ITO Ticaret logo
  • EURO4,33
    % 0,07
  • DOLAR3,67
    % -0,36
  • ALTIN151,21
    % 0,00

Yeni büyüme hikayesi

Cüneyt Başaran

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 13 Mart 2017 Pazartesi
AA + -

Paris merkezli OECD, açıkladığı raporda, kasımdaki tahminini aynı tutarak dünya büyümesi için 2017’de yüzde 3.3, 2018’de de yüzde 3.7’lik hedeflerini korudu. Geçen yılı yüzde 3 büyümeyle bitirdiğimizi düşünürsek bu rakamlar bir parça toparlanma ifade etse de 2010 öncesi ortalama dünya büyümesi olan yüzde 4’ün oldukça altındayız.

RAPORUN AYRINTILARINDA NE VAR?

Rapora göre, ABD 2016’daki yüzde 1.7’ler civarındaki büyümesini OECD’ye göre bu yıl yüzde 2.4’e, önümüzdeki yıl da yüzde 2.8’e çıkaracak. OECD aynı dönemde ABD’nin bir numaralı ticari rakibi Çin’in büyümesinin mevcut yüzde 6.7’den önce yüzde 6.5’e, daha sonra da yüzde 6.3’e düşmesini bekliyor. ABD’nin diğer rakibi AB (Euro Zone) içinse önümüzdeki 2 yıl boyunca mevcut yüzde 1.6-1.7’ler civarında büyümenin sabit kalması bekleniyor.

Dünya büyümesinin 2018’de ulaşacağı ve hâlâ kimseyi memnun etmeyen yüzde 3.7’lik büyümenin lokomotifini gelişmiş ülkeler ayağında ABD oluşturacak. AB durumu idare etmeye çalışırken Çin mevzi kaybetmeye devam edecek.

GELİŞEN ÜLKELERİN DURUMU

OECD kasımda Türkiye için 2017 büyüme tahminini yüzde 3.3, 2018’de ise 3.8 olarak belirlemişti. Buna bir revizyon gelecek mi? Bilmiyoruz. Ama diğer yatırım kurumlarının, özellikle yılın ilk 2 ayında kurun sert değer kaybı ve TCMB’nin faiz artışı sonrası Türkiye için 2017 büyüme tahminlerini yüzde 2.5’lere kadar düşürdüklerini biliyoruz. Keza 2018 için de yatırım kurumlarının Türkiye için büyüme tahminleri yüzde 2.5-3 bandında gidip geliyor.
OECD raporunda 2018 sonunda son 2 yıldır daralan Rusya ve Brezilya’nın sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 1.5 büyüme rakamına döneceğini, bir başka rakibimiz Hindistan’ın mevcut yüzde 7’ler civarındaki büyümesini yüzde 7.7’lere kadar yükselttiğini görüyoruz.
Krize giren birçok ülke yavaş da olsa geri dönüp yeni hikâyelerle yatırımcının karşısına çıkmaya hazırlanırken, Türkiye’de, “yüzde 2.5-3 büyüme bandını nasıl aşacağız?” sorusunu sormanın zamanı geldi.

PEKİ CEVAP NE?

Bu konunun cevabı kısa değil, hatta tek bir sihirli formül de yok. Ama olmazsa olmazları var. Konu uzun ama yazı bitmeden birinden bahsedeyim: “Stratejik sektörlerin, ekonomik gerekçelerle seçilip buna uygun devlet politikalarının devreye sokulması.” Bu sektörlerin tespitinde de çok hassas olunması gerekiyor. Çünkü fazla barutumuz yok ve hangi sektörleri öne çıkartacaksak, hangi kaynakları bu sektörlerin kullanımına sokacaksak sonunda ‘olmadı ne yapalım’ diyecek bir durumumuz yok.