ITO Ticaret logo
  • EURO4,54
    % -0,80
  • DOLAR3,86
    % -0,48
  • ALTIN156,21
    % 0,22

Piyasalarda son durum

Cüneyt Başaran

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 20 Kasım 2017 Pazartesi
AA + -

Bu hafta içinde 1 Euro 4.60 TL’yi görerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Geçen hafta da 1 pound 5.11 TL’den işlem gördü ve bu da tüm zamanların rekoruydu. Dolar Türk Lirası paritesinde (kapanış bazlı, Bloomberg rakamlarına göre) 3.89’u gördü ki, bu da tüm zamanların en yüksek seviyesiydi.

Bu hafta Hazine iki yıllık ve 10 yıllık vadede olmak üzere iki adet ihale düzenledi. İki yıllık ihalede yüzde 13.75 ile 10 yıllık vadede ise yüzde 12.35 ile borçlandı. İki yıllık tahvil borçlanmasında Türk Hazinesi 2009 Nisan ayından beri en yüksek borçlanma maliyetini ödedi. Sadece beş ay önce benzer iki yıllık vadede borçlanmaya gittiğinde ödediği maliyet ise sadece yüzde 11’ler seviyesindeydi.

Şirketlerin yabancı para cinsinden borçlanmasında da benzer bir durum var. 10 yıl vadeli dolar cinsi Türk şirket tahvilleri faizi ortalama yüzde 7-7.5 bandına çıkarken beş yıl vadede bu oranlar yüzde 5.5’leri aşmış durumda.

Ne olduysa eylül sonundan itibaren oldu.

ABD-ALMANYA GERGİNLİĞİ

Bir yandan yurtdışında ABD ekonomisi lehine esen güçlü rüzgârlar, diğer yandan da gelişen ülkelerle ilgili algının negatife dönmesi bizim için de “balayının bitmesi” anlamına geldi. Bir de bunun üzerine son bir aydır Türk varlıkları üzerinde negatif baskı yaratan “ABD ve Almanya ile had safhaya varan diplomatik gerginlik” eklenince piyasalardaki baskı iyice belirginleşti.

Bu sebeple de son bir aydır artık roller değişti. Dövizde artık yabancı alıyor, yerli satıyor. Öyle ki, geçen yedi haftada vatandaşın döviz satışı 12 milyar doları buldu. Tahvil ve hissede de yabancı satışları kendini göstermeye başladı.

MERKEZ ÖNLEM ALDI

İşte bu konjonktür içinde Merkez Bankası, elden geldiğince piyasaları, özelde de kuru kontrol altına almaya çalışıyor. Elindeki fazla tuttuğu doları sahipleri olan bankalara veriyor. Reeskont kredilerini TL ödeterek ihracatçının baskısını hafifletmeye çalışıyor. Son kertede de anapara değişimi olmadan vadeli dolar satımı (NDF) yapacağını açıklayarak ithalatçıların ileri vadeli dolar alımı için şimdiden panik yaparak dolar almamasını sağlamaya çalışıyor.

Bunların hepsi yerinde ve olumlu hamleler. Ancak Türk varlıkları üzerinde halihazırda yaşanan gerginlik ve baskının önemli bir bölümü, ülkenin makro ekonomisinin görünümünden ziyade Türkiye dış politika tercihleri ve bu sürecin özellikle Batılı yabancı yatırımcı üzerinde oluşturduğu algı problemi. Bunu dizginlemek ise sadece Merkez Bankası’nın yapabileceği bir şey değil.