‘Korona ortak sınır olgusunu yeniden tartışmaya açtı’

İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Uğur Yasin Asal, küresel salgın haline gelen koronanın, ülkelerin sınır güvenliği konusunu acı bir şekilde hatırlattığını söyledi. Dr. Asal, “Avrupa’nın salgının merkezi haline gelmesi ‘ortak sınır’ olgusunu yeniden tartışmaya açtı” dedi.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 08 Nisan 2020 Çarşamba
AA + -

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen yeni tip koronavirüs (Covid-19), uluslararası sistemin yapısına yönelik eleştirileri yeniden gündeme getirdi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Uğur Yasin Asal, 21. yüzyılın imkan ve kabiliyetleri ile düşünüldüğünde, bu denli etkili olan küresel salgının, uluslararası sistemin kapasite ve performansına ait birtakım içsel istikrarsızlıkları da gün yüzüne çıkardığını söyledi.

KÜRESELLEŞME TARTIŞILIYOR

Covid-19 ile gelişen ilk eleştirinin küreselleşme olgusuna odaklandığını belirten Dr. Asal, “Dünyanın ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak bu denli entegre bir yapı inşa etmesi, sağlık sorunları karşısında da aynı etkinlik beklentisini ortaya çıkarıyor. Ancak küreselleşmenin tek tip insan inşa etme sürecinde ortaya koyduğu gayretin, doğacak sorunlarla mücadele etmede yeteri kadar ortaya konmadığı görülüyor. Bunun da ötesinde küreselleşme olgusunun kendisi, Covid-19 salgınının bu denli hızla yayılmasının temel alt yapısını oluşturdu. Covid-19 salgını ile beraber uluslararası sistem, inşa ettiği yapı, kurum ve kuralları ile insani ve ahlaki bir sorgulama süreci içerisine girdi” dedi.

SINIRLARIN GÜVENLİĞİ

Covid-19 pandemisi ile gündeme gelen bir diğer önemli olgunun da ulusal sınırların güvenliği olduğuna dikkat çeken Dr. Uğur Yasin Asal, şunları söyledi: “Devletlerin, küresel salgınla mücadelesinde farklılıklar olduğu ve bu nispette başarı ve başarısızlıkların ortaya çıktığı görülüyor. Covid-19’un küresel bir görünüm kazanmasında en önemli etken, virüsün ülke sınırlarına ulaşması ve etkinliğini artırması sürecinde sınır güvenliğinin yeteri kadar sağlanamaması. Bir diğer ifadeyle, küresel salgının önlenmesinin en temel öğretisi, salgını ülke sınırlarınızın ötesinde tutabildiğiniz kadar başarılı olduğunuzdur. Bu, aynı zamanda devletlerin krizler karşısında öngörü yetenekleri ve tedbir alma süreçlerinin bir parçası olarak da gelişiyor. Türkiye’nin koronavirüsün ülke sınırlarına gelene değin aldığı önleyici tedbirler, bu konuda bir örnek olarak gösterilebilir. Bu açıdan bakıldığında, salgının merkezinin Avrupa ülkeleri haline gelmesi, ortak sınır kavramını tekrar değerlendirmeye açtı ve ulusal sınırların güvenliği meselesini acı bir şekilde tecrübe ettirdi. 21. yüzyılın bu denli etkili olan ilk pandemisi olarak ifade edilen Covid-19’dan yeteri kadar ders alınmadığı sürece benzer küresel salgınların devletlerin ulusal sınırları üzerinde tehdit katsayısını artırmaları beklenecektir.”

KURUMLAR SINIFTA KALDI

Covid-19 pandemisinin uluslararası kurumların, küresel krizler karşısındaki işlevsizliğini de gündeme getirdiğini belirten Dr. Asal, “İkinci Dünya Savaşı’nın ardından oluşturulan güç merkezli uluslararası sistem yapısı, Birleşmiş Milletler ve NATO ile iki temel ekseni inşa etti. Buna ek olarak, Avrupa ekonomik entegrasyonunun siyasi birlikteliği olarak gelişen Avrupa Birliği de bu sacayağının tamamlayıcısı oldu. Covid-19’un uluslararası toplum güvenliğini önemli oranda tehdit eder hale geldiği bu yapıda, uluslararası kurumların karar alma ve uygulama süreçlerinde yeterli etkinliğin gösterilemediği, krize karşı geliştirilen önlem ve işbirliğinin kurumsal bir performans oluşturamadığı görülüyor” dedi.

AB’YE ELEŞTİRİ

Enaçık eleştirinin Avrupa Birliği’ne yönelik olduğunu da vurgulayan Dr. Uğur Yasin Asal, sözlerini şöyle sürdürdü: “İtalya ve İspanya’nın Covid-19 salgını karşısında AB’den talep ettiği desteği alamadığı, özellikle yoğun bakım üniteleri ve solunum cihazlarındaki eksiklik nedeniyle hızla can kayıpları yaşadığı görülüyor. Brexit süreci ile beraber önemli bir yara alan Avrupa entegrasyon sürecinin, Covid-19 salgını ile de varoluşsal bir sorgulama geçireceği açık. Salgında en fazla can kaybı yaşayan İtalya’ya kısmi oranda Almanya tarafından destek verilmesi, önemli oranda da AB üyesi olmayan Rusya Federasyonu tarafından destek olunması, bu sorgulamanın önemli bir göstergesi.”