ITO Ticaret logo
  • EURO4,54
    % -0,80
  • DOLAR3,86
    % -0,48
  • ALTIN156,21
    % 0,22

ABD faizleri yükselir mi?

Cüneyt Başaran

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2017 Pazartesi
AA + -

Bu hafta size belki biraz sıkıcı ama yakın zamanda bizi etkileyebilecek bir yazı kaleme aldım. Soru şu; yatırımcı 12 aylık vadede bile ABD Hazinesi’nden yüzde 1.60 faiz isterken 5 yılda istediği faiz sadece yüzde 2. Peki yatay getiri eğrisi ne demek? Süre ilerledikçe büyüme ve enflasyon beklentilerinin düşeceği hatta bir stagflasyon riskinin olduğu fiyatlaması demek.

Kafa karıştı mı? Şöyle özetleyeyim: ABD tahvillerine yatırım yapanların 2018 sonuna kadar pek FED ile kavga etmeye niyeti yok! Seneye 3 faiz artırımı gelebileceğine de kani olmuşlar. Ancak ondan sonrası için piyasa ile FED’in öngörüleri arasında gece ve gündüz kadar fark var.

Mevcut ABD tahvil faizi getiri eğrisine baktığımızda 10 yıllık ve 2 yıllık tahvil faizlerinin farkı 58 baz puana gerilemiş (10 yıllık tahvil yüzde 2.33, 2 yıllık tahvil yüzde 1.75). Bu faiz farkının en son bu kadar daraldığı dönem Kasım 2007. Ondan önce 2006 ve 2007’de ise bu farkın eksiye dahi döndüğü zamanlar oldu.

O dönem “enflasyon beklentilerinin iyice arttığı ve ekonominin aşırı hızlı büyüdüğü” beklentilerinin fiyatlandığı (ABD büyüme yüzde 6’larda, enflasyonda da yüzde 4’leri geçiyordu) konut piyasası da en hızlı dönemini yaşıyordu. Yani getiri eğrisinin kısa tarafı aşırı ısınan ekonomi ve enflasyonun baskısı altındaydı. Nitekim kısa bir süre sonra 2008 krizi geldi ve bütün getiri eğrisinin kısa tarafı çöktü.

Şu anki durumda ise ekonomi aşırı hızlı büyümüyor, konut piyasasında toparlama olsa da balondan bahsetmek mümkün değil, hatta enflasyon oldukça yavaş yükseliyor. Kısa vadeli faizleri tek rahatsız eden FED’in faiz artışı.

Belki de şu şekilde sormak daha iyi olabilir: “2006-2007 dönemine benzer bir ekonomik aktivite olmamasına rağmen piyasa neden benzer bir yatay getiri eğrisini fiyatlıyor?” Piyasa “FED’in tahminlerinin tutmayacağını, bu faizleri çıkardığı gibi indirmek zorunda kalacağını, çünkü ekonominin 2 yılda yeniden hızla soğuyacağını” düşünüyor ve tahvil piyasasında ona göre fiyatlıyor.

FED bir yandan faiz artırıyor, diğer yandan getiri eğrisinin vade uzadıkça faizin yükseldiği bir şekle dönmesini bekliyor. Böylece faiz artışlarının ekonomideki toparlamayla uyumlu olmasını bekliyor. FED’in bu beklentisi hisse senedi piyasasında karşılık buluyor. Ekonominin toparlanacağı ümidiyle hisse çarpanları artmasına rağmen yatırımcı ısrarla pozisyonunu koruyor. Ancak tahvil tarafındaki ters fiyatlama eğer tersine dönerse (yüzde 2.5’lerde büyüme ve yüzde 2’lerde enflasyon) özellikle getiri eğrisinin 10 yıllık bölümünde büyük zararların yazılacağı faiz artışına neden olacak. Eğer orta vadede işler yeniden sıkıntılı olacaksa bu sefer de kısa vadeli faizlerde ciddi düşüş olur. Öte yandan bu durumda hisse senetlerinde fiyatlamanın nasıl oluşacağını düşünmek bile istemiyorum!