2005 Almanya’sı ve bugün

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 05 Kasım 2018 Pazartesi
AA + -

Merkel göreve geldiğinde Almanya, 2.3 trilyon Euro büyüklüğünde bir ekonomiye sahipti. O dönemde Almanya’nın kıta Avrupası’ndaki en büyük rakibi olan Fransa ekonomisinin büyüklüğü 1.7 trilyon Euro, İtalya’nın ise 1.4 trilyon Euro seviyesineydi.

2005’ten bugüne 13 sene geçti. 2018’de Alman ekonomisinin büyüklüğünün 3.3 trilyon Euro olması bekleniyor. Bir başka ifadeyle Merkel Almanya’sının GSYH’si 13 senede yüzde 40 artmış. Buna karşı Fransa’nın GSMH’sinin 2.3 trilyon Euro, İtalya’nın ise 1.7 trilyon Euro’da kalacağı hesaplanıyor.

Gelelim diğer makro verilere.

2005’te Almanya yeniden cari fazla verir olmuştu. 2015’te bir önceki Şansölye Schröder’in reformları hayata geçmeye başlamış ve Almanya GSMH’nin yüzde 3.8’i yani 90 milyar Euro cari fazla vermişti. Merkel’in 15 senelik iktidarı boyunca Almanya, cari fazla vermeye devam etti. 2018’de 270 milyar Euro, bir başka ifadeyle GSMH’sinin yüzde 8’i kadar cari fazla vermesi beklenen Almanya’nın dış ticaret rekoru kırması bekleniyor.

Merkel göreve geldiğinde bütçe açığı yüzde 3.5’larda, işsizlik yüzde 10’ların üzerinde, genç nüfusta işsizlik ise yüzde 15’ün üzerindeydi. 2018 sonunda bütçe yüzde 1 fazla verdi, işsizlik manşette yüzde 5, genç nüfusta ise yüzde 7’ye geriledi.

2005 Almanya’sında enerji tüketiminin yüzde 50’si kömürden, yüzde 30’una yakın kısmı da nükleer enerjiden sağlanıyordu. Yenilenebilir enerji kaynaklarının oranı ise sadece yüzde 10’du. 2018’e geldiğimizde ise yenilenebilir enerjinin toplam tüketimdeki payının yüzde 35’e çıktığını, buna karşılık olarak da kömürün payının yüzde 40’a, nükleerin oranının ise yüzde 10’a gerilediğini görüyoruz.

Kısaca Merkel’in yönetiminde geçen 2005-2018 yıları arasında; Avrupa’da yaşanan borç krizi, Yunanistan’ın batması, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması, Brexit ve nihayetinde Trump’ın başkan seçilmesi dahil yaşanan onca sıkıntılı gelişmeye rağmen, Alman ekonomisi olağanüstü performans göstermiş.

‘O MÜLTECİLERİ ALMANYA’YA KABUL ETMEYECEKTİN’

Geliyoruz, hikâyenin koptuğu yere. Ekonomik anlamda çok başarılı olan Merkel, kalesinde golü hiç beklemediği bir yerden yedi: ‘Suriyeli mülteciler.’

Merkel, 2015 Eylül ayında Suriye’deki iç savaştan kaçan ve Almanya’nın kapısına dayanan göçmenlere kapıları açtı ve onlara sığınma hakkı tanıdı. 2015-2016 yılları arasında devam eden bu göç sırasında 1 milyondan fazla insanın Almanya’ya yerleştiği tahmin ediliyor.

Kendisi de Doğu Alman kökenli olan ve göç etmenin ne demek olduğunu gayet iyi bilen Merkel, bu kararın arkasında durdu durmasına ama 2018’de yapılan eyalet seçimlerinde seçmen iktidarı bu karardan dolayı cezalandırdı. Bavyera’da, Hessen’de yapılan eyalet seçimlerinde, iktidar partisi CDU ve ortağı SPD ağır yara alarak çıkarken, göç karşıtı AFD her iki eyalette başarılı sonuçlar aldı ve artık iyice Alman Meclisi’ne nüfus etme şansı yakaladı.

Kısaca Merkel’in ‘göçmen politikası’ hem partisi CDU’nun hem de ortağı SPD’nin tahtına mal oldu.