Enflasyon ile topyekun mücadele

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 15 Ekim 2018 Pazartesi
AA + -

Sanırım ekonomi ile ilgili ya da ilgisiz büyük bir çoğunluk için artık ülkemizin öncelikli sorunları arasında yüzde 25’e yükselen enflasyon geliyordur.

Bu, tabii ki kutlanacak bir gelişme değil. Ancak uzun süredir siyasilerin gündemine girmekte zorlanan, kimsenin sorumluluğu almak istemediği bir konu olan “enflasyon problemimizin” öncelikli sorun ilan edilmiş olması, en azından çözüm konusunda beni umutlandırıyor.

Bu sebeple de yapılan “Enflasyonla Topyekun Mücadale” kampanyasını bazı rezervlerimi koymak şartıyla önemsiyorum.

KAMPANYANIN AVANTAJLARI

Önce kampanyanın artılarından bahsedeyim. Tarım, Sanayi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlarının da sırasıyla sahneye çıkıp bu kampanyaya dahil olduklarını ifade etmeleri, “Topyekun Mücadele” iddiasını kuvvetlendiriyor.

Reel sektör temsilcilerinin perakendeden hazır giyime, bankacılık sektöründen imalat sanayine kadar geniş bir yelpazede TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB gibi ülkenin önde gelen STK’larının çatısı altında kampanyaya destek vermesi etkisinin yüksek olacağı izlenimini veriyor.

Kampanyaya katılan şirketlerin, ürünlerine minimum yüzde 10 indirim yaparak raflara “Enflasyonla Topyekun Mücadele” logosu ile çıkacak olması, kamuoyunda son zamanda oluşan, “Haklı haksız herkes zam yapıyor. Fiyatlar fahiş artıyor” algısının zayıflamasına yol açacaktır.

Kamunun fiyatını kendisinin belirlediği elektrik, doğalgaz gibi ürünlerde küresel piyasalarda olağan dışı fiyat hareketleri olmazsa zam yapmayacağını açıklaması, en azından önümüzdeki 3 ay için bir öngörülebilirlik veriyor.

FİYATLAR ÜZERİNDEN İNDİRİM

Şimdi gelelim çekincelerime…

Tahmin ediyorum ki, bu kampanya eğer bir hamle yapılmazsa yılsonunda yüzde 30’lara çıkması muhtemel tüketici fiyatları enflasyonu en azından kısa süreli bir şok hamle ile dizginleme amacını barındırıyor. Yani amaç bugünü kurtarmak!

Bu sebeple de işin “Enflasyonun maliyet unsuru yaratan sebepleri yerine fiyatlar üzerinden indirim” kısmına yüklenilmiş.

Bu hamleyi “hasarın çerçevesini” sabitleyebilmek ve kamudaki enflasyonla mücadelede kararlılığı gösterebilmek adına makul görüyorum.

Ancak hepimiz biliyoruz ki, enflasyonun bu noktaya gelmesinin sebepleri arasında döviz kuruna bağlı üretim maliyetleri, büyük kısmı ithal olan yoğun enerji kullanımlı üretim hattımız, tarım ve gıda ürünlerindeki verimsiz üretim ve aracıların fiyat belirlediği mekanizmalar geliyor.

Enflasyonla Topyekun Mücadele başlıklı yapılacak ikinci büyük zirvede bu sorunlara direkt dokunan projeler görmeyi umuyorum.