Vergi hukuku açısından ücret

Dr. Veysi Seviğ

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 26 Ekim 2015 Pazartesi
AA + -

Gelir Vergisi Kanunu’nun III. kısmının 5. bölümü “Ücretlilerin Vergilendirilmesi” ile ilgili hükümleri içermektedir. (Madde 61-64)

Ücret; işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak koşulu ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde belirlenmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmemektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin 11 numaralı bendi uyarınca kanunla kurulan emekli sandıkları ile Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesinde yer alan sandıklar tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları Gelir Vergisi’ne tabi olmayıp, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 20. maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen aylıkların toplamı en yüksek devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulmaktadır.    

Buna göre; Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/11 ve 25/3. maddelerinde belirtilen kurumlar tarafından ilgili kişilere ödenecek aylık, ikramiye, yardım veya iade olunan mevduat tutarları istisna kapsamında olup; istisna en yüksek devlet memuruna ödenen aylık veya ödeme tutarı ile sınırlandırılmıştır. Bu tutarın üzerinde yapılan ödemeler istisnadan yararlandırılmamaktadır. Dolayısıyla istisna haddi kapsamında yapılan ödemeler vergiye tabi değildir.

Diğer yandan bazı hallerde işverenler tarafından işten ayrılmış kişilere önceki dönemlerde yapılmış hizmetlere karşılık olarak işinden ayrıldıktan sonra eski hizmetleri göz önüne alınarak para veya bir menfaat sağlama şeklinde bazı ödemeler yapılabilmektedir.

Örneğin bir şirkette hizmet süresini tamamlamış eski bir personele parasız seyahat hakkı tanınmak suretiyle menfaat sağlanması halinde vergiye tabi bir ücret geliri söz konusu olabilmektedir. (2015 Beyanname Düzenleme Kılavuzu, Cilt 1, sf 129, HUD Yayınları) Bunun dışında işten ayrılan bir kişiye ileride yapılması taahhüt edilen bir hizmet karşılığı olmak üzere para veya ayın olarak menfaat sağlanabilmektedir. İş yaşamında başarılı olan kişilere işe başlamadan önce ayni veya nakdi olarak yapılan ödemeler uygulamada transfer ücreti olarak kabul edilmektedir. Bu durumda da yapılan ödemeler ücret geliri olarak vergilendirilmektedir. Dolayısıyla Gelir Vergisi Kanunu’nun 61/2. maddesi uyarınca bu tür ödemeler ister ayni olsun, ister maddi olsun ücret olarak kabul edilmektedir.

TBMM, İl Genel Meclisi ile Belediye Meclisi üyeleri, özel kanunlarına veya idari kararlara göre kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların üyelerine ve bu sayılan kişilere yapılan bu tür ödemelerde Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca ücret sayılmaktadır. Bu uygulama sadece madde hükmünde sayılan kişilerle sınırlı olmayıp, durumları yukarıda belirtilenlere benzeyen kişilere yapılan benzer nitelikteki ödemelerde bu kapsamda ücret olarak vergilendirilmektedir. Örneğin İcra Tetkik Mercileri tarafından konkordato komiserliğine tayin edilenlere bu işleri karşılığında mahkemece belirlenen tutar üzerinden yapılan ödemeler ücret olarak kabul edilmekte ve vergilendirilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinin 4. fıkrası gereği anonim şirketlerin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçiler tarafından Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan Uluslararası Denetim Standartları ile uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenmektedir. Bu bağlamda denetçilere ödenen ücretler, şirketlerin tasfiyesi aşamasında ödenen ücretler, şirketlerin tasfiye memurlarına ödenen ücretler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 61/5. maddesi gereği olarak bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine, yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın gibi menfaatlerle benzeri nitelikteki parasal değeri olan menfaatlerde ücret olarak kabul edilmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 61/6. maddesinde özel olarak hükme bağlandığı üzere sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler de ücret olarak kabul edilmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 62. maddesinde tanımlandığı üzere “hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” ücret ödemelerini usulüne uygun olarak vergilendirmekle yükümlüdürler.

Yabancı parasıyla ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk Lirası’na çevrilir. (Gelir Vergisi Kanunu Madde:63)