ITO Ticaret logo
  • EURO4,20
    % 0,07
  • DOLAR3,55
    % -0,36
  • ALTIN149,47
    % 0,00

Yılın ikinci yarısı için beklentiler

Dr. Can Gürlesel

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 10 Temmuz 2017 Pazartesi
AA + -

Yılın ilk yarısını geride bıraktık. Dünyada, beklendiği gibi son iki yıla göre daha iyi bir yarıyıl geçirildi. Türkiye’de de özellikle büyüme tarafında beklentilerin üzerinde bir performans yaşandı. Bu çerçevede yılın ikinci yarısına ilişkin yurtiçi ve yurtdışı beklentilerini değerlendirelim.

1 - DÜNYADA BÜYÜK MERKEZ BANKALARI ETKİLİ OLACAK

Küresel kriz sonrası büyük merkez bankaları ekonomileri desteklemek için bilançolarını önemli ölçüde genişletmişti. Gelinen noktada küresel ekonomideki toparlanmaya bağlı olarak merkez bankaları giderek bilançolarını normalleştirmeye yaklaşıyor. 2017’nin ikinci yarısında ABD Merkez Bankası Fed, bilanço küçültmeye başlayacak. Avrupa Merkez Bankası da genişlemeye son vererek küçültme planını açıklayacak. İngiltere Merkez Bankası da faiz artışına başlayabilecek. Merkez bankalarının bilanço küçültme sürecinde bu ülkelerin para birimleri güçlenirken küresel faiz oranları da yükselecek. Bu etkiler temmuz-ağustos rehavetinden sonra eylül ile görülecek.

2 - TEMMUZ AYINDAKİ G20 ZİRVESİ YILIN İKİNCİ YARISINI ŞEKİLLENDİRECEK

G20 Zirvesi, dönem başkanlığını yürüten Almanya’da temmuzda yapılacak. Zirvenin gündemi; kapsayıcı ekonomik büyüme, iklim anlaşması ve küresel terör ile mücadele olacak. Trump, G20 Zirvesi’ne ilk kez katılacak. ABD’nin yeni yönetiminin eleştirilen iklim anlaşmasından çekilme gibi birçok adımı zirvede tartışılacak. Ortadoğu’daki süreç gündemde olacak. Bu alanda ABD ile Rusya çekişmesi olası. Ticarette korumacılık konusunu özellikle Çin gündeme getirecek. Küresel terör ile mücadelede ise ortak bir tavır beklentisi sınırlı. Zirve, ekonomiden çok siyasi alanlarda önemli gelişmelere ve sürprizlere açık.

3 - KÖRFEZ’DE KATAR KRİZİ BÜYÜYOR

Küresel ekonomik toparlanma önünde en önemli tehdit olarak jeopolitik riskler görülüyor. Bu çerçevede Körfez bölgesinde Katar ile Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn öncülüğündeki ülkeler arasındaki kriz giderek büyüyor. Körfez ülkeleri Katar’a yoğun bir abluka uyguluyor. Ablukanın kalkması için talep edilen 13 maddelik listeyi Katar reddetti. Körfez ülkelerinin Katar üzerindeki ablukası, Katar’a destek olan ve ilişkilerini kesmeyen ülkelere doğru genişleyebilecek. Körfez krizi henüz sıcak bir çatışma riski taşımamakla birlikte bölgede Türkiye’yi de etkileyecek önemli siyasi ve ekonomik sonuçlara doğru sürükleniyor.

4 - TÜRKİYE’DE YÜKSEK EKONOMİK BÜYÜME SÜRECEK

2017’nin ilk çeyrek döneminde büyüme yüzde 5.0 olarak gerçekleşti. 2017 ilk çeyreğinde tüm sektörlerde büyüme yaşandı. Sanayi ve sanayi ihracatı büyümenin ana motoru olunca daha sağlıklı bir büyüme ortaya çıktı. Ekonomik büyümeye en büyük katkıyı net ihracat sağladı. Hane halkı tüketim harcamaları ile kamu tüketim harcamaları da büyümeyi destekledi. Yılın ikinci çeyreğinde de benzer bir büyümenin gerçekleştiği tahmin ediliyor. Muhtemelen yılın geri kalanında da büyüme dinamikleri benzer şekilde çalışmaya devam edecek.

5 - MERKEZ BANKASI PİYASALARI DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEK

TC Merkez Bankası piyasaları desteklemek için genişletici para politikasını sürdürüyor. Gecelik olarak mali piyasalara bankalar aracılığı ile bıraktığı TL likiditesi, 110-120 milyar TL arasında değişiyor. Merkez Bankası kredi genişlemesi önünde de engel olmuyor. Merkez Bankası ayrıca yükselen bütçe açıklarını finanse etmek için iç borçlanmayı artıran Hazine için de likidite olanaklarını genişletiyor. Merkez Bankası muhtemelen yılın üçüncü çeyreğinde de genişletici para politikasını sürdürecek.

6 - TÜRK LİRASI DAHA İSTİKRARLI OLACAK

Türk Lirası geçen yılın sonunda önemli bir değer kaybı yaşamış ve sepet kur 4.00 TL’ye kadar yükselmişti. Yeni yılın ilk yarısında ise yaşanan göreceli normalleşme ile birlikte TL bir miktar değer kazanmış olup giderek istikrar kazanmaya başladı. Türk Lirası sepet kur olarak son iki aydır 3.70-3.75 aralığında dalgalanmaya başladı. Bu seviye pariteye bağlı olarak 3.50-3.60 dolar/TL, 3.90-4.00 Euro/TL bantlarına denk geliyor. Mevcut koşullar ve TL faiz oranlarının seviyesi değişmedikçe TL bu aralıkta en azından bir-iki ay daha kalmaya devam edecek. Yılın son çeyreğinde ise yeniden bir miktar değer kaybı yaşanacak.

Son Söz: Jeopolitik ve siyasi riskler engellemez ise içeride ve dışarıda ekonomik toparlanma sürecek.