ITO Ticaret logo
  • EURO6,67
    % -1,94
  • DOLAR5,75
    % -1,93
  • ALTIN227,83
    % 1,05

Trump’ın gölgesi AB’nin üzerine düşerken

Cüneyt Başaran

Paylaş
Yayınlanma tarihi: 11 Haziran 2018 Pazartesi
AA + -

Bilindiği üzere Almanya’nın uzun süredir devam ettirdiği AB politikası ‘Birliğin sağlıklı bir geleceği olması için her üye ülkenin gerekli reformları yapması gerekir’ mealindedir. Diğer yandan geçen yıl eylül ayında Macron’un, Fransa Başkanı seçildikten sonra ilk seslendirdiği fikir “Daha entegre bir Avrupa için ortak bütçe” olmuştu.

Macron zafer sarhoşluğuyla bu fikri uzun süre dillendirmesine rağmen Merkel bu zamana kadar hep mesafeli yaklaştı. Özellikle yüksek bütçe açığı olan üye ülkelerin ekonomilerinde iyileştirme yapmadan önce AB’nin ortak bir bütçe fikrine geçmesi Merkel Almanya’sı için kötü bir şaka gibiydi.

Yakın zamanda bu çerçevede enteresan bir gelişme oldu. Almanya Şansölyesi Angela Merkel’den ‘ortak savunma paktı ve yatırım fonu’ açıklaması geldi. 

Avrupa’nın 1 numaralı ekonomisi Almanya’dan, tam da ABD Başkanı Trump’ın AB’ye karşı yürüttüğü agresif politikaların yoğunlaştığı noktada gelen bu çıkış dikkatli gözlerden kaçmadı. 

Almanya Şansölyesi Merkel’in açıklamalarından anlıyoruz ki, “Berlin’de bazı şeyler değişmiş”!

Almanya’nın hâlâ karşı olduğu konular var.

Geçtiğimiz haftalarda İtalya’da popülist bir hükümetin kurulması aşamasında önce İtalya’da, arkasından da AB’deki diğer zayıf ekonomilere yansıyan satış dalgası görmüştük. İtalyan bono faizlerini son 5 yılın zirvesine çıkaran, İtalya risk primini (CDS) 2012 AB krizi sonrası en yüksek seviye olan 275 baz puana kadar yükselten bu satış, başta Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi olmak üzere herkesi çok korkuttu.

İşte bu haftalar içinde AB’de en çok tartışılan konulardan biri de “İtalya için bir borç silme” programı uygulanıp yeni (popülist) hükümetin güveninin kazanılma stratejisiydi.

Merkel, yaptığı açıklamayla ne İtalya’ya ne de bir başka üye ülkeye “borç silme” imkânının tanınmasının mümkün olmadığını belirtti. Euro’dan çıkmak dahil hiçbir tehdide de boyun eğmeyeceğini göstermiş oldu. Kısaca Merkel, üye ülkelerin borçlarını ödemesini istiyor.

Yani Merkel’in “Alman usulü ödeme” konusundaki fikrinde hiçbir değişiklik yok.

Trump faktörü...

Trump önce ABD-AB arasında bir önceki Başkan Obama tarafından büyük oranda onaylanmış olan Serbest Ticaret Anlaşması’nı (TTIP) yürürlüğe girmeden yırttı
attı. Arkasından Trump’ın AB’deki NATO müttefikleri için sert çıkışı oldu ve “Bütçesinin yüzde 2’sini harcamayan üye ülkeler NATO korumasından yararlanamaz” dedi. AB’ye üye ülkeler arasında Almanya’da bu oran yüzde 1.35, Hollanda’da yüzde 1.30, İtalya’da yüzde 1.30, İspanya’da ise yüzde 1. Sadece Fransa ve İngiltere bu oranı tutturabiliyor. Trump’ın Merkel’i endişelendiren son çıkışı ise ABD’nin alüminyum ve çelikte uygulayacağı yüzde 10 ve yüzde 25’lik ithalat vergisine AB’yi de dahil etmesi oldu.

Son 1.5 yılda arka arkaya yaşanan bu gelişmeler belli ki Merkel’in AB konusundaki katı Alman duruşunu yumuşatmaya başlamış.

Merkel daha önce Macron tarafından ortaya atılan Avrupa’nın savunmasından sorumlu olacak “ortak savunma gücü” kurulmasına sıcak baktığını ifade ediyor. Merkel’in diğer sürprizi ise 500 milyar Euro’luk “kurtarma fonu”nu kalıcı olarak Avrupa’nın IMF’si haline çevirmek ve sıkıntıya düşen üye ülkelerin yardımına koşmayı önermek oldu. Merkel böylece AB’ye üye ülkelerin, direksiyonunda ABD’nin olduğu IMF’ye bağımlılıklarını azaltmak istiyor.

Bunlar henüz ilk çıkışlar. Merkel huzursuz, Macron risk almaya meyilli. AB kendi göbeğini kendi kesmek istiyor. Buna ABD ne der? Rusya nasıl karşılar? Türkiye bu çerçevede AB ile nasıl yeniden masaya oturur? Seçimlerden sonra uluslararası arenada önemli gelişmeler olacak.