Büyüme verisi üzerine

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 18 Aralık 2017 Pazartesi
AA + -

Bu hafta açıklanan veriye göre, OECD ülkeleri arasında 2017 yılı 3. çeyrekte yüzde 11’lik büyümeyle en yüksek oranı yakalayan ülke Türkiye olmuş. Business HT’nin araştırmasına göre Türkiye’nin 3. çeyrek büyümesine en yakın sonuçlar yüzde 6.8’le Çin ve yüzde 6.3’le Hindistan’da yakalanmış. Yılın ilk 9 ayı sonunda Türkiye ekonomisi yüzde 7.5’lik bir büyüme patikasını tutturmuş vaziyette ve sene sonunun da yüzde 7’ler civarında bitmesi bekleniyor.

Şimdi bu rakamın arkasından akla gelen soruların bir kez daha üzerinden geçelim.

HANGİ SEKTÖRLER BÜYÜMEDE LOKOMOTİF GÖREVİNDE ÇALIŞIYOR?

Üretim bazlı sektörlere baktığımızda 3. çeyrekte rekor büyüme yüzde 20’lik artışla hizmetler ve yüzde 18’lik artışla inşaat sektöründe. Bu çeyrekte istenilen katkıyı veremeyenler yüzde 2.8 büyümeyle tarım ve yüzde 5.8 daralmayla finans. Sanayideki büyüme ise yüzde 14.8’de.
3 çeyrek toplamı diye bakarsak, 9 ayın kazananları, sırasıyla hizmetler, inşaat ve sanayi. Kaybedenleri ise gayrimenkul, tarım ve finans.

HARCAMA YÖNTEMİYLE BAKTIĞIMIZDA HANGİ KALEMLER ÖNE ÇIKIYOR?

Yıl sonu tahmin edildiği gibi yüzde 6.5-7 seviyesinde bir büyüme gelirse, bunun 2.5 puanı hane halkı harcamaların-dan, yüzde 2.5’i yatırımlardan, yüzde 1.5’i net dış ticaret (ihracat-ithalattan) ve yüzde 0.4’ü de kamunun tüketiminden gelecek. Bir başka ifadeyle 2017’de yüzde 7’lerdeki büyümeyi hane halkı harcamalarına ve yanında gelen kamu yatırımlarına borçluyuz. İhracatta bunlar destek olmuş.

KGF KREDİLERİ 2017 BÜYÜMESİNDE NE KADAR ETKİLİ OLDU?

Çok etkili oldu. Kasım ortası itibarıyla toplam 220 milyar TL’lik Kredi Garanti Fonu kapsamında reel sektöre kredi kullandırıldı. Bu kredilerin yoğun kullanıldığı imalat sanayi ve hizmetler sektörünün katkısı (ilk soruda) ve harcama tarafından baktığımızda da hane halkı harcamaları (ikinci soruda) zaten KGF’nin büyümedeki önemini ortaya koyuyor. Birçok analistin, KGF’nin endirekt yıl sonu büyümesine katkı payı olarak 1.5-2 puan arasında bir rakam telaffuz ettiğini duyuyoruz.

2018 BÜYÜMESİ DE BU SENEKİ KADAR YÜKSEK OLABİLİR Mİ?

Zor. Orta Vadeli Program’da 2018 büyümesi için konulan hedef yüzde 5.5. Ancak analistlerin 2018 için büyüme beklentileri yüzde 3.5-4.5 arasında. 2017’deki bu yüksek büyümenin ardından 2018’de hız kesmesini bekleyenlerin sıraladıkları sebepler şu şekilde: KGF kredileri 2018’de artmayacak, 2017’de hane halkı harcamalarını coşturan KDV, ÖTV gibi vergi indirimleri olmayacak ve kapasite kullanım oranının yüksekliğine rağmen stok tutulmadı ve özel sektör yatırımları yeterince artmadı. Ben de bu tespitlere katılıyorum. AB pazarının toparlıyor olması ve ABD gibi yeni keşfettiğimiz pazarların da ihracatımıza 2018’de pozitif katkı sağlayacağını düşünmekle beraber önümüzdeki yıl büyümenin yüzde 4’lerin üzerine çıkmasının zor olduğunu düşünüyorum.

İSTANBUL SEVDALISI BAŞKAN

Sosyal medyaya haber ilk düştüğünde zihnimde yankılanan ses şu şekildeydi: “…… İstanbul’u mutlaka bir finans, ticaret merkezi yapacağız. Defalarca anlatmak zorunda kalsak da nice milletlere, kültüre ev sahipliği yapmış bu şehre hak ettiği itibarı kazandıracağız.”

Biz gazeteciler bu cümleleri ve benzerlerini İstanbul Ticaret Odası’nın geçen hafta ani bir şekilde aramızdan ayrılan İstanbul sevdalısı Başkanı rahmetli İbrahim Çağlar’dan defalarca duymuştuk. İTO’nun Eminönü’ndeki binasında, Cannes’da, Dubai’de, uluslararası emlak fuarlarında İstanbul Çadırı’ndaki basın toplantılarında Başkan’ın İstanbul odaklı ticari ve aynı zamanda kültürel açılımlarını, projelerini nasıl iştahlı anlattığına tanıklık ettik. Bu sebeple İbrahim Çağlar’ın vefat haberini aldığım an, “Hayır, çok erken!” dediğimi hatırlıyorum. Ama gerçek tam da şairin dediği gibi: “Neylersin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında.”

Başkan İbrahim Çağlar’a Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve Türk iş dünyasına başsağlığı diliyorum.