Davos’ta, ‘biz nerede yanlış yaptık?’ sorusuna cevap arandı

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 28 Ocak 2019 Pazartesi
AA + -

Dünya Ekonomi Forum’un her yıl İsviçre’de düzenlediği ‘Davos Toplantıları’ bu yıl ‘Küreselleşme 4.0’ sloganıyla yapıldı. Küreselleşmenin yerden yere vurulduğu, bu işin dünyada öncüsü olan ABD’nin ‘Artık Yerelleşme Zamanı’ dediği, bir başka küreselleşme öncüsü İngiltere’nin Brexit kararı ile AB’den ayrılmak için gün saydığı bir ortamda, DAVOS 2019’un ‘Küreselleşme 4.0’ sloganı ile yapılması enteresan bir gelişme.

Davos Formu’nun resmi ajandasında aynen şöyle yazıyor: “Dünyanın dört bir yanından sektör liderlerini ve siyasetçileri bir araya getirerek, küreselleşmenin yolunda nasıl işbirliği yapılabileceğini ve önümüzdeki riskleri tartışacağız.”

2 yıl önce ‘Nesnelerin İnterneti, Sanayi Devrimi 4.0’ı konuşan Davos, bu sene aslında bir anlamda kendi mevcudiyetini de masaya yatırmış durumda.

KATILIM ZAYIF

Her yıl Davos’ta olmalarına alıştığımız önemli liderler, bu sene Davos’a katılmadılar. ABD Başkanı Trump, İngiltere Başbakanı May, Fransa Başbakanı Macron ve geçen senenin en flaş ismi Çin Devlet Başkanı Şi Cinpig, 2019’da Davos’a katılmayan liderlerden bazılar. Bu liderlerin her birinin katılamama sebebi farklı olsa da Küreselleşme 4.0’ın konuşulduğu Davos’un etkinliğine ve imajına ciddi darbe vurduğunu düşünüyorum.

BİR NEVİ ÖZ ELEŞTİRİ

Normal şartlarda Davos’ta, küresel ölçekte iş dünyasının temsilcilerinin bir araya geldiği ve içinde bulunan yıla damgasını vuracak ekonomik politikaların tartışıldığı panellerle hatırlarız. Davos’un müdavimlerinin; network geliştirmek, verimlilik artışı için öne çıkan teknolojileri öğrenmek ya da sermayenin akacağı yönü anlamak için buralara geldiklerine şahit olmuştuk.

Ancak bu sefer durum biraz farklı gibi. Davos’ta bir nevi öz eleştiri ya da ‘biz nerede yanlış yaptık?’ sorusunun cevabı arandı sanki.

Tarihçi Yuval Harari’nin, ‘21. Yüzyıl İçin 21 Ders’ kitabında, komünizm ve faşizme üstün gelip 21. yüzyıla damgasını vuran liberalizmin temel ilkesi olan bireysel özgürlüğün, bilişim teknolojilerini ve veri algoritmalarını yöneten sınırlı sayıda insan tarafında tehdit edildiğini yazar. Bu sebeple de Harari, “Liberalizm kendini koruyamayacağı için ortaya çıkan eşitsizlik, işsizlik gibi nosyonların insanlığın başına büyük bela olacağını” iddia eder.

Davos 2019’da aslında liberalizmin alet kutusunda en önemli silah olan küreselleşmenin geleceğini, Harari’nin kulaklarını bol bol çınlatarak tartıştı.