TürkAkım ve Avrupa’da enerji kavgası

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 26 Kasım 2018 Pazartesi
AA + -

Karadeniz’i bir uçtan diğer uca geçen, 930 km uzunluğundaki TürkAkım Projesi’nin deniz altından geçen boru hattının yapımı tamamlandı. 2014 yılında Ankara’da Gazprom ve BOTAŞ arasında atılan imzalarla yapım kararı alınan TürkAkım Projesi’nde, hattın döşenmesine 2017 Mayıs ayında başlandı. Geçtiğimiz hafta Rusya Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımları ile yapılan açılışta, boru hatlarının kara üzerindeki yapımı için start verildi. 

İki hattan oluşan ve her biri 15.75 milyar m3 gaz taşıma kapasitesi olan TürkAkım Projesi’nde, ilk hat Türkiye’ye doğalgaz sağlayacak. Buradan gelen gaz başta İstanbul olmak üzere Bursa, Kocaeli, İzmir gibi sanayi şehirlerinin doğalgaz ihtiyacını karşılayacak. Böylece hali hazırda Rusya’dan Samsun’a giriş yapan, yıllık 16 milyar m3’lük gaz taşıma kapasitesi olan Mavi Akım Projesi’nin yanında ikinci büyük hat olarak yerini almış olacak.

YÜZDE 54’Ü RUSYA’DAN İTHAL

2017 yılında Türkiye’nin toplam doğalgaz tüketimi 53.5 milyar m3 olmuş. Bu rakam 2016’ya göre yüzde 15’lik artışa tekabül ediyor. Yıllık 540 milyar m3’lük doğalgaz tüketimi olan Avrupa’da, Türkiye yıllık tüketimi ile 4. sıraya oturmuş durumda. Türkiye yüzde 99’unu ithal ettiği 53.5 milyar m3’lük doğalgazın, 2017 yılında yüzde 54’ünü Rusya’dan ithal etmiş. Rusya’yı yüzde 17 ile İran gazı, yüzde 12 ile de Azeri gazı takip ediyor.

Boru hatları ile ithal edilen doğalgaz dışında Türkiye’nin aynı zamanda yoğun LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ithalatı var. Hatta Türkiye, LNG ithalatında Avrupa’da İspanya’dan sonra en fazla ithalatı yapan ülke. 2017 yılında toplam gaz tüketiminin yüzde 15’i yani 7.8 milyon ton LNG olarak ithal edilmiş. Burada Türkiye’nin yoğun LNG ithalatı yaptığı üç ülke sırasıyla Cezayir, Nijerya ve Katar. Miktar olarak ilk üç ülkeye göre küçük olsa da LNG ithalatı yaptığımız ülkeler arasında Ekvator Ginesi, Norveç ve ABD de var.

ARTAN LNG YATIRIMLARI

Türkiye’de toplam 10.3 milyar ton kapasiteye sahip iki adet LNG terminali var; Marmara Ereğlisi LNG Terminali ve Aliağa’da ki Egegaz LNG Terminali. Ayrıca İzmir Aliağa’da ve Hatay Dörtyol’da LNG depolama ve yeniden gazlaştırma terminalleri (FSRU) mevcut.

Görüldüğü üzere enerji bağımlılığı yüksek olan Türkiye, bir yandan boru hatları ile artan doğalgaz ihtiyacını karşılamaya, diğer yandan da LNG yatırımlarıyla doğalgaz konusunda enerji kaynaklarını artırmaya çalışıyor.

540 MİLYAR M3 İŞTAH KABARTIYOR

Enerji arzının güvenli ve stabil olması açısından boru hatları her ülke için büyük önem arz ediyor. Almanya örneğinden gidersek, yıllık 92 milyar m3’lük doğalgaz tüketimi olan Almanya, dünyanın en büyük doğalgaz tüketicisi ve tüketiminin yüzde 92’sini ithal ediyor. Almanya’nın enerji kaynakları arasında doğalgaz tüketimi yüzde 23’e tekabül ediyor (Türkiye’de bu oran yüzde 34). Yüksek doğalgaz tüketimi olan Almanya, ithal ettiği gazın yüzde 37’sini Rusya’dan alıyor. Almanya hali hazırda Rusya’dan gelen petrolün büyük kısmını Kuzey Akım 1 Projesi’nin yanına Kuzey Akım 2’yi de ekleyerek kapasiteyi 55 milyar m3’e çıkartıyor.

Almanya gibi İngiltere, İtalya ve Fransa da Avrupa’da yüksek miktarda doğalgaz tüketimi ve ithalatı yapan ülkeler. Avrupa’nın 540 milyar m3’lük toplam enerji tüketimi birçok üretici ülkenin iştahını kabartıyor.

Rusya, Almanya üzerinden Kuzey Akım 2 ve Türkiye üzerinden Türk Akım (2. Hat) ile Avrupa’ya yıllık sattığı 200 milyar m3’lük payını kaptırmak istemiyor. Norveç, Avrupa’ya yıllık 116 milyar m3’lük ithalatı ile ikinci sırada geliyor.

ABD VE RUSYA’NIN BİLEK GÜREŞİ

ABD’de son 9 yılda enerji piyasasında dengeleri değiştiren ‘kaya gazı’ devreye giriyor. 60 yıl aradan sonra nette doğalgaz ihracatçısı olan ABD, gözünü Avrupa piyasasına dikmiş vaziyette. Kaya gazı üretimi ile ihtiyacından fazlasını üretmeye başlayan ABD, yerkürede yoğun doğalgaz tüketimi yapılan bölgelere LNG formatında ihracat yapmayı hedefliyor. Bu sebeple de Rusya’nın Avrupa pazarına erişimini sağlayan projeler, ABD’nin yoğun baskısına maruz kalıyor. Kısaca; enerji piyasasında özellikle de kıta Avrupa’sı üzerinde iki büyük güç arasında şiddetli bir bilek güreşi göreceğiz yakın zamanda…