ITO Ticaret logo
  • EURO4,14
    % 0,07
  • DOLAR3,53
    % -0,36
  • ALTIN146,65
    % 0,00

Vergi hukukunda izaha davet

Dr. Veysi Seviğ

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 08 Ağustos 2017 Salı
AA + -

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi gereği olarak “Vergi incelemesine başlanılmadan veya Takdir Komisyonu’na sevk edilmeden önce verginin ziyaa (kayba) uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış” ise bu takdirde söz konusu mükellefler konu ile olarak izaha davet edilebilecek. Bu bağlamda izaha (açıklamaya) davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmıyor.

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi uyarınca konuya ilişkin ön tespitlerin niteliğini, izaha davet şeklini ve kapsamını, daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye “Maliye Bakanlığı” yetkili kılındı.

Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu 482 sayılı Genel Tebliğ ile “İzaha Davet” uygulaması ile ilgili açıklamalar yapıldı. (25.07.2017 gün ve 30134 sayılı Resmi Gazete)

Tebliğ çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca “İzaha Davet” kapsamına alınan konular ana başlıklar olarak aşağıda yer alıyor:

  • Ba-Bs Bildirim Formları’ndaki bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde yapılan çapraz kontroller neticesinde, vergiyi ziyaa uğratmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar,
  • Kredi kartı satış bilgileri ile KDV beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak izaha davet söz konusu olabilecek.
  • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgular, 
  • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkan veya elde edilen bilgiler,
  • Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan indirimler ile kanuni oranları aşan oranların uygulanmasına yönelik işlemler,
  • Dağıtılan kâr payları üzerinden tevkifat yapmayanların bu uygulamaları,
  • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile ilgili olarak mevzuata uygun işlem yapılmaması, 
  • İştirak kazançlarını ilgili hesapla göstermeyen mükellefler,
  • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin (e) bendinde yer alan taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerin istisna uygulaması açısından mevzuata uygun davranmamaları,
  • Örtülü sermaye uygulamasında öz sermayenin üç katının aşılmaması kuralına uymamaları,
  • Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler nedeniyle mevcut mevzuata aykırı davrananlar, 
  • Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortakları, 
  • Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanlar,
  • Gayrimenkullere ilişkin “Değer Artışı Kazançları” yönünden haklarında ön tespit yapılmış bulunanlar,
  • Elde etmiş bulundukları gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik veyahut da hatalı beyan edenler,
  • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar,

izaha davet edilebilecek.

İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması halinde;

  • Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması durumunda mükellefler söz konusu tespitle ilgili vergi incelemesine tabi tutulmayacak.
  • Mükelleflerce izahta bulunulan tarihten itibaren 15 gün içinde idarece öngörülen düzeltmelerin yapılması ödeme süresi geçmiş vergilerin Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca gecikme zammı ile ödenmesi koşuluyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden yüzde 20 oranında kesilecek. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmeyecek.

Ancak yapılan ön tespitlerin Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesi kapsamında olması halinde kaçakçılık suçunun varlığı nedeniyle yukarıda yer alan düzenlemeden yararlanmak mümkün olamayacak.