Ekonomide mevcut durum tespiti

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 02 Mayıs 2017 Salı
AA + -

Yılın dörtte birini tamamladık. Ekonomi cephesinde olup bitenler ile her kafadan bir ses çıkıyor. Kimine göre “işler iyi gitmiyor” kimine göre ise “enseyi karartmanın anlamı yok!”. Ben de birkaç ana başlık üzerinden durum tespiti ve 2017 sonu için tahminlerde bulunmak istedim. Gelin birlikte okuyalım...

ENFLASYON CEPHESİNDE İPLERİ MUTLAKA SIKI TUTMAK GEREKİYOR

Mart sonu itibarıyla mevcut TÜFE yüzde 11.30, çekirdek enflasyon ise yüzde 9.5 seviyesinde. TCMB’nin yaptırdığı ankete göre yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 9.30’a yükseldi. Piyasanın yılbaşında 2017 sonu için yüzde 8.50’lerde enflasyon beklentisi vardı. Şimdi bu beklentiler yüzde 9.50-10.00 seviyesine çekilmiş durumda. Başka bir ankete göre 124 ülkenin ortalama enflasyonu yüzde 3.76. Türkiye şu anki yüzde 11.30’luk enflasyonuyla 124 ülke arasında en yüksek enflasyonu olan 10’uncu ülke.

CARİ AÇIK DÜŞÜK AMA YENİDEN YÜKSELİŞ EĞİLİMİNDE

Türkiye’de en son açıklanan cari açık verisi şubat sonu itibarıyla. Buna göre 12 aylık cari açık 33.7 milyar dolar (GSMH’nin yüzde 3.8’i). Yılsonunda 32.5 milyar dolar seviyesindeydi. Buradan hareketle devam ettiğimizde; turizmdeki toparlanmayı ve ihracat kaleminde yaşanan ivmelenmeyi artı hanesine yazıp, petrol fiyatlarının geçen seneye göre bir miktar yüksek olması ve ekonomide toparlanmanın ithalatı da artırdığı gerçeğinden yola çıkarak sene sonu daha yüksek bir cari açık rakamı bekleyebiliriz.

Piyasanın 2017 sonu beklentisi 37-38 milyar dolar civarı (GSMH’nin yüzde 4.7’si). Bu rakam da gelişmekte olan ülkeler ligine bakıldığında yüksek sayılabilecek bir cari açık. Daha önemlisi, ülke sadece yüzde 3-4 bandında büyürken ve petrol fiyatları göreceli düşük seyrederken bu açığı veriyor olmamız.

YUMUŞAK KARNIMIZ İŞSİZLİK

Ocak sonu itibarıyla açıklanan işsizlik oranı yüzde 13. Genç nüfusta bu oran yüzde 25’e yaklaştı. Sene içinde alınan teşvik kararlarıyla yıl sonuna doğru bu oranın yüzde 11.5-12’lere çekilmesi bekleniyor. Son 1 yılda işgücüne katılım 1-1.5 puan artmış durumda. Türkiye ortalama her yıl 1 milyon kişiye iş bulmak zorunda ki mevcut işsizlik seviyesini koruyabilsin.

Geçen dört yılda ortalama her yıl 600-700 bin kişiye iş oluşturabilmişiz. Bu işleri de daha çok hizmet sektörü gibi geçici işlerin yoğun olduğu bir alanda yapmışız. Yunanistan’daki yüzde 23’ü ve zor durumdaki İspanya’daki yüzde 18.5’lik işsizliği bir kenara bırakırsak AB’de işsizlik yüzde 8 seviyesinde.

Referandum sonrası önceliğin mutlaka ekonomi olması gerekiyor. Son 1 yıldır KGF, KOSGEB kredileriyle ayakta tutulmaya çalışılan bir reel sektör var. Ancak artık çok atacak barutumuz kalmadı. Reform odaklı ekonomi modeline geçiş için hiç zaman kaybetmemiz lazım.