IMF raporu

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 24 Nisan 2018 Salı
AA + -

Bugünkü köşenin konusu, “IMF’nin 2011’den beri büyümede en iyi seneye giriyoruz” başlıklı raporu. IMF’nin beklentisine göre küresel ekonominin 2011’deki yüzde 4.3’lük büyüme performansının arkasından 2018’de yakalayacağı yüzde 3.9’luk oran son 7 senenin en iyi büyümesi olacakmış. Bu büyümenin yanına küresel ticarette 2017’de yakalanan yüzde 4.9’luk artışı koyduğumuzda, büyümede yakalanan ivmenin sanal olmadığını ve ticaret tarafından da desteklendiğini görüyoruz. Yine IMF’nin beklentisine göre küresel ticarette yaşanan bu ivmelenme 2017 ile sınırlı değil. 2018’de küresel ticaretin yüzde 5.1 artması bekleniyor.

IMF raporunun özetinde yer alan rakamlara göre Türkiye için önemli pazarlar olan AB’de 2018 için yüzde 2.4’lük bir büyüme bekleniyor. İhracatımızın yüzde 52’sini yaptığımız AB pazarında en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke arasında yer alan Almanya ve İspanya’da ise AB ortalamasının üzerinde sırasıyla yüzde 2.5 ve yüzde 2.8’lik büyümeler bekleniyor.

Diğer taraftan enerji fiyatları hızlı gerilediğinde, önemli pazarlarımız arasında bulunan Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne yaptığımız ihracatımız hızlı gerilemişti. IMF’nin yeni açıkladığı rapora göre, enerji üreten ve satan iki önemli ülke Suudi Arabistan ve Rusya, yeniden yüzde 1.5 civarında büyümeyi yakalıyor. Türk Cumhuriyetleri’nde de büyüme oranları 2018’de yüzde 3.5’leri buluyor.

Kısacası IMF’ye göre işler yolunda. Hem gelişmiş ülkeler hem de gelişmekte olanlar hem petrol üreticileri hem de küresel ticaretteki önemli oyuncular bu büyümeden istifade edecek.

Bu durumda 2017’de yüzde 7.3 büyüme oranı yakalamış Türkiye’nin, gelişen ihracat pazarları dikkate alındığında 2018 için de ümitli olmaması için hiçbir sebep yok. Belki geçen seneki oran yakalanamayabilir ama OVP’de yüzde 5.5 hedefinin özellikle ihracat tarafından gelecek katkıyla tutturulması mümkün olacaktır.

Diğer yandan IMF’nin bir başka uyarısı daha var; ‘borçlar rekor seviyede!’

IMF’nin raporuna göre küresel ölçekte kamu ve özel sektörün toplam borcu 164 trilyon dolar ile tüm zamanların rekorunu kırmış. Bu rakamın yarısı 3 ülkeye ait; ‘ABD, Japonya ve Çin.’

Özellikle Çin’in durumu oldukça dikkat çekici. 2001’de Çin’de kamu ve özel sektör borcu toplam 1.7 trilyon dolarmış. Bugün bu rakam 25.7 trilyon doları bulmuş. Aynı zamanda Çin’in GSYH’si de 2 trilyon dolardan 12 trilyon dolara çıkmış ama borç çok daha hızlı yükselmiş.

IMF raporu önemli konulara değiniyor. Büyüme tarafında işler iyi gidiyor. Ticaret savaşları üzerinden bir kriz çıkarmazsak 2018 ve 2019 gayet verimli yıllar olacak. Ancak borç stoğunun yarattığı risk hemen yanı başımızda duruyor. Eğer biri tökezlerse bu borç sarmalı onu yutar.