimi ile tanımlanan ortama girilir. Bu ortamda diğer hızlarda olmayan farklı etkiler görülmeye başlanır.
 
YÜKSEK SICAKLIK
 
Mach 5’in üzerinde uçarken atmosferik havanın direncinden dolayı basınç çok yükselir ve metal sıcaklığı binlerce derecelere çıkar. Yüksek sıcaklık ve basınç sonucunda havanın kendisi bile kimyasal olarak reaktif hale gelebilir. Bu zor şartlara dayanabilecek çok yüksek nitelikli ve kusursuz parçalar, bu nedenle uçak sanayinde hayatidir. Çok dayanıklı metalleri bile zorlayan yüksek hızlar sebebiyle bu süreçlerde genellikle yüksek döküm kalitesiyle üretilen materyaller kullanılır.
 
DAHA DAYANIKLI
 
Purdue Üniversitesi araştırmacıları, bu olağandışı şartlarda döküm teknolojisinden daha dayanıklı ve güvenilir bir çözüm üzerinde yoğunlaştı. Yaptıkları deneyler neticesinde 3D baskı ile döküm gibi geleneksel yöntemleri aşan sağlamlıkta, tamamen güvenilir parçalar üretilebileceğini kanıtladılar.
 
Doç. Dr. Carson Slabaugh ve ekibi, karmaşık geometrik tasarımlara sahip motor parçalarını konvansiyonel üretim yöntemleri dışına çıkarak 3D baskı ile üretti. Bu üretim süreci boyunca da her bir üretimin gerçekten hipersonik ortama dayanıp dayanmayacağı laboratuvar ortamında ölçüldü. Tüm bu üretim süreçleri ve deneyler neticesinde hipersonik hızlara dayanıklılığı daha fazla olan ve gerçek ortama uygun şartlarda yapılan testlerden geçmiş parçalar elde edildi. Bu buluş sayesinde uzay görevleri ve savunma sanayi ile ilgili üretimlerin çok daha güvenilir olacağı öngörülüyor.