Çok kutuplu dünyadan iki kutuplu dünyaya geçiş

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 27 Haziran 2018 Çarşamba
AA + -

Birçok yazımda, “ticaret savaşlarından ülkelere uygulanan ekonomik yaptırımlara, yırtılıp atılan çok üyeli serbest ticaret anlaşmalarından kurumlara uygulanan vergi indirimlerine” kadar Trump’ın birçok kararı, aslında “masaya ABD’nin karşısında oturacak ülkeleri” belirlemek amacıyla aldığını yazmıştım. Trump, beni yanıltmadı ve Çin’e yeni bir vergi tehdidinde bulundu. Ama önce kısa bir hatırlatma...

MASAYA OTURALIM TEKLİFİ

ABD, 50 milyar dolarlık ilk vergi listesinde “Çin bizden teknoloji ve ticari sırları çalıyor” iddiasıyla daha çok uzay teknolojileri, robot üretimi ve otomobil sektörü ürünlerini hedef almıştı. Çin’in bu karara tepkisi sert olmuş ve onlar da yine 50 milyar dolarlık bir liste hazırlayarak ABD’den yapılan tarım ürünleri, uçak ve otomobillere aynı oranda vergi koyduklarını açıklamışlardı.

ABD, Çin’den yapılan 50 milyar dolarlık ithal ürüne yüzde 25 vergi uygulayacağını açıkladığı kararın üzerinden henüz birkaç gün geçmişken, yüzde 10 vergi uygulayacağı Çin’den toplam 200 milyar dolarlık yeni bir ithal ürün listesi açıkladı. Bu seferki listede tekstilden oyuncağa çok geniş bir ürün yelpazesi var. Belli ki ABD, Çin’den “Tamam, masaya oturalım” teklifi gelene kadar bu işi uzatacak.

TİCARET SAVAŞLARININ KAZANANI OLMAZ

Olmaz, ama daha çok kaybedeni olur. Aslında bu bir nevi “Kimin sinirleri daha güçlü?” rekabeti gibi.

Açıklayayım... ABD’nin 2017 sonu itibarıyla Çin’e verdiği ticaret açığı 350 milyar dolar. Diğer yandan AB’ye verdiği açık da kabaca 120 milyar dolar. Bu ikili dışında Meksika ve Kanada’ya 65’er milyar dolar açık veriyor.

Çin konusunu anlattım. Çin’in ABD’den aldığı ürün miktarının toplam 150 milyar dolar olduğu düşünülürse ABD’nin ithalat vergileri oyununda elini artırmasına verebileceği cevap sınırlı. Toplam 3.1 trilyon dolarlık rezervinin 1.1 trilyon doları ABD tahvilinde. Teoride rezervlerini başka bir para birimine çevirmeyi göze alıyorsa elindeki ABD tahvillerini azaltarak vergi misillemesi yapabilir. Pratikte kısa vadede pek mümkün değil. Bu sebeple Çin’in ABD ile ortak bir mutabakat zemini bularak bu işi halletmesi lazım.

HEDEF ÜLKE ALMANYA

Diğer ülkelere gelelim. ABD yakın zamanda, AB üyesi ülkelerin çelik ve alüminyum ihracatına yüzde 10-25 vergi uygulayarak bu coğrafyaya verdiği ticaret açığını da unutmadığını gösterdi. Aslında ABD’nin AB’de direkt hedef aldığı ülke Almanya. Sadece Almanya’ya verilen açık 65 milyar dolar. Özellikle Almanya’nın Rusya ile olan yakın ticari ilişkileri ABD’nin bu konuda daha hassas olmasına neden oluyor. Almanya’nın yıllık verdiği cari fazlanın 200 milyar Euro olduğu ve bunun da 1/3’ünün ABD’den geldiği düşünülürse Trump’ın aldığı kararların Merkel’i nasıl zorlayacağını kestirebiliriz.

Bu örnekler NAFTA üyesi olan Kanada ve Meksika için de geçerli.

ABD İLE AYNI SAYFADA DEĞİLSENİZ

Sonuçta Trump diyor ki: 
“Böyle gelmiş ama böyle gitmez! ABD artık daha fazla açık veremez.” Dünya ticaretinde birçok ülkenin ABD üzerinden gerçekleştirdiği ihracat odaklı büyüme hikayesi belli ki artık geçer akçe değil. En azından uluslararası siyasette ABD ile aynı sayfada olmayan ülkeler için!