ITO Ticaret logo
  • EURO6,70
    % -1,56
  • DOLAR5,77
    % -1,62
  • ALTIN227,75
    % 0,69

900 milyar dolarlık proje

Cüneyt Başaran

Paylaş
Yayınlanma tarihi: 05 Şubat 2018 Pazartesi
AA + -

Geçen sene yüzde 6.9’luk büyüme oranıyla son 2 yüksek seviyesine çıkan Çin, bu sene gözünü Kuşak ve Yol Projesi’ne çevirmiş durumda. 2013’te başlayan proje, Çin şirketlerinin deniz aşırı piyasalara ulaştırılmasını ve tarihte daha önce ‘İpek Yolu’ olarak adlandırılan ticaretin aktığı güzergâhın, demiryolu ağıyla aşılmasını hedefliyor. Çin’in doğusunda odaklanan sanayi üretiminin Avrupa’ya açılacak kapı olarak ülkenin kuzeydoğusuna getirilmesi ve buradan da ‘Tek Yol Tek Kuşak’ sloganıyla Avrupa’ya ulaştırılması amaçlanıyor.

Mevcut durumdan Çin çıkışlı Avrupa’ya uzanan demiryolu, Moskova üzerinden Almanya’ya (Hamburg), oradan da Rotterdam, Lyon ve Madrid’e geçiyor. Çin çıkışlı Batı rotalı demiryolu hattı ‘varış istasyonu’ diye ayrıştırıldığında yüzde 30’a yakın oranla Almanya, yüzde 14’le Rusya ve yüzde 10 ile Fransa olarak sıralanıyor. Çin, Kuşak ve Yol Projesi’ne yatırım amaçlı olarak, Avrupa ve Asya’da lojistik sektöründe ve liman hizmetleri özelinde çok ciddi satın almalar (M&A) yapıyor. Sadece geçen yılın ilk dokuz ayında Çin’in lojistik sektöründe Avrupa ve Asya merkezli olmak şartıyla 32 milyar dolarlık şirket satın aldığını biliyoruz. Buna yine aynı dönemde, Çin şirketlerinin 20 milyar dolarlık liman işletmeleri sektöründeki satın almalarını eklediğimizde sanırım olayın büyüklüğü ortaya çıkar. Küresel danışmanlık şirketi McKinsey’in raporuna göre ‘Tek Yol Tek Kuşak’ projesi 60’tan fazla ülkenin direkt ya da endirekt yer alacağı 21 trilyon dolarlık bir hinterlandı kapsıyor. Çin’in 150 milyar dolarını karşılamayı taahhüt ettiği toplam 900 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz.

Şimdi bütün bu detayları birbirine bağlayalım... Çin’in liderliğinde ortaya çıkan ‘Kuşak ve Yol’ projesi tahmin edersiniz ki herkesi heyecanlandırıyor. Bu ülkelerden biri de yazının başında bahsettiğim İngiltere. Başbakan May, özünde ‘Kuşak ve Yol’ projesinin bulunduğu bir gezi için Pekin’e doğru yola çıktı. May’den önce Çin’e giden Fransa Başbakanı Macron, proje için uyarıda bulunmuştu: “Bu proje tek yol olamaz. İki taraflı çalışmalı.” Diğer yandan Almanya, arka bahçesi olarak nitelendirdiği Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin, ‘Kuşak ve Yol’ projesiyle Çin’in rahatlıkla erişim sağlayabileceği bir bölgeye dönüşmesinden rahatsız. Bu sebeple de projeye direkt karşı olmamakla beraber mesafeli.

Diğer yanda İngiltere, Çin için çok önemli. Bir önceki Başbakan Cameron, Çin’in “Avrupa’ya açılma projesine” merkez üs olmayı kabul etmişti. Bunun üzerine Londra başta olmak üzere tüm İngiltere, May başbakan seçilene kadar Çin yatırımları ile ihya oldu. Ancak küresel ticarette ABD’yi kaybetmek istemeyen Theresa May, Çin konusunda çok ihtiyatlı. Bir yandan Brexit sonrası Çin sermayesine ihtiyacının ne kadar arttığının farkında, diğer yandan Trump ile ‘Tek Yol Tek Kuşak’ projesi için karşı karşıya gelmek istemiyor. Pricewaterhouse’ın tahminine göre 2030’da ABD dünyanın artık en büyük gücü (satın alma gücü paritesine göre) olamayacak. İlk sıraya Çin çıkıyor. ABD, ikinci sırada yer bulacak. Almanya ise mevcut beşinci sırasından sekizinciliğe düşecek. İngiltere iyi ihtimalle onuncu sıradaki yerini ancak koruyacak. Peki üst sıralara kim çıkacak? Hindistan, Endonezya, Türkiye, Rusya gibi ülkeler. Bunlar bir şekilde ‘Tek Kuşak Tek Yol’ projesi ile ilişkilendirilen ülkeler. Bu durumda Theresa May’ın, Angela Merkel’in, Emmanuel Macron’un bir yandan artan ABD baskısı, diğer taraftan Çin’in yaklaşan ayak seslerini duymak arasında kaldığını görmek çok zor bir tespit değil.