Baz senaryo fazla mı iyimser?

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 05 Haziran 2017 Pazartesi
AA + -

Rasyonelliğin kaybedilmeye başladığı, yatırımcıların soru sormaktan vazgeçtiği günlerden geçiyoruz. Herkes kurulmuş plak gibi aynı şarkıyı söylüyor:

“ABD ekonomisi ılımlı büyüyecek, Fed faizleri yumuşak artacak, jeopolitik riskler sınırlı kalacak, bu süreçte bize cazip seviyelerdeki riskli varlıkların bir süre daha portföylerde kalmasına izin verecek.”

Bu önermeye güvenen sabit getirili tahvil tarafındaki yatırımcılar “yüksek faizli gelişen ülke tahvillerine” akın ederken, hisse senedi yatırımcıları neredeyse ayrım yapmadan her yerde alım yaptılar.

Bugün ise sizi, bu senaryoda “kalk borusu” olarak nitelendirilebilecek bazı gelişmelerden haberdar etmek istiyorum.

İlk olarak “Çin’in notunun düşürülmesinden” başlayalım.

Çin’in notu 30 yıl aradan sonra ilk kez düştü

Moody’s, Çin’in ülke notunu 30 yılın ardından ilk kez düşürdü. Hâlâ yatırım yapılabilir ülke olmakla beraber Çin, yeni notu ile Japonya, Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkelerle aynı seviyeye indi. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’in özellikle yüksek borca sahip olduğu ülke notunu çok daha anlamlı yapıyor. Çin’in kamu artı özel diye hesaplandığında 2008 yılındaki toplam borcu GSMH’sinin yüzde 150’si seviyesindeyken 2016’da geldiği
nokta yüzde 250 oldu.

Brezilya’da protestocular sokaklara çıktı…

Gelişen ülkeler arasında hem ekonomik büyüklüğü hem de portföylerde aldığı yer açısından önemli bir yeri olan Brezilya’nın başı yine dertte. Geçen sene aslında bir nevi darbe ile başa gelen Michel Temer zaten bir süredir politik skandallar ve rüşvet davaları ile zor günler geçiriyor. Aslında geçen sene devlet başkanı olarak göreve geldiğinde piyasaların reform ve ekonomi yönetimi açısından bel bağladığı bir isimdi. Ancak Temer, bir yandan “skandallar” sebebiyle bu kredisini çok hızlı tüketirken son tahlilde de meclisten geçirmek istediği “sosyal reformlar ve mali uygulamalar” sebebiyle on binlerce Brezilyalı’nın sokaklara dökülmesine sebep oldu. Brezilyalılar bununla da kalmayıp bakanlıkları ateşe verdiler. Bunun üzerine askeri sokağa sürmek zorunda kalan Temer, bu şekilde şimdilik düzeni yeniden tesis edebilmiş görünüyor. Ama nereye kadar?

OPEC’in iddialı kesintileri

Petrol zengini Venezuela’da 10 milyon insanın sadece iki öğün yemek yiyebildiği, çocuk ölümlerinin bu sene yüzde 64 arttığı bir ortamdan iktidarın ortamı daha gerdiği, İngiltere’de Theresa May’in sandığa 15 gün kala çok zorlanıyor olması, Güney Afrika’da Başkan Zuma’nın bitmeyen enteresan politikalarını, OPEC’in en iddialı kesintilerinden birini yapmasına rağmen düşen petrol fiyatları ve zorlanan emtia üreticisi ülkelerini de ekleyebilirim.

Sanırım derdimi anlatabildim. Baz senaryo diye anlatılan hikaye yabancıların dediği gibi “it is too good to be true”, yani gerçek olmak için çok fazla iyimser. Benden uyarması...

8 trilyon dolarlık tahvil piyasası

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin de aslında toplam kamu artı özel borcu yüzde 250’ler seviyesinde. Ancak ABD’nin ülke notu Çin’den 4 basamak yukarıda. Bu açıdan baktığımızda ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 2.25’lerde iken Çin’in benzer vadeli tahvilinin yüzde 3.60’larda duruyor olmasının en önemli sebebi Çin’in iyi bir notunun olması. Diğer sebebi ise Çin devlet tahvillerinin yüzde 65’inin yerel bankalarda, sadece yüzde 6’sının yabancılarda olması. Toplam 8 trilyon dolarlık Çin tahvil piyasası için bu not indirimi hiç iyi olmadı.