TİCARET Afrika’nın karlı zirvesinde

80 ülkeden öğrenciye eğitim veren İstanbul Ticaret Üniversitesi, dünyanın yükselen kıtası Afrika’da da bayrağını dalgalandırıyor, adından söz ettiriyor. Afrikalı öğrencilerin de Türkiye’deki ilk tercihlerinden olan TİCARET’in bayrağı, Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro’nun 5 bin 895 metrelik zirvesine dikildi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 12 Eylül 2019 Perşembe
AA + -

Afrika’nın zirvesi Kilimanjaro’ya eğitim bayrağını diken İstanbul Ticaret Üniversitesi Dış Ticaret Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, karlı tepeden öğrencilerine, “Sabrederseniz, uğraşırsanız, bırakmazsanız, pes etmezseniz hedefinize ulaşırsınız” mesajı verdi.

Global üniversite olma yolunda ilerleyen İstanbul Ticaret Üniversitesi, dünyanın yükselen kıtası Afrika’nın zirvesinde de bayrak dalgalandırıyor. 2019-2020 dönemi için 80 ülkeden 1.200’ü aşkın kayıt alan İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bayrağı Afrika’nın en yüksek dağı olan Kilimanjaro’nun 5 bin 895 metrelik zirvesine dikildi. Afrika’nın karlı tepesinde bayrak dalgalandıran İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi, Dış Ticaret Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, öğrencilerine eğitim mesajlarını zirveden yaşayarak verdi.

HEDEF AĞRI DAĞI

Geçen yıl dünyanın en prestijli yürüyüş rotası olan Asya’nın en yüksek dağı Everest’te Base Camp (Ana Kamp) yürüyüşünü gerçekleştiren Yalçıntaş, geçen ay da halen aktif bir yanardağ olan Afrika kıtasının en yüksek dağı Kilimanjaro’nun zirvesine çıktı. 

Kilimanjaro’nun 5 bin 895 metrelik zirvesinde İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Türk bayraklarını havalandıran Yalçıntaş, tırmanışlara açılması halinde 5 bin 137 metre yüksekliğindeki Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’na da tırmanmak istiyor. 

Triatlon (yüzme-bisiklet-koşu) yapanlara verilen Ironman (demir adam) unvanına sahip olan Yalçıntaş, tutkusu olan dağ sporlarıyla ilgili macera dolu günlerini paylaştı. Doç. Dr. Yalçıntaş, dağ yürüyüşleri ve tırmanışları için yeterli kondisyonu sağladığını belirterek, “Hem Everest Base Camp hem de Kilimanjaro çok fazla teknik gerektiren tırmanışlar değil. Dayanıklılık ve biraz da fiziki kondisyon gerektiren tırmanışlar. Ama yaptığım tüm sporlarda aslında iş vücuttan çok akılda bitiyor. Kendinizi ruhen hazırlamanız ve dayanmanız lazım. Özellikle 4 bin metrenin üzerine çıktığınız zaman, yükseklik insana çeşitli oyunlar oynuyor” dedi.

TEK DOĞRU YOK

Keşfetmeyi de sevdiğini belirten Doç. Dr. Murat Yalçıntaş, tırmanışlar sırasında farklı kültürler ve yaşam tarzlarıyla karşılaşmanın eğitici olduğunu kaydetti. Yalçıntaş, şöyle konuştu: “Yeni yerler görüyorsunuz. Farklı coğrafyalar, farklı insanlar, farklı canlılar, farklı yaşam tarzları, farklı kültürler… Bu kadar değişik şeyler görmek size, dünyada tek doğrunun olmadığını da öğretiyor. Sizin doğrularınız sizin ortamınızda geçerli.” 

SPOR ERKEN YAŞTA HAYATINIZDA OLSUN

Gençlerin sporu yaşam biçimi haline getirebilmeleri durumunda kendi içlerinde ‘sönmez bir enerji santrali’ kuracaklarını belirten Murat Yalçıntaş, şunları söyledi: “Gençlere spor yapmaya erken yaşta başlamalarını tavsiye ederim. Herkes zannediyor ki, bu çok pahalı bir şey. Hayır, spor yapmak çok pahalı bir şey değil. İsterseniz sporu son derece mütevazı şartlarda yapabilirsiniz. Pahalı olan bir yönü var, o da zaman yönü. Zaman vermeniz lazım. Gençlere tavsiyem hayatlarına sporu koymaları ve buna zaman ayırmaları.”

PES ETMEZSENİZ HEDEFİNİZE ULAŞIRSINIZ

Sporun her insana hem fiziki hem de ruhi kazanç sağladığını vurgulayan Yalçıntaş, gençlere de şu tavsiyelerde bulundu: “Fiziki ve mental kazanç insanın daha sağlıklı, daha kaliteli bir yaşam sürmesini sağlıyor. Dayanıklılık sporlarında farklı şeyler de öğreniyorsunuz. Dağdan örnek verelim. Özellikle 4-5 bin metreyi geçtikten sonra sırtınızda çantanızla rüzgarın estiğini, soğuk olduğunu, dimdik bir yamaca tırmandığınızı düşünün. 2-3 kilometrelik yol, 7-8 saate çıkıyor. Hayatta da aynı şey söz konusu. Sabrederseniz, uğraşırsanız, pes etmezseniz, hedefinize ulaşırsınız.”