ITO Ticaret logo
  • EURO5,01
    % 0,30
  • DOLAR4,07
    % 0,94
  • ALTIN175,26
    % -0,69

Dünyada iyimser beklentiler değişiyor mu?

Dr. Can Gürlesel

Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 09 Nisan 2018 Pazartesi
AA + -

Dünya ekonomisinde ve ticaretinde 2017’de önemli bir iyileşme yaşanırken, 2018’e de aynı iyimserlik ile başlandı. Yılın ilk çeyrek döneminde büyüme, sanayi üretimi ve ticaret tarafında iyimser beklentiler büyük ölçüde karşılandı. Ancak özellikle mart ayının sonlarına doğru yaşanan gelişmeler dünyadaki iyimser beklentileri etkilemeye başladı. Bu çerçevede gelişmeleri ve olası etkilerini değerlendirelim:

1 - KORUMACILIK HIZLA YAYGINLAŞIYOR

ABD’nin demir çelik ve alüminyum ithalatına ek vergiler getirmesinin ardından Çin’e karşı ticarette ve yatırımlarda yeni koruyucu önlemler alması, küresel alanda ticaret savaşlarının tetiğini çekti. Çin de ABD’ye karşı önlemler uygulamaya başladı. Çin ayrıca ABD’yi Dünya Ticaret Örgütü’ne şikâyet etmeye hazırlanıyor.
Avrupa Birliği ise çelik ve alüminyum vergilerinde istisna kapsamına girmesi ile şimdilik karşı bir önlem almadı. Başlayan karşılıklı korumacılık önlemlerinin yaygınlaşması halinde dünya ekonomisinde yaşanan iyileşme ile dünya ticaretindeki büyümenin olumsuz etkilenme olasılığı artıyor.

2 - SİYASİ GELİŞMELER ETKİLİ

Küresel alanda yaşanan siyasi gelişmeler, dünya dengeleri üzerinde artan oranda etkili olmaya başladı. ABD’de Dışişleri Bakanlığı’na ve Ulusal Güvenlik Danışmanlığı’na şahin görüşlü kişilerin gelmesi, gerginliği artırdı. ABD, İran ile yapılan nükleer anlaşmayı tanımamaya hazırlanıyor. ABD Başkanı Trump, Suriye’den çekilme kararı aldı. Suriye’de iç savaş sürüyor ve BM etkili olamıyor. Rusya’da Putin yeniden ve daha yüksek oyla Başkan seçildi. Çin’de devlet başkanının görev süresi ömür boyu olarak değiştirildi. Küresel siyasette işbirliklerinin yerini giderek karşıtlıklar almaya başladı.

3 - KÜRESEL MALİ PİYASALAR ŞAŞKIN

Küresel mali piyasalar, gelişmiş ülkelerin ve özellikle ABD’nin para politikasındaki normalleşme sürecine uyum sağlamaya çalışıyor.
Artan LIBOR faizleri ve dolar likiditesindeki daralma, fiyatlamaları etkiliyor. Buna ilave olarak ABD yönetiminin kararları ve ticarette başlayan korumacılık da giderek küresel mali piyasaları etkiliyor. Facebook skandalı ve Amazon firmasına yönelik vergi eleştirileri, teknoloji hisse senetlerinde kayıplara yol açtı. Ticarette korumacılıktan etkilenecek firmaların hisse senetleri de değer kaybediyor. Küresel mali piyasalarda güvenli liman arayışının arttığı bir döneme giriliyor.

4 - ALTIN YİNE GÜVENLİ LİMAN

Küresel siyasetteki gerginlikler ve ticaretteki korumacılık ile birlikte mali piyasalarda güvenli liman arayışları arttı. Altın yine ilk güvenli liman tercihi olarak öne çıkıyor. Ancak altın onsu 1.350 dolar seviyesini aşamıyor. Altın, getiriden çok güven sağlamaya devam edecek. Euro-dolar paritesindeki sıkışıklık ve yön arayışı da sürüyor. Dolar korumacılık önlemleri ile zayıflarken Euro da enflasyonun gerilemesi ile zayıf kalıyor. Emtia fiyatları ise korumacılık önlemlerinin yarattığı endişeler ile karışık bir seyir izlemeye başladı.

5 - DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİLER ŞİMDİLİK SINIRLI

Bu gelişmelerin, dünya ekonomisi üzerindeki etkileri şimdilik oldukça sınırlı. Dünya ekonomisindeki büyümede yaşanan iyileşmeyi tersine çevirecek bir etki potansiyeli görülmüyor. Ancak ticaret savaşlarına AB, Japonya ve Rusya’nın da katılması ve kapsamın genişlemesi halinde önce dünya mal ticareti, sonrasında ise dünya ekonomisi olumsuz etkilenecek. Merkez bankaları da bu olumsuzluklara kayıtsız kalamayacak.

6 - TÜRKİYE’NİN İHRACATI ETKİLENİR Mİ?

Küresel ortamda bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye ekonomisi 2017’yi yüzde 7.4 büyüme ile kapattı. Büyümenin önemli itici gücü ihracat ve ihracatın tetiklediği sanayideki üretim artışı oldu. İhracat ve sanayi üretimi, 2018’e de hissedilir bir artış ile başladı. Muhtemelen 2018’deki 170 milyar dolar ihracat hedefi aşılacak. Ekonomik büyüme de buna bağlı olarak yüksek gerçekleşebilecek. Ancak küresel ekonomideki korumacılık ve küresel siyasetteki karşıtlıklar kademeli olarak Türkiye’nin ihracatını da olumsuz etkileyebilecek.

Son Söz: İhracatta 170 milyar doları aşmamız işten bile değilken, küresel korumacılık umarız buna engel olmaz.