Türkiye erken seçime gidiyor

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 30 Nisan 2018 Pazartesi
AA + -

Aslında piyasalarda yılbaşından beri bu senaryo konuşuluyordu. Piyasa açısından birçok sebepten dolayı 2018’in ortalarında ‘oyun teorisi kuralı’ gereği hükümetin erken seçim kararı alması son derece yerinde bir karar olurdu. İsterseniz bu sebepleri biraz açalım.

Öncelikle altını çizmek gerekir ki, Türkiye 2017’de yüzde 7.4’lük büyümeyle OECD ülkeleri arasında en iyi oranı yakaladı. Hem de yıl başında en iyimser tahminin yüzde 3- 3.5 olduğu yerde.

Türkiye’nin 2017’de iyi performans gösterdiği diğer iki alan ise geçen yıla göre yüzde 10 artırdığı ihracat ve 1 milyon 450 bin kişilik rekor istihdam kısımlarıydı.

Bunlar her hükümetin yaklaşan seçimler öncesi performansları düşmesin diye gözü gibi bakacağı makro ekonomik veriler.

Ancak...

Piyasada geçen seneki yüzde 7.4’lük büyümenin devamını 2018’de getirmenin pek mümkün olmadığı düşünülüyor. Geçen seneki teşviklerin aynı şekilde verilmesi mümkün olmadığı için bu sene en fazla yüzde 4.5-5 arası bir büyüme öngörülüyor.

Diğer yandan 2018’de döviz kurlarındaki yükselişin hane halkı harcamalarına negatif baskı yaptığı ve bunun da günlük harcamalardan konut alımına kadar ekonomide birçok alanda kendisini negatif göstermesi bekleniyor.

Artan döviz kurlarının ve faizlerin 2018’de negatif etkileyeceği bir başka alan da reel sektör. Oldukça yüklü döviz borcu bulunan ve uzun vadeli kredi erişimi azalan şirketlerin de borçlarını ödemekte zorlanacakları tahmin ediliyordu. Nitekim yılbaşından beri reel sektörden arka arkaya bankalara gelen ‘yapılandırma’ istekleri bunu doğruluyor.

Döviz kurlarının etkilediği bir başka yer de enflasyon. İki haneye çıkmış enflasyonla mücadele etmeye çalışan Merkez Bankası, elinde tuttuğu para politikası araçları ile enflasyona karşı elinden geldiğince mücadele etmeye çalışıyor. Ancak aynı zamanda uygulanan genişleyici mali politikaların ve yüksek döviz kurlarının etkisiyle mevcut enflasyon, Merkez Bankası için yönetilmesi çok daha zor bir hale getirmiş durumda. Piyasada enflasyonun 2018 sonunda iki hanenin altına ineceğini bekleyen pek yok.

İşte ekonomi anlamında başarılı geçmiş bir 2017’nin ardından, yukarıda bir kısmını saydığım zorluklar dolayısıyla ‘oyun teorisi’ gereği hükümetin erken seçime gitmesi aslında piyasa için belirsizliklerin ortadan kalkması anlamında pozitif fiyatlanıyor ve sürpriz sayılmıyor!