Diplomayı yükseltme zamanı

İstanbul Ticaret Odası’nın güçlü desteği ile İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora başvuruları devam ediyor. TİCARET’te dört enstitüdeki onlarca bölümde herkese uygun lisansüstü bölümler var.

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 26 Ağustos 2020 Çarşamba
AA + -

HAMİT KARDAŞ
 
Yüksek lisans ve doktora programlarını da iş dünyasının ihtiyaçları ışığında şekillendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin lisansüstü programlarına başvurular devam ediyor. Dört enstitüsü olan üniversitenin Finans ve Dış Ticaret Enstitüleri’nin Türkiye’de benzeri yok.
 
FİNANSTA İLK
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi Finans Enstitüsü, ulusal ve küresel, kamu ve özel, finans sektörüyle ilgili kuruluşlar, kamu otoriteleri, meslek kuruluşları, üniversiteler ile oluşturduğu işbirliği çerçevesinde, eğitim öğretim, araştırma ve uygulama örnekleri ve modelleri, akademik ve bilimsel etkinlikler diploma ve sertifika programları sunuyor. Türkiye’de ilk olan Finans Enstitüsü; İstanbul’un küresel ölçekte finans merkezi olma hedefleri ile uyumlu olarak çalışma alanını, özel ve kamu kesimi odaklı finans teorisi, yönetimi ve politikası, finansal ekonomi ile uygulamalı finansı dikkate alarak bütünleşik bir perspektifle yapılandırıldı. Enstitü bünyesinde dört yüksek lisans ve iki doktora programı var.
 
DIŞ TİCARETTE ÖNCÜ
 
Dış Ticaret Enstitüsü, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin nüvesini oluşturan lisansüstü akademik birim olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin ilk dış ticaret enstitüsü olma farklılığına sahip olan enstitü, akademik düzeyde lisansüstü programlar açmanın yanı sıra piyasaya yönelik sektörel bazda uygulamalar ve araştırmalar da yapıyor. Dış Ticaret Enstitüsü’nde de tezli ve tezsiz yüksek lisans yapılabiliyor. Enstitü bünyesinde iki farklı alanda doktora programı yürütülüyor.
 
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
 
Sosyal Bilimler Enstitüsü, 27 yüksek lisans, dokuz doktora programı ile eğitim ve araştırma faaliyetlerini sürdürüyor. Enstitüden mezun olanlar değişik sektörlerde orta ve üst düzey yönetici olarak çalışma hayatlarını sürdürüyor. Enstitünün öğretim elemanı kadrosunda, finans ve reel sektörün duayenleri de yer alıyor.
 
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 10 farklı programla yüksek lisans ve doktora eğitimi veriyor. Yüksek lisanslarını Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yapmak isteyenler tezli ve tezsiz programlardan birini seçebiliyor. Enstitü bünyesindeki Mücevherat Mühendisliği ile Gayrimenkul Geliştirme, Kentsel Dönüşüm ve Planlama programları Türkiye’de alanlarının öncüsü olan lisansüstü programlar. Fen Bilimleri Enstitüsü Küçükyalı Yerleşkesi’nde bulunuyor.
 
İNDİRİM VE BURS İMKANLARI VAR
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi lisansüstü programlarına başvuranlar arasında gerekli şartları sağlayanlar indirim ya da burs elde edebiliyor. Şehit çocukları, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde okuyan kardeşi olanlar, İTO Meclis üyeleri, İTO ve iştiraklerinde personel olarak çalışanlar, İTO üyeleri, Türkiye’deki Ticaret ve Sanayi Odalarında yönetim kurulu üyesi, meclis başkanı ve başkanlık divanı üyesi olanlar, İstanbul Ticaret Üniversitesi mezunları, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mezunları ve Mensupları Derneği (TİDER) üyeleri, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği üyeleri, engelli öğrenciler çeşitli oranlardaki indirimlerden faydalanabiliyor. Üniversite ayrıca eş indirimi, kamu personeli indirimi gibi başlıklar altında da indirimler uyguluyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile işbirliği protokolü imzalanan kuruluşların mensupları da lisansüstü programlarındaki indirimlere tabi tutuluyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi ayrıca lisansüstü programları için burslar da veriyor. Üniversitenin sağladığı burslar ve indirimlere www.ticaret.edu.tr adresinden ulaşılabiliyor.
 
*        *        *
 
Salgında taksitli ticari krediler yüzde 15 arttı
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi akademisyenleri tarafından hazırlanan ve pandemi sürecini farklı yönlerden ele alan raporlara bir yenisi eklendi. İşletme Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hicabi Ersoy tarafından hazırlanan son raporda salgının Türk finans ve bankacılık sektörü üzerine etkileri ele alındı.
 
Kamu, yerli özel ve yabancı sermayeli bankalar için 2020 Mart dönemi aktif karlılığının sırasıyla yüzde 0.39, yüzde 0.43 ve yüzde 0.47 olarak gerçekleştiği vurgulanan raporda sektörün karlılığının ise yüzde 0.42 olduğu belirtiliyor. Rapora göre kamu bankaları için öz kaynak karlılığı 2020 Mart döneminde artarken yerli özel ve yabancı sermayeli bankalar için aktif karlılık azaldı. Sektörün aktif karlılığı da öz kaynak karlılığı gibi 2020 Mart döneminde bir önceki döneme göre artarak yüzde 0.42 oldu.
 
KREDİ TUTARI
 
Çalışmaya göre Mart 2020 itibarıyla toplam kredi stoku 2 trilyon 540 milyar TL olarak gerçekleşirken yıl sonuna göre bankalarca kullandırılan kredi tutarı azaldı. Bu tutarın yüzde 41’inin yabancı para üzerinden, yüzde 59’luk kısmının TL cinsinden kullandırıldığı görülüyor. Kredilerin türler itibarıyla yüzde 55’lik kısmı ticari ve kurumsal, yüzde 23’ü KOBİ kredileri, yüzde 22’si ise tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.
 
Çalışmada salgının Türkiye’de ortaya çıktığı 11 Mart 2020 başlangıç alınarak bu tarihten sonraki 10 hafta ve önceki 10 haftaya ait haftalık bankacılık verileri de incelendi. Genel olarak kredi ortalamalarının yaşanan sağlık krizi öncesine göre arttığı gözlemlendi. En büyük artış yüzde 15 ile Taksitli Ticari Kredilerde gerçekleşirken, yalnızca Bireysel Kredi Kartlarında yüzde 6.3’lük bir düşüş yaşandı. Covid-19 öncesi ve sonrası kredi ortalamaları yüzde 5 istatistiksel anlamlılık düzeyinde farklılık gösteriyor. Katılım bankacılığı açısından kredilerin ortalamalarının pandemi dönemi öncesine göre arttığı görüldü. KOBİ Kredileri Covid öncesi döneme göre katılım bankaları açısından en çok artış gösteren kalem olurken, Bireysel Kredi Kartlarının yüzde 10 civarında azaldığı tespit edildi.
 
TAKİPTEKİLER
 
Rapora göre takipteki alacaklar, yabancı mevduat ve yerli özel mevduat bankaları için istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösteriyor. Mevduat bankaları ve kamu mevduat bankaları açısından ise anlamlı bir farklılık yok. Yabancı bankalar açısından bu kalem Covid öncesine göre artarken yerli bankalar açısından azalıyor. Takipteki tüketici Kredileri ve Bireysel Kredi Kartları ortalamaları yalnızca kamu mevduat bankaları açısından Covid öncesi ve sonrası bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösteriyor ve yüzde 4’lük bir azalma olduğu tespit ediliyor.
 
TAŞIT KREDİLERİ
 
Diğer kalemlerin yüzde 5 istatistiksel anlamlılık düzeyinde Covid öncesi ve sonrası dönem açısından farklılık gösterdiği belirlenirken en fazla değişimin takipteki taşıt kredilerinde olduğu görüldü. Rapora göre; yerli bankalar açısından takipteki kredilerdeki göreceli azalışın, sektörün pandeminin ekonomi ve sosyal hayata etkisini arttırmama yönündeki davranış şeklinden kaynaklandığı düşünülüyor.