Konu sadece harcama kalemi mi?

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 25 Şubat 2019 Pazartesi
AA + -

Ocak ayı konut satışları açıklandı. 2018 Ocak ayında 96 bin konutun satıldığı Türkiye’de bu rakam, 2019 Ocak ayında yüzde 24 düşmüş ve 73 bine gerilemiş. Bu son 6 yıldır aylık bazda kaydedilen en düşük konut satış rakamı.

Birinci el satışlarda yüzde 30, ikinci el satışlarda yüzde 20 daralma var. Kredili (mortgage) ev alımlarında ise yüzde 77 düşüş var. Konut satışlarında artan tek şey yabancıya yapılan konut satışı, yüzde 82 artmış.

Bu arada konut sektörü ile ilgili bir başka gelişme de ‘fiyatların düşmeye devam ediyor’ olması. TCMB tarafından takip edilen Konut Fiyat Endeksi (KFY) 2018 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0.01 azalmış ve 2018’i toplam yüzde 9.7’lik artış ile kapatmış. Bu oran İstanbul’da yıllık yüzde 5.6, Ankara’da yüzde 9.8, İzmir’de ise yüzde 10.7. Karşılaştırma yapmak için 2018’de yıllık enflasyon 20.30 oldu. Mevduat faizi ortalama yüzde 22-23 bandında dolaştı. Diğer yandan TÜİK’in hazırladığı verilere göre 2018 Kasım sonu itibariyle Türkiye’de ortalama inşaat maliyetleri önceki yıla göre yüzde 30 artmış.

Kısaca…2017’de 1.45 milyon konut satılarak rekor kırılmıştı. 2018’de yapılan kampanyalarla toplam konut satışı sadece yüzde 2.5 azalarak 1.37 milyon rakamı yakalandı. Ancak maliyetlerdeki artışın oldukça altında satış yapıldığını görüyoruz. Ayrıca başta İstanbul olmak üzere sektörde ciddi bir arz fazlası birikmiş durumda ve konut faizlerinde son 2-3 aydır yaşanan düşüşe rağmen kredili konut satışları kelimenin tam anlamıyla çökmüş durumda.

Otomobil sektöründe de benzer bir durum var. 2017’de 1.1 milyon otomobilin satıldığı Türkiye’de 2018’de toplam otomobil satışı 640 bin oldu. ÖTV ve KDV desteklerine rağmen geçen yılın son aylarında istenen toparlama gelmedi. Ancak orada da sektörün aldığı darbeyi anlamak için 2019 Ocak rakamına bakmak lazım. Otomobil satışında son 5 yılın ocak ortalaması 34 bin iken, 2019 Ocak ayındaki satış sadece 17 bin oldu.

Burada topu ‘yüksek kredi faizleri’ne atmak doğru bir yaklaşım olmaz. Evet, hem konut hem de otomobil kredileri 1 yıl öncesine göre 7-8 puan yukarıda. Hatta geçen yıl bir ara bu fark 10-12 puana kadar çıkmıştı. Özellikle konut piyasasında daha önce aylık yüzde 1’lerle ev almış tüketici yüzde 1.7-1.8’lere sıcak bakmıyor.

Ancak bu işin sadece bir bölümü. İşin diğer yanında tüketicinin harcama yapmak istemediği, çünkü yakın/orta vadede geleceğe güvenli bakamadığı ortaya çıkıyor. Özellikle konut piyasasında fiyatlar bazı noktalarda cazip seviyelere gelmiş olsa da tüketicinin şu anki önceliği ‘fiyat’ değil.

BloombergHT Tüketici Güven Endeksi geçen yıl eylül ayında 57 seviyesine kadar gerilemiş, daha sonra kurda yaşanan nispi düzelme ile aralık ayında endeksin 74’lere kadar çıktığını görmüştük. Ancak 2019’un ilk ayında kurda ciddi bir değişim olmamasına rağmen endeksin gerileyerek 70’li seviyelere düştüğünü görüyoruz. Demek ki sadece kurun sabit kalması tüketiciyi rahatlatıp yeniden harcama yapmaya teşvik etmekte yeterli değil.

Konu sadece harcama tarafı ile ilgili değil. Fiyatların düşük olması ya da kurun belli bir seviyede sabit kalması da değil. Tüketicilerin zaruri harcamaların sonunda harcanabilir kalan bakiyesi yetersiz. Hatta çoğu zaman yok.