2019 Avrupa’ya iyi gelecek mi?

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 17 Aralık 2018 Pazartesi
AA + -

Avrupa’nın üç önemli lideri; İngiltere Başbakanı Theresa May, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel, 2019 sonunda hâlâ görevlerinin başında olabilecekler mi?”

FRANSA’DA ‘MACRON İSTİFA’ SESLERİ

Fransa’da seçileli henüz 1.5 yıl olan, eski bir yatırım bankacısı Macron, Paris sokaklarının altını üstüne getiren ‘Sarı Yelekliler’ protestolarının hedefindeki isimdi. Fransa’da önceki hafta protestocuların en çok kullandığı slogan “Macron istifa” oldu.

Fransa’da yıl başından beri dizel benzin fiyatları yüzde 20 zamlandı. Macron, ‘çevreyi korumak’ amacıyla benzin fiyatlarına yeni bir zam yapmayı planlıyordu. Diğer yandan Macron hükümeti, tarım sektöründe yüzde 30’ların üzerinde artan maliyetlerin raflardaki ürünlere yüzde 10 nispetinde yansıması için de karar almıştı.

İstatistiklere göre Fransa’da ortalama net maaş 1.710 Euro. Sağlık ve eğitim sistemi ücretsiz. Ancak maaşların büyük kısmı gıda, konut ve akaryakıt masrafına gidiyor. Fransa’da dar gelirli kamyon şoförlerinden banliyölerde yaşayan sıradan vatandaşlara kadar binlerce insan, Macron’un ekonomi politikalarını eleştirerek yollara döküldü. İsteklerini, ‘asgari ücretin yükseltilmesi, sosyal yardımlar ile emekli maaşlarının artırılması ve kazançların daha adil dağıtılması’ diye özetlediler.

Sarı Yelekliler’in sokakları yangın yerine çevirmiş olması, altına imzamı atacağım gelişmeler değil. Ancak Fransa’da yıllarca ihmal edilmiş, ‘ekonomik olarak var olabilme’ mücadelesi veren binlerce dar gelirli, yaptıkları eylemlerle işin matematiğini değiştirdiler. Macron, planlanan zamları iptal etti ve asgari ücrete 100 Euro gibi sembolik de olsa zam yaptı. Ancak iş işten geçti. Macron’a olan destek de yüzde 15’lere kadar geriledi. 1.5 yıl önce Avrupa’yı derleyip toparlayacak, yeni dönem lideri olarak lanse edilen Macron, bu kadar hırpalandıktan sonra 2019’da görevinde kalabilecek mi? Kalsa da, ne kadar etkili bir devlet başkanı olabilir?

MAY İÇİN ‘KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ’

Bir başka sıkıntılı lider, İngiltere Başbakanı Theresa May. İngiltere­­’de 2016 yılında alınan AB’den ayrılma kararı / Brexit, May’in sonunu getirecek gözüküyor. Aslında bu karar alınırken May, Muhafazakar Parti lideri değildi. Kararın çıkmasına vesile olanlar ya siyasetten çekildi ya da köşelerine sindi. Brexit kararının ardından Başbakan Cameron’un istifasıyla kucağında Brexit sorununu bulan May, iki yıldır şu sorunun cevabı için uğraşıyor: “Birleşik Krallık’ı AB’den en az hasarla çıkarmam lazım, ama nasıl?”

AB ile uzun müzakereler sonrasında AB’den çıkış için bir taslak metin hazırlandı. Bahsi geçen taslak metnin İngiltere Parlamentosu’nda onaylanması lazım. May’in kendi partisinden dahi taslak metne ‘red oyu vereceğim’ diyenler var. Muhalefetin hemen tamamı ise red oyu kullanacağını açıkladı. Oylama 11 Aralık’ta yapılacaktı ancak May zaman kazanmak için 21 Aralık’a erteledi. Bu arada Parlamento da boş durmadı ve eğer taslak metin yeterli oyu alamazsa, Brexit konusunda artık yetkili son mercinin kendisi olacağını karara bağladı. Yani May, ya bu oylamayı alacak ya da Brexit konusunda devre dışı kalacak. May’in parti liderliği de sorgulanacaktır. İngiltere de büyük ihtimalle erken bir genel seçime yelken açacaktır.

MERKEL İÇİN ‘UZATMALAR’ OYNANIYOR

Alman ekonomisini yıllık 250 milyar Euro cari fazla veren, yüzyılın en düşük işsizlik oranına erişmesini sağlamış kişi olan Hristiyan Demokrat Parti lideri Angela Merkel, iki ay önce “Ben artık yokum” dedi.

Mülteci krizi Merkel’in partisinin son seçimlerde ciddi oy kaybetmesine neden oldu ve kendisi de ağır eleştiriler aldı. Merkel de 15 yılın yorgunluğu ve son dönemde ortaya çıkan bu başarısızlık sonucu parti genel başkanlığını bıraktığını açıkladı. 2021 yılında da Şansölye görevini tamamlayarak siyaseti bırakacağını belirtti.

Hristiyan Demokratlar kendilerine yeni lider olarak mevcut parti genel sekreteri Annegret Kramp Karrenbauer’i /AKK seçti. Ancak Katolik olan AKK’nın, Doğu Alman kökenli Protestan Merkel ile uyumu merak konusu olacak. Ayrıca Merkel, AB’nin sevk ve idaresi konusunda Fransa ile uyumlu olmak ve Rusya’yı karşısına almamak gibi bir yol izlerken, AKK’nın İngiltere’yi yeniden oyuna dahil etmek ve diğer küçük AB ülkelerini memnun etmek gibi bir yol izlemesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Bu tür bir çekişme “2021’de yokum’ diyen Merkel’in 2019’da çekilmesi ile sonuçlanırsa hiç şaşırmam.