Suistimalde Yargıtay kararı

İsa Karakaş

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 08 Şubat 2016 Pazartesi
AA + -

Yargıtay, bir işçinin iyi niyet suistimali üzerine verdiği kararla, iyi niyet kurallarına uymayan işvereni aldatmaya yönelik ve güven zedeleyici tutumundan dolayı söz konusu işçiyi haksız buldu. Dava neticesinde işçi hem işinden hem de tazminatından oldu.

İstanbul’da bir işçi, mesai saatleri içinde cuma namazına gideceğini belirterek bu amaçla işçilere tahsis edilen servisle cumaya giden işçilerle birlikte işyerinden ayrılmıştır.

Ancak işçi, cuma namazına gitmeyip bu vakti kahvede geçirmiş ve dönüşte namazdan dönen işçilerle birlikte servisle işyerine dönmüştür.

İşveren de bu durumu tanıklarla tutanak altına almıştır. Akabinde işçinin cuma namazına gideceğini belirterek işi bırakıp gitmesi ancak cuma namazına gitmek yerine kahvede vakit geçirmesinin doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olduğunu, işverenin güvenini kötüye kullandığını, bu nedenle savunmasını alarak, işçinin iş akdini haklı nedenle fesh etmiştir.

Bunun üzerine işçi, iş mahkemesine başvurarak feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

İŞVEREN HAKLI BULUNDU

İş Mahkemesi, feshe neden olan davranışın işveren nezdinde davacı işçi ile çalışma ilişkisini temelden çökerttiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, en fazla işçinin uyarılması sonucunu doğurması gereken davranışın haklı fesih gerekçesi yapılmasının samimi bulunmadığı, hukuken geçerli bir fesihten söz etmenin mümkün olmadığı gerekçesi ile işçi lehine karar vermiştir.

İşveren işçi lehine olan yerel mahkeme kararını temyiz etmiştir.

Konuyla ilgili Yargıtay, davacı işçinin, işveren tarafından cuma namazına gitmek isteyen işçiler için tahsis edilen servis ile işverene cuma namazına gideceğini belirterek iş yerinden ayrılıp kahvehaneye gittiği sabit olup, davacının bu eylemlerinin iş yerinde olumsuzluklara yol açtığı, taraflar arasında güven ilişkisinin sarsıldığı bu durumda iş ilişkisinin sürdürülmesinin işverenden beklenemeyeceği ve işveren feshinin haklı olduğunu bu nedenle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın isabetsiz olduğuna karar vermiştir.

Sonuç olarak işçinin bu davranışı ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan işvereni aldatmaya yönelik ve güven zedeleyici olduğundan işçi hem işinden hem de tazminatından olmuştur.

GELİR TESTİNDE MAĞDURİYET GİDERİLDİ

2016 Yılı Torba (Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair) Kanun Tasarısı’nın bir kısım maddeleri TBMM’de kabul edildi. Kabul edilen maddelerden SGK, İş Kanunu ve çalışma mevzuatına ilişkin değişiklerden emeklilerden yapılan prim kesintileri ile anne işçilere yönelik yapılan düzenlemeleri önceki yazımızda açıklamıştık.
TBMM’de geçen maddelerden biri de işsiz gençlerden alınan genel sağlık sigortası pirimi ile ilgili. Buna göre ana veya babası üzerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sayılmayanlardan lise ve dengi öğrenimden mezun olanlar 20 yaşını, yükseköğrenimden mezun olanlar ise 25 yaşını geçmemek şartıyla primleri devlet tarafından ödenerek mezun oldukları tarihi izleyen günden itibaren 2 yıl, gelir tespiti yapılmaksızın sağlık hizmeti alabilecek.