Türk varlıkları neden pozitif ayrışıyor?

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 31 Ekim 2018 Çarşamba
AA + -

Eylül başından beri Türk Lirası değer kazanıyor. 7 Eylül haftasında dolar/Türk Lirası 6.50 seviyesindeymiş. 6 hafta sonra, yani ekim ortasında kur 5.60’a gerilemiş durumda. 6-7 hafta içinde Türk Lirası ABD Doları’na karşı yüzde 15’e yakın değer kazandı. Hem de ABD Doları’nın başta Euro olmak üzere bütün major paralara karşı değer kazandığı bir ortamda. Avrupa’da İtalya krizi, Asya’da Çin ile ilişkilendirilen ticaret savaşları varken ve Fed’in faiz artışları tam gaz devam ederken.
Bu, sadece Türk Lirası’na özel bir durum değil. 10 yıllık Türk tahvil faizi yüzde 18.50’ye kadar geriledi. Bu, eylül başından bugüne 220 baz puanlık düşüş demek.
Durum bu…

PARA POLİTİKALARINDA NET DURUŞ

O zaman herkesin aklındaki iki soruyu soralım?

Ne değişti?

Enflasyon, işsizlik verisi, sanayi üretimi kötü sinyaller verirken piyasadaki bu iyimserlik neyin nesi?

İlk sorudan başlayalım…

Aslında çok şey değişti.

Önce para politikalarında net bir duruş gösterdik. 625 baz puanlık faiz artışı bu konuda kafası karışık olan birçok yatırımcıyı sakinleştirdi. Bunun üzerine mali politikalarda da benzer bir sınav verdik. Bazı hedefleri hâlâ tartışmalı olsa da, sıkı para politikaları ile uyumlu, tasarrufu özellikle de kamuda kemer sıkmayı çıkaran bir program açıkladık.

BORÇ YAPILANDIRMA SÜRECİ

Bu arada bankacılık sektörü ile reel sektör arasında yakan top gibi gidip gelen “borç yapılandırma“ sürecini düzenleyip, makul bir yol haritası açıkladık. Ve nihayet ağustos ayında bizi çok zorlayan ve yatırımcının “İki NATO müttefiki ülke ayrı yollara mı sapıyor?” diye endişelendiği ABD-Türkiye ilişkilerinde tansiyon düşürüldü. Sadece rahip Brunson’ın serbest bırakılmasından bahsetmiyorum. Mümbiç’de ortak devriye gezmesinden tutun da, Kaşıkçı cinayetinin araştırılmasında iki ülke arasında kurulan sıcak teması da buna ekliyorum.

İşte bunların hepsi son 45 günün gelişmeleri!

PİYASA DOSTU KARARLAR

Şimdi de ikinci soruya geçelim…

Haklısınız, makro veriler ekonomide en kötüyü henüz görmediğimizi söylüyor. Muhtemelen 2018’in 3. çeyreğinde yüzde 2-3 daralacağız. İşsizlik rakamları 2019 başında yeniden yüzde 13’leri görecek. Enflasyonda yıl sonunda yüzde 20’nin üzerine kalacağız.

Ancak piyasalar zaten bunları (üzerine çok sıkıntılı dış politika gelişmeleriyle beraber) temmuz-ağustos ayında satmıştı. Yani şimdi yaşadıklarımız piyasa için sürpriz değil. Şu anki iyimserliğin sebebi ise satışa sebep olan unsurlara karşı alınan kararların piyasa dostu olması. Bir başka ifade ile piyasa teşhisin doğru yapıldığını, tedavi yönteminin de en iyi olmasa da doğru sayılabilecek bir formül olduğunu düşünüyor.

Yakılan yeşil ışık da buna zaten!